Birçok kişide bir MARKA kullanma durumu vardır.
Eleştirilecek bir şey de değil,
Gücü olan alsın tabii.
Biz nasılsak, çocuklarımızda öyle yetişiyor,
Bizden gördüklerini uyguluyorlar.
Veya çevrelerine bakıp,
Çevrelerindeki çocuklardan gördüklerini istiyorlar.
Ama yine de burada ebeveynlerin etkisi daha baskın bence.
Mesela,
Benim hayatım boyunca hiç marka takıntım olmadı.
Zaten marka giyecek bir ortamım da olmadı.
Babacığımın görevi nedeniyle,
Üniversiteye kadar hep taşralarda okudum, ilçelerde yaşadım,
1960 1970 li yıllarda zaten marka çok fazla da değildi.
Ama oğlum 1988 de doğduğunda,
Artık markalar vardı,
Ergenlik ve gençliğinde ise artık internet, bilgisayar çağı başlamıştı.
Hazar’ın hiç MARKA takıntısı olmadı,
Şu an 35 yaşında,
Ben daha Hazar’ın üstünde hiç Marka bir şey görmedim.
Ki benim de neredeyse sıfırdır.
İki şeye merak saldı çocukken,
Biri bilgisayar, diğeri gitar.
Elinde ne varsa, bizden aldığı harçlıklarla veya bizden talebi hep
Bu iki şeye harcandı.
Çok istediği Bilgisayar Mühendisi oldu, Master’ını yaptı.
2 senedir de Ankara Anlaşması ile gittiği Londra’da
Kendi kurduğu şirkette yazılım yapıyor.
Yani daha minicikken başlayan Bilgisayar Tutkusunu
Şu anda fazlasıyla profesyonelliğe dökmüş durumda.
12 yaşında Gitar çalmaya başladı,
Çok ciddi paralar harcadı, harcadık.
16 yaşında barlarda bir grupla gitar çalıyordu.
Bunları anlatmamın sebebi,
Çocuklarımızın tatmin olacağı şeyleri iyi irdeleyebilmek,
Onların arzu ettiklerini iyi anlayabilmek,
Ve onları doğru yönlendirmek.
Benim hiç olmadı, onun olsun mantığı,
Zamanla çocukta doyumsuzluğa yol açabilir.
Ağaç yaşken eğilir atasözüne çok inanırım.
Sevgilerimle,



YORUMUZU BIRAKIN
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.