Robin Cook‘un kitaplarını çok severim, kendisi doktor olduğu için genellikle macera aksiyon romanları bu tarza yöneliktir. Onun NÖBET adlı romanını okurken dikkatimi çeken bir ayrıntısını araştırmak istedim. Romanda Alzheimer hastası bir senatör, Alzheimer’ı tedavi ettiğini söyleyen iki doktor ve Ameika’da izin verilmeyen bu yöntemlerinin Amerika dışında yasal olmayan yollardan uygulanması anlatılıyor. Cenin hücrelerinin beyne yerleştirilmesi gibi detaylar da var ve bunun için bir deDNA gerekiyor.

İşte bu noktada benim dikkatimi çeken ve önce senaryo içinde uydurulduğunu düşündüğüm ama sonrasında gerçekten var olduğunu okuduğum TORİNO KEFENİdevreye giriyor.

Senatör bu DNA’nın Torino Kefeni’nden alınmasını istiyor. Torino Kefeni’de yıllarca tartışması yapılmış olan İsa’nın kefeni olduğu ve üzerinde kanı bulunduğu iddia edilen bir kefen.

Önce senaryo gereği sanıyorsunuz ama değil, internette Torino Kefeni diye aradığınızda karşınıza çok ilginç bilgiler çıkıyor.

Vikipedi Torimo Kefeni hakkında şöyle bir bilgi veriyor; Torino Kefeniİsa‘nın çarmıhtan indirildikten sonra sarıldığı iddia edilen sakallı bir adama ait önden ve arkadan silüetin olduğu keten kumaş.İlk kez 1350’lerde Fransa’da sergilendi. 1578’de İtalya’ya getirilerek Torino‘da San Giovanni Battista Katedrali’nde muhafaza edilmeye başlanmıştır. Pek çok kişi bunun mucizevi bir şekilde olduğuna inanırken, kuşkucular sahtekarlık olduğunu düşünüyordu.1988 yılında kefenin bir kısmı karbon-14 yaş belirleme testine tabi tutuldu ve kefenin 700 yaşındaki keten bitkilerinden yapıldığı belirlendi. 12601390 arası bir tarihe ait olduğunun belirlenmesiyle gözden düşmesine rağmen, kumaş dini çevrelerde değerini hala korumaktadır.

Bir başka kaynak biraz daha açıklayıcı bilgiler veriyor; Torino Kefeni, 430 santimetre uzunluğunda ve 110 santimetre eninde büyük bir keten kumaş parçasıdır ve üzerinde -önünde ve arkasında- çarmıha gerilerek öldüğü anlaşılan bir insanın görüntüsü vardır. Yalnızca bu bile ilgi uyandırmaya yeterliyken, bunun İsa’nın kefeni olduğu iddiası (kilise yetkilileri bu iddiada bulunmamışlardır) bir tartışma konusu olmuştur. Bu iddia nedeniyle ayrıntılı bilimsel incelemeler yapılmış, uluslararası konferanslar toplanmıştır. 1978’de İtalya’daki Torino’da sergilenen kefen, üç milyon kişi tarafından ziyaret edilmiştir. Gelecek sergilerde bu sayının çok daha yüksek olacağı kuşkusuzdur.Torino Kefeni, gerçek bir bilimsel anormalliktir ve yıllardır yapılan bütün çözümlemelere ve sınıflandırma çabalarımıza inatla direnmektedir.


Özetle, bence de oldukça ilginç, ama sonuca bakacak olursanız Torino kentine bu kefeni görmeye sadece 3 milyon kişi gidiyorsa, kefenin sahibi gerçekten İsa değilse bile, turizm yönünden oldukça bereketli bir kefen olduğu aşikar 🙂

Sevgilerimle,