Menu

Aziz Nesin’den Sabahattin Ali’nin teşhisi

1948 senesinde Polis evime gelerek Savcılıktan çağrıldığımı söyledi.

Gittim.

Savcı, bir paket içinden çıkardığı bir gözlük gösterdi.
Altın çerçeveli, ince bir gözlük.
Çerçevesi ve camları kırıktı.

Tanıdın mı bu gözlüğü dedi.

Hemen tanıdım, Sabahattin Ali’nin gözlüğü.
Ancak ne olduğunu anlamadığım için
Hayır bilmiyorum dedim, tanımadım.

Savcı bu sefer bir dolma kalem çıkardı.
Hayır bilmiyorum dedim.

Sonra kana bulanmış bir Almanca kitabı, yeşil mürekkeple yazılmış bir defter çıkardı.

El yazısına baktım.
Sabahattin Ali’nin el yazısı dedim.
Çünkü hep yeşil mürekkep kullanırdı ve el yazısını nerede görsem tanırdım.

Sonra savcı açık kahverengi, damalı spor kumaştan bir ceket ve bir golf pantolon çıkardı. Elbise kan içindeydi.

Sadece Sabahattin’in elbisesi diyebildim.
Ağlamaya başladım..

Savcı ağladığımı görünce..
Bulgaristan sınırında köylüler bir ceset bulmuşlar.
Sabahattin Ali’nin olduğunu sanıyoruz.
Yakın arkadaşlarına gösterip soruyoruz.

Cinayet mi diye sordum.
Henüz kim olduğunu bilmiyoruz, başına odunla vurulmuş, bu konudan kimseye bahsetmemenizi rica ederim.

İşte Sabahattin Ali’nin teşhisini
Rahmetli Aziz Nesin böyle anlatıyor.
Çok hazin değil mi?

Benzer Yazılar

YORUMUZU BIRAKIN