Menu

Tryphene’nin doğuş hikayesi

Geçen gün çok sevdiğim ama uzun zamandır konuşmadığımız bir arkadaşım aradı whatsapp’tan.

En son ben daha şirket kurmadan evvel mailde yazışmışız.
Ayrılacağımı biliyordu ama zamanını bilmiyordu.
Türkiye’ye döneceğimden o kadar emindi ki,
Haluk gelince arar nasılsa demiş.

Eskiden sosyal medyanın tamamında yer alıp,
Sürekli paylaşımlar yapardım, paylaşım da yapmadığımı görünce sağa sola sormuş, en son kız kardeşimle konuşmuş, ondan almış numaramı.

Haluk ne işin var oralarda, neden Türkiye’de değilsin diye sordu.
Mantıklı bir soru aslında,
Belki birçok kişi öyle yapardı.

Dönerdi, iş bulur veya bulamaz ama Türkiye’de yaşamaya devam ederdi.

Ben de bunu çok düşündüm,
Döneyim mi, kalayım mı,
Burada iş mi bakayım, kendim bir şeyler mi yapayım.

Her birinin boyutu farklı, artıları eksileri farklı.

Öncelikle benim bir evim yok, hayatımda sadece bir kez ev aldım, onu da boşanırken oğluma kalması koşuluyla eşime devrettim. Ondan sonra hiç evim olmadı, alacak kadar da para kazanmadım zaten.

Buradayken de kiralık evimi boşalttım, eşyalarımı bir depoya koydum.
Banka hesaplarımın birkaçı hariç, hepsini kapadım, kredi kartlarını, doğalgazımı, elektriğimi, suyumu, internetimi iptal ettirdim.

Yani şu anda dönsem, kurulu hiçbir şeyim yok,
Hepsini yeniden yapmam lazım ki bugün kiralık bir ev bulmak ne derece kolay , bunu sizler biliyorsunuz.

İş deseniz, tamam kariyerim iyi ama yaşım 64.
Öyle CV, mülakat, anlatın neler yaptınız tarzı şeyler geçti benim için.
Referanslar veya tanıdıklar ile belki ama ne yapacağım,
En iyi bildiğim pazar Afrika.
20 yıldır gelip gitmiş, 23 ülkesinde bulunmuşum.

O yüzden burada kalmak istedim,
O zaman da burada iş baksam mı oldum ama sanırım 40 yılı aşkın çalışmanın da getirisi, acaba kendi işimi yapabilir miyim oldu.

Öyle çok bir birikimim de yok, finansal güçlü değilsen iş yapmak da kolay değil.

Ama burada yaşamamın maliyeti,
Türkiye’de her şeye baştan başlamanın maliyetinden çok daha uygun.

En azından burada inanılmaz bir huzur buldum, sinir, stresten uzak,
Güzel gülen, güzel bakan insanlar arasında yaşamaya başladım,
Sanki hani bizlerin hayal ettiği “balıkçı köyü” yaşamı gibi.

Sonra konuşmaya, çevreme, arkadaşlarıma ve en çok da LinkedIN’e yöneldim.
Bugün Tryphene Trading & Consulting işte böyle ortaya çıktı.

Olur veya olmaz,
Ancak şunu biliyorum ki,
En çok istediğim yerde yaşıyor ve bir şeyler yapmaya çalışıyorum.
Gidebildiğim kadar da gideceğim.

O arkadaşıma şöyle demiştim,
En son uçak bileti alacak param kalana kadar buradayım.
Olmazsa alacağım uçak biletini ve döneceğim,
Ama ne zaman, onu da zaman gösterecek 🙂

Çok kısa olmayan bir Afrika hikayesi dinlediniz,
Teşekkürlerimle,

Benzer Yazılar

YORUMUZU BIRAKIN