Geçen gün yeni tanıştığım bir arkadaşımla sohbet ediyoruz.

Yaşımı sordu.
20 yaşındayım dedim.

Hadi canım dedi.
Evet dedim.
20 yaşındayım.

Gerçekten de öyleyim.

1959 doğumluyum
2000 senesine kadar farklı bir yaşamım vardı.
Asla pişman olmadığım
Çoğu zamanını da mutlu geçirdiğim bir yaşam.

O 41 sene kendi içinde yaşanan bir yaşamdı.
Artısı da benim
Eksisi de..

Doğru yaptıklarım da var,
Yanlış yaptıklarım da
Ama sonuçta beni ben yapan bir 41 sene..

2000’den sonra
Boşanma ve yalnız yaşama sürecim.

Yaşama ve hayata bakış açım dahil
Hemen hemen her şeyin değiştiği bir 20 yıl.

Yine yanlışıyla, doğrusuyla benim yaşamım
Ama o kadar çok fark var ki..

41 sene neredeyse hiçbir şey üretmeden yaşarken
Son 20 senede 4 kitap yazmışım,
Beşinci kitabımı büyük bir heyecanla yazıyorum.

Sürekli bir üretme içindeyim..
Yaşamdan zevk almanın yollarını sürekli arıyorum.
Bulunduğum anı
Yaşadığım anı biliyorum ve
Daha iyisini yaşamak için çabalıyorum.

Bunu yaparken de
Elimden geldiği kadar
Kimseyi kırmamaya özen gösteriyorum
Kimsenin de yaşamını değiştirmemeye çabalıyorum.

Sıkı bir carpe diem felsefesini benimsedim.
Sen mutluysan, herkesi mutlu edersin
Felsefesini uyguluyorum.

Negatif insanlardan uzak duruyorum.
Yaşamımda istemediğim hiçbir şeyi yapmamaya gayret ediyorum.

Her zaman başarılı oluyor muyum
Belki hayır
Ama bunun içinde kimseyi suçlamıyorum.
Çünkü her hareketimin sebebi benim.
Hatam oluyorsa da bunu kabulleniyorum
Aynı hatayı tekrarlamamaya gayret ediyorum.

Özetle,
Hayata 20 yaşında
Çıtır gözle bakıyorum.
Biyolojik yaşım 61 olabilir
Ama ben 20 yaşındayım.

Hem 61 imle, Hem 20 imle
Mutluyum.

Ona bunları anlatmıştım da
Bir de yazayım dedim 

Sevgilerimle,