Sene 2003.

Rahmetli Babacığım Şişli Başsavcısı.
O zamanlar da Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül.

Biliyorsunuz Mustafa Sarıgül’de koyu bir Galatasaray’lı.
O zamanlar da Galatasaray maçlarını Ali Sami Yen’de oynuyor.

Bir akşam babama rica ettim.

Babacığım dedim, Mustafa Sarıgül’le konuşsana bana bir tane Galatasaray Kombine kartı ayarlasın.

Babam bana baktı şöyle,

Kaç para bu kart dedi.

Anımsamıyorum 800 Tl veya 1000 TL civarı bir şey.
Söyledim.

İçeri gitti, geldi, elinde para.

Al 1.000 TL dedi, git istediğin kartı al.

Şaşırdım tabii, kem küm edecekken.

Bak oğlum dedi, ben Başsavcıyım, 26 savcı ile beraber çalışıyorum, ben şimdi ona bana 1 kart desem, 30 tane kart getirir, hem de en iyi yerden getirir, parasını da almaz.

AMA beni ona mecbur bırakır. Yarın bir gün Sayın Savcım diye gelip olmayacak bir şey ister.

Bu tip şeylerin hep karşılığı olur. Bizim görevimizde kimse kimseye karşılıksız bir şey yapmaz.

Al sen bu parayı git kartını al.

Hayatım boyunca unutamayacağım bir derstir.

Kimse kimseye karşılıksız HİÇ BİR ŞEY yapmaz.
Hele ki siyasette…

Bu dernekler, vakıflar, cemiyetler…
Hepsi her zaman bir şey verirsen, karşılığını ödersin.

Rahmetli Canım Babacığım nûrlar içinde uyusun. Bu ülkeye 45 yıl hizmet verdi. İyi ki bugünleri görmedi, eminim kahrolurdu.

Sevgilerimle,