Sevgili Reyhan Ege
Dün whatsapp’tan mesaj atmış.
Haluk
Senden rica etsem
Nail Çakırhan’ı biraz araştırıp yazar mısın diye..
Olur dedim.

Nail Çakırhan benim için sadece şu cümleden ibaretti.

” 1938 yılında Nail Çakırhan ile evlenir.”

Bu cümle geçen gün sizin de çok beğendiniz
Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu, ilk kadın eskirimcisi
Halet Çapel’in tanıtımında geçiyordu.

Bu sabah başladım araştırmaya, hayatını öğrenmeye..
Gerçekten inanılmaz bir hayat hikayesi..
Reyhan’a sonsuz teşekkür ediyorum.
Böylesi bir hayatı bilmiyordum, öğrendim, o zaman aktarma zamanı.

Eminim okuyunca sizler de çok etkileneceksiniz.
Başlayalım mı ..

Nail Çakırhan
1910 senesinde Muğla’nın ULA ilçesinde doğar.

Çocukluğunun güzel yaşamı sadece 4 sene sürer.
1914 senesi Birinci Dünya Savaşı başlar.
Babası Kafkas cephesine gönderilir.

Altı yaşında ilkokul ikiden başlar, ilkokulu biricilikle bitirir.

1921 yılında Ula dışına çıkar, artık ortaokul dönemidir ve Muğla’da okumaya başlar.

İçine kapanıktır, kitap okumayı çok sever, okulu bitirdiğinde okulun kütüphanesindeki tüm kitapları okumuştur.

1925 te liseyi Konya’da okur.
Okulda Kervan diye bir dergi yayınlar.
1927 de yayınladığı bir şiir yüzünden
Henüz 17 yaşında mahkemeye verilir.
Beraat eder.

1928 yılında Derebeylerini eleştiren bir şiir yazar, ancak bu şiir yanlış anlamalara neden olur ve Atatürk’e hakaret ettin diye tekrar içeri alınır.

Ancak bizzat Atatürk tarafından telefon edilerek serbest bırakılır.

Hayatını anlatırken şöyle der : Atatürk biz gençler için müthiş bir deha, taptığımız bir insandı. Ona hakaret etmeyi düşünmem bile mümkün değildi.

Aynı şiiri o zamanlar İstanbul’da Resimli Ay dergisinde çalışan Nazım Hikmet’te yayınlar. Konya’da beraat eder ama İstanbul’da tutuklama kararı çıkar.

Böylelikle Nazım Hikmet ile tanışır. Altı ay ceza ter ama tecil edilir.

Notları çok iyidir. İstanbul’a gelir. Önce Tıp okur, bırakır. Sonra Hukuk okur, onu da bırakır. Nazım Hikmet’in önerisi ile Cumhuriyet gazetesinde çalışmaya başlar.

1930 yılında Nazım Hikmet ile 1+1= Bir kitabını çıkartırlar, iki sene aynı evde yaşarlar ve sonra tekrar tutuklanır.

Nazım Hikmet ile birlikte Bursa ceza evinde 2,5 yıl aynı koğuşta kalır.

1933 te Cumhuriyetin onuncu yılı genel affıyla serbest kalır. Hayat Ansiklopedilerinin tasarımını yapar.

1934 te ortadan kaybolur. Sosyalizmi Komünizmi öğrenmek için kaçak bir şekilde Rusya’ya gider.

Orada Taisa adında bir ruz kızla evlenir.

1937 senesi zor bir senedir.
İkinci Dünya savaşı çıkmak üzeredir, Rusya Nail’i Türkiye’ye gönderir. Eşini orada bırakmak zorunda kalır.

Memleketi Ula’ya geri döner, ancak şikayet üzerine yurt dışına pasaportsuz çıktığı için yine tutuklanır. Yine tecil edilir.

Sonra askere alınır. Bir süre sonra hastalanır ve çürüğe çıkar.

Ve 1938 yılında hayatı değişir.
Atatürk’ün yakın arkadaşı Hasan Cemil Çambel’in kızı
Halet Çampel ile evlenir.

Halet Çampel o zamanlar her tarafta kazı yapmaktadır.
Kazı sırasında beraber çalıştıkları mimar ortadan kaybolunca iş Nail Çakırhan’a kalır.

Hiç bilgisi yoktur ama okur, öğrenir ve muazzam işler çıkartmaya başlar. Yaptığı binalar muazzamdır.

O kadar başarılı olur ki, Ankara’daki Türk Tarih Kurumu’nun bina inşaatı da ona verilir.

Mimarlık diploması olmadığı halde .
Yine muazaam bir iş çıkartır.

Ardından Alman Elçiliği, Alman Lisesinin inşaatını da ona verir.

1963 yılında, Halet Çambel Ergani’de Chicago Üniversitesi işbirliği ile kazıya başlamıştır. Orada da bir kazı evi yapar, kazılara yardım eder.

1970 yılında doktor tavsiyesine uyarak eşiyle birlikte Akyaka’ya gider.

Akyaka’da iki dönüm toprak alır ve iki ustanın yardımıyla inşaata başlar.

Önce kendine, sonra eşine dostuna, sonra Turizmcilere
Akyaka’da sürekli ev yapar.

1983 yılında hayatının en önemli ödülünü alır.
Mimarlık okumadığı halde, mimar olmadığı halde.

Ağa Han Uluslararası Mimarlık Ödülü
Nail Çakırhan’a verilir.

Yaşına rağmen hiç durmaz.
Onlarca ev yapar.
Efsane olur.

11 Ekim 2008 yılında ..
98 yaşında vefat eder.

Nasıl bir yaşam değil mi?
Ben inanamadım..

Nazım Hikmet’ler
Halet Çampel’ler ..
Hapis hayatı ..
Kitap, şiir derken mimarlık ..
Ne kadar dolu dolu bir yaşam …

Ben yazarken çok keyif aldım.
Umarım siz de okurken aynı keyfi alırsınız.

Sevgilerimle,
13.01.2020