Tecavüz …

Vikipedi diyor ki ” Irza geçme, rızası olmayan kişiyle cinsel ilişkiye girme. ”

Türk Dil Kurumu diyor ki ” Namusuna saldırma, sarkıntılık. ”

Maalesef dünyanın her tarafında, her ülkesinde Tecavüz olayı yaşanıyor, bu engellenemiyor. En ağır cezaların verildiği ülkelerde dahi tecavüz olayları yaşanmakta.

Ancak her ülkenin bu olaylara yaklaşımı farklı. Kimi çok ağır cezalar veriyor, kimi linç ediyor, kimi halkın önünde cezasını veriyor.

Bizim ülkemizde ise özellikle son zamanlarda bu olaylar sıradan gibi görülüp, bir de indirimler yaşanıyordu. O kadar ki, tecavüze yeltelenip yapamamışsa ” İndirim ” bile alıyor.

Toplumumuz, halkımız bu tecavüz olayını o kadar farklı gözle ele alıyor ki, mesela bir kızımız gece ikide, üçte saldırıya uğrayıp, tecavüz edilirse, bir kesin çıkıp, gecenin ikisinde  o kızın sokakta ne işi var, bu kızın anası, babası yok mu diye tartışmalara neden olabiliyor…

Tecavüz olayını kendi içinde de farklı görebiliriz…

Mesela; Yetişkin birisinin yine yetişkin birisine tecavüzü. Ceza Kanunları bunu düzenlemiş ve cezası belli. Burada tecavüzü yapan kişinin avukatları her zaman tecavüze uğrayan kadının adamı ona iten sebeplerini öne çıkartmaya çalışır.

Mini etekliydi, alkollüydü, çok şuhtu, ister gibi davranıyordu, vs vs ..

Amaç burada tecavüz eden kişinin tahrik edilip, tahrik sonrası sanki bu hakkı ona kadın vermiş gibi davrandığını ispatlayarak cezayı indirebilmek ve hatta o kişiyi mümkünse cezasız kurtarabilmek.

Buraya kadar tecavüz dünyanın her tarafında aynı mantıkla çalışır.

Grup tecavüzleri ise farklı bir mantığa dayanır, birisi başlatır, diğerleri devam eder.

Ancak olayın bir başka yüzü -ki bizim kadar sıklıkla yaşayan başka hangi ülke var bilmiyorum, ÇOCUKLARA TECAVÜZ.

İşte burada durmamız gerekiyor.

Çünkü, çocuk tecavüzlerinde, kız çocuğu olsun, erkek çocuğu olsun bir RIZA olması mümkün değil, hangi küçük çocuk kendi rızası ile tecavüze uğrayabilir?

Böyle bir mantık nasıl kurulabilir?

İşte son verdikleri YASA tasarısı ile TÜRKİYE bence bunu dünyada yapan tek ÜLKE konumuma düşmüştür. benzer bir yasayı göstersinler bir başka ülkede.

Şimdi düşünün…

Hepimizin çocukları var, üstüne titrediğimiz, varımızı, yoğumuzu harcadığımız, kimi zaman kendi yaşamımızdan çalarak onlar için yaşadığımız çocuklarımız…

Birisi, bir sapık, bir hasta, bir pedofil çıkıp gelecek, sizin çocuğunuza tecavüz edecek.

Sonra çıkıp diyecek ki ” Ben kızınızla evlenmek istiyorum. ”

Dünyada çocuğuna tecavüz edilen, kendi rızası olmadan Bakanımızın tabiri ile ” Küçüğünüz ” ile cinsel ilişkiye giren bu kişiyi affedebilecek bir aile var mıdır acaba?

Böylesine ağır bir travmayı, bırakın çocuk olmayı, koca yetişkin kadınların bile atlatamadığı bir travmayı sizin çocuğunuz yaşayacak ve siz bu çocuğunuzu, tecavüz eden kişiyle bir ömür boyu evli kalmaya mı ikna edeceksiniz?

Tecavüz ve Aile kavramı ne zamandan beri bu kadar iç içe oldu?

Bugün okuyoruz, görüyoruz, minnacık çocuklara tecavüz eden yirmi kişiyi, cinsel istismara uğrayan okullardaki çocukları, sapık öğretmenleri, sapık yöneticileri..

Ceza almadan kurtulan onlarca sapık öğretmenleri A şehrinden alıp B şehrine atamıyorlar mı?

Amacı ne olursa olsun, TECAVÜZ ve ÇOCUK kavramı geçen her konu CEZA konusudur. Buna izin veren AİLELER de bunun baş sorumlusudur.

Böyle bir ülkede, böyle bir kararı açıklamaya çalışan bakanımızın dediği ” Bu aile ve küçük arasında çözülecek bir olaydır ” gibi bir yaklaşımla açıklarsanız, yarın bir gün bu hasta kişilere bunun önünü aşmış olursunuz -ki gittiğimiz nokta budur.

ÇOCUKLARIMIZI bizim kadar, Devletin de koruması lazım gelirken, şimdi Devlet, bu sapıklara EVLENİN ceza almayın diyor, biliyoruz ki AİLELER bir çok konuda ikna edilebiliyor.

Anımsayın, ENSAR olayında AİLELER bütün şikayetlerini geri çektiler, NASIL ve NEDEN sorusunun yanıtını bir çoğumuz biliyoruz.

Ensest ilişkilerin en yoğun yaşandığı, Çocuk Gelin konusunda yıllardır sınıfta kalmış bir toplumdan da, maalesef bir TEPKİ yağmadı, körler sağırlar, birbirini ağırlar misali, sadece AYDIN kitle kendi arasında yaşadı, konuştu ve tartıştı…

Yadsımıyorum, eleştirmiyorum, ÇÜNKÜ zaten gücü olmayan bir KİTLE bu kitle, her şeyi gören, konuşan, tartışan ama bir şey yapamayan bir kitle. Zaten beklenti bu kitleden çıkmıyor.

Bu kadar Sosyal Dayanışma Platformu, İnsan Hakları Dernekleri, onları bırakın bu kadar İş adamı, bürokrat ve MUHALEFET…

Medya deseniz zaten büyük çoğunluk bu konuya girmiyor bile, ya da yalandan iki haber ile geçiyor.

Bütün SOSYAL GÜÇLERİN ve MEDYANIN sessiz kaldığı her yerde bu ve benzeri yasalar çıkartılır ve geçer. Güçsüzler ne yaparsa yapsın, bir SOSYAL patlama sağlanamadığı sürece, bu ve benzeri kararlar çıkmaya devam edecektir..

Çok sıkışırlarsa YAYIN YASAĞI koyarlar ..

Daha da sıkışırlarsa İNTERNETİ kapatırlar ….