Dün Balık almak için Balıkçının önündeyim…

Arkamda bir manav var. Balığın temizlenmesini beklerken yeşilliği de oradan alayım dedim.

Önümde bir teyze var 70’li yaşlarda… Nasıl şeker, nasıl güler yüzlü bir teyze.

Manav istediklerini hazırlıyor ..

Torbalara koydu ve uzattı teyzeye..

Teyze parasını çıkardı verdi, ve dedi ki..

” … Sağ ol Ahmet, teşekkür ederim oğlum, Tanrı hep seninle olsun… ”

Rum şivesi ile…

Teyze gittikten sonra Ahmet’e döndüm…

” … Ne kadar güzel değil mi, bak Rum ama giderken Tanrı seninle olsun dedi… ”

Meğer Ahmet’in yarasına basmışım …

” .. Abi dedi, bu kadın 20 senedir bizden gelir alır, her defasında aynı dileklerini sunar, var ya Rum falan ama inan bizim bir çok müslümandan daha müslümandır. Buraya bir marul almaya gelip dükkanı satın aldığını sananlar var, nasıl bir tavır, nasıl bir eda anlatamam sana … ”

Haklısın diyebildim, çünkü aynı konuyu yazılarımda yazmıştım.

Herkes aynı mı?

Değil tabii ki ama burada yaşayan Rumlara karşı biz öyle şeyler yaptık ki …

5-7 Eylül olaylarını anımsayın…

Yine de onlardan gitmeyip, burayı vatanı olarak kabul edenler oldu. Hala bizimle, birlikte yaşayamaya devam ettiler..

Öyle hoş bir andı ki, yazmak istedim …

Sevgilerimle,