2000 senesinde boşandığımda,
Hayatıma baktım,
Birkaç arkadaşım dışında hiç bekar arkadaşım yok.
Ortaköy’e taşınmışım,
Hani birilerini arasam da akşam bir şeyler yapsak diyeceğim arkadaş sayım bir iki.
Çünkü arkadaş çevrem tamamen evliyken gelişen bir kitle,
Boşandıktan sonra da doğal olarak kopuyorsunuz onlardan,
Yanlarına yalnız gitseniz sorun,
O an hayatınıza aldığınız birisiyle gitmeye kalksanız daha büyük sorun.
Bir gün bir yerde yemek yerken,
Bir gazete de haber gördüm.
Siberalem üye sayısını 50.000 yaptı diye.
Sene 2000,
Daha cep telefonlarında uygulamalar falan yok.
Akşam eve geldim,
Merak ettim neymiş bu Siberalem diye.
Çöpçatan sitesi, bedava.
İlk defa görüyorum böyle bir site,
Ne yapılıyor, nasıl yapılıyor çözmeye çalışıyorum.
Sonra işte profil yap, bırak,
Kadın arkadaş mı, erkek arkadaş mı, şu bu ..
Ben de gireyim dedim.
Şimdi çöpçatan sitesi macerası anlatmayacağım tabii.
O site 2000 senesinde
50.000 üye ile başladı.
Bedavaydı.
Bir sene içinde,
5 Milyon aboneye ulaştı.
Ve paralı oldu.
Paralı olunca insanlar vazgeçti mi?
Hayır.
Aldı başını gitti sonra.
Ben 2 sene sonra ayrıldığımda,
Çok daha fazla aboneye ulaştı, gelişti,
Seyahatler düzenlemeye başlamıştı.
Bugün hala böyle siteler var mı bilemiyorum,
Ama Sosyal Medya’nın hayatımıza girişinin başlangıcı budur.
Anımsayın,
Marc Facebook’u ne için tasarlamıştı 🙂
Bugün birçok şeyi bedava kullanıyoruz,
Sosyal Medyaların hiçbiri ücretli değil,
Peki karşılığında bizden ne alıyorlar acaba?




YORUMUZU BIRAKIN
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.