Menu

Her şeyin İLKİ : Niagara şelalesi

Hani bazen boğaz turu falan yaparken,
O boğaz kenarındaki evlere bakarsınız.
Off ne güzeldir dersiniz, sabah akşam boğaz manzarası le yaşamak,
Hayal edersiniz.

Aslında o hayali sürekli yaşadığınızı düşünün,
Bir süre sonra alışırsınız,
Sizin dışınızdaki insanlar o manzaraya gıpta ile bakarken,
Siz arada arkadaşlarınız falan gelirse o manzaranın tadını çıkartırsınız.

Mesela iki örnek vereyim.

Ben hayatımda hiç havuzlu bir evde oturmadım.
Ama filmlerde, dizilerde böyle havuzlu evler nasıl imrendirir,
İnsanlar sürekli havuz kenarında yüzerler, parti verirler, eğlenirler.

Burada 6 ay kadar havuzlu bir villada oturma şansım oldu.
İlk bir hafta sabah akşam ne zaman vakit yaratsam havuzda oldum.
Arkadaşlarım geldi, kendim eğlendim.

kinci haftadan sonra daha seyrek,
Birinci aydan itibaren de ara ara havuzu kullandım.
Yani alıştım.

Bir başka örnek,
1986 yılında Kanada’ya gönderildiğimizde,
Niagara Şelalesine çok yakın olduğumuzu öğrendik.
Toronto’ya yaklaşık 4 saat arabayla gidip görebilecektik.

İlk gidişimiz inanılmazdı,
Saatlerce seyrettik, doyamadık.
Sonra döndük.

Sonra Netaş’tan başka arkadaşlar gelmeye başladı, her ay geliyorlar.
Onların da ilk istedikleri Niagara Şelalesini görmek.
Haydi bakalım bu kez onlar ile birlikte falan derken.

Artık son zamanlarda arkadaşları biz oraya götürüp bırakıyorduk.
Kendimiz gidip bir kafede oturup onları bekliyorduk.
Yani alışmıştık o manzaraya,
Tekrar tekrar görmek bir süre sonra gereksiz geliyordu.

Yani her şey dozunda güzel bence.
Hani gidip gördüğünüz veya yaşadığınız bazı şeyleri
Birkaç kez yaptıktan sonra
Aynısı olmuyor.

O yüzden ben bir şeyi ilk defa yaşıyorsam,
Dibine kadar keyif almaya çalışarak yaşıyorum,
Bazen iki veya üç kere tekrarladığım şeyler vardır mutlaka,
Ama her şeyin İLKİ diyorum:)

Sevgilerimle,

Benzer Yazılar

YORUMUZU BIRAKIN