Menu

Afrika’da kıyafet konusunda biz öz eleştiri

Bir öz eleştiri yapacağım.

Türkiye’deki yaşamımda,
Kıyafet önemliydi.

Temiz olması,
Lekesiz olması,
Renginin solmamış olması,
Yırtık , pırtık olmaması,
Şuyu buyu ..

Eh insanız,
Sokakta, yemekte, işte
O aldığımız tişörtler, şortlar, pantolonlar, gömlekler
Bir şekilde bazen giyer giymez, bazen birkaç sefer giydiğimizde
Mutlaka bir şey oluyor.

Ve hemen onun yerine yeni bir şeyler alıyoruz.
En azından benim açımdan öyleydi,
O yüzden de evde dolaplara sığmayan
Tişörtler, gömlekler olurdu.

Sonra sanki YARDIM yapıyor gibi,
Toplar onları sağa sola gönderirdik.
Yani ben bunları artık giymiyorum, sizler giyin diye.

Afrika’ya da bir sürü tişört, şort ve gölekle geldim doğal olarak.
Sonra yavaş yavaş yaşama alışmaya başladım.
Çünkü burada GİYİLEMEZ denilen bir şey yok.
Herkes giyebildiğini maksimum giymeye çalışıyor.

Ha rengi biraz solmuş,
Ha en altlarda minik bir leke olmuş,
Şurada minik bir yırtık olmuş.

Kimse kaldırıp atmıyor,
Çünkü yenisini almak ucuz değil.
Kimse de o renge, deliğe, lekeye bakmıyor.

Bir süre sonra,
Evde ve sokakta gezerken giydiklerimde leke de olsa giymeye devam ettim.
İşyerim de elimden geldiği kadar temiz giyindim ama ufak bir lekesi var diye
Gömleklerimi atmadım, giydim.

Asla ütüsüz bir şey giymedim,
Hep temiz ama ufak tefek lekeli şeyler giydim, giymeye de devam ediyorum.
Burada böyle saçma sapan bir şeyden
UTANMAMAYI öğrendim.
Çünkü buradaki yaşam da,
Böyle abuk sabuk şeylerden UTANMA diye bir KAVRAM yok!

Bütün bir yılıma baktım,
Sadece iki kere o da 5 6 tane yeni tişört almışım.
Halbuki
İstanbul’da ayda 8 10 tişört alırdım – biraz da sakarım zaten, yeni bir şeyi lekelemem birkaç saatimi alır – .

Sevgilerimle,

Benzer Yazılar

YORUMUZU BIRAKIN