
KİMMİŞİM BEN -
6 Eylül 1975 günü cumartesi sabahı İstanbuldan sadece doğmak için Diyarbakır
Hazroya gelen ben, Diyarbakıra gelişimizden 27 gün sonra dünyaya gelmişim.
Dünyaya gelişim öyle sessiz sedasız olmamış çünkü doğumumdan 3 saat sonra 1975
Lice depremi olmuş (6.9) bizde köy okulunun yatakhanesinde yaklaşık 1 ay
kalmışız. Babam savcı olduğu için Diyarbakırda geçen 2,5 sene sonra Gaziantep
İslahiyeye bu sefer kız kardeşimin doğması için gittik Gaziantepten 1 sene
sonra İstanbula tayinimiz çıktı ve İstanbula gelişimizden yaklaşık 7 ay sonra
babamı kaybettim. Abim ben ve Kız kardeşimi annem bu yaşa kadar getirdi. Onun
hakkını hayatta ödeyemem. Teşekkürler Anne. Bayrampaşa Cezaevi Lojmanlarında
oturuyoruz. Çalışmayı çok sevdiğim için küçük yaştan itibaren iş hayatına
atıldım. Cezaevi ziyaretlerine gelenlere sudur, limonatadır, çoraptır, falan
filan satıyorum. Bizimkiler kızıyor ama bende çalışma hevesi var neyse seyyar
satıcılıktan vazgeçip, bir konfeksiyona gireyim dedim, haftalık 2,5 liraya işe
başladım, 1 haftanın sonunda işten çıkmak istedim ama çıkmak istediğimi
söyleyemediğim için ağladım işverenimde sağolsun anladı beni işten çıkardı.
Bunların hepsi 7 veya 8 yaşlarımda oluyor bu arada.



Okul hayatı başladı ilkokul sorunsuz devam ediyor. Takdir teşekkürler havada
uçuşuyor ama benim kafam bir yerde, nerde? ONDA :) evet ilk aşkım heh heh. Sırf
onunla beraber olmak için 5 sınıfta girdiğim piyesin (ki piyes Kurtuluş savaşı
ile ilgiliydi ben komutanım ve bir sahnede de sarılmamız gerekiyordu o sahne
bitmesin istiyordum :)) daha sonra beni takip edeceğini bilmiyordum.. (
Fotoğraflar ; Annem, Kızkardeşim, Abim ve Yeğenim )
Orta, Lise klasik derken Üniversite Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi
Çanakkale Meslek Yüksek Okulu İnşaat Teknikerliği Sene 1994, isminin o kadar
uzun olması bakmayın ben 8 ay okudum sonra bıraktım. Bilgisayar dersimizde sınav
olurken (ki ben daha önce bilgisayar kullanmamışım Commodore 64 ve atari dışında
) kız arkadaşımdan kopya çekmek zorunda kalmam çok zoruma gitmişti. Ben de
arkadaş bu böyle olmaz geri dön senin mesleğin Bilgisayar diyerek İstanbula
geri döndüm.
İstanbula geldikten sonra sırasıyla Muhasebe Programı Eğitmeni (Bilgisayarı
halen bilmiyorum), Teknik Servis Personeli, Teknik servis şefi, Anabritanicca
Ansiklopedisi Bilgi İşlem Sorumlusu ve Bir Alman firmasında IT Manager olarak
görev yaptıktan sonra, 2002 yılında Antalyaya kendi işimi yapmaya kurmaya
gittim. O da ayrı bir hikâyedir. Alman firmasından çıktım, evdeyim yani
çalışmıyorum. Daha önce çalıştığım bir arkadaşım biz Antalyada yer açacağız
sende ortak olur musun dedi. (Ben o zamanlar Antalyada çalışmayı bırak tatile
bile gitmemişim) konuştuktan 15 gün sonra Antalyadaydık. Hafta 10 gün sonrada
İşyerini açtık. Yaklaşık 4 sene kadar Antalyada çalıştıktan sonra, İşyerini
ortaklardan birine devredip İstanbula geri döndüm. (Antalyada çevre sağlamdır
lazım olursa haberim olsun :))

İstanbula geldikten sonra Profilo A.Ş. de E-Ticaret geliştirme ve Bilgisayar
Kategori Yöneticisi olarak işe başladım sonra ayrıltıldım (Yazım yanlışı yoktur,
kelime yeni gibi gözükse de doğrudur.) Bende kendi yerimi açtım. İlk başlarda
servis ve satış işleri yapsam da artık 15 seneye yaklaşık iş yaşamımdan dolayı
satış ve servis yapmama kararı aldım ve ağırlığı web tasarıma verdim şu anda da
TOFİSİ adında bir Tasarım
Ofisim var. (Duyurlur ;))
Gelelim Tiyatro ve Sinema olayına; Bir gün müşterilerimden birine işyeri
ziyaretim esnasında baktım bir şeyler okuyor.
Telefon görüşmesi ardından;


Arkadaşla atladık gittik tanıştık ertesi gün çekim için çağırdılar, gittik
oynadık, aslında ben oynamadım çünkü figürasyon bile denmezdi role. Ama oraya
gitmem bende daha ilkokuldayken başlayan bir şeyin tekrar alevlenmesine neden
oldu. Hemen sağa sola bakınırken Çember. Net ten Sercan KORKUÇ diye birinin
tiyatro kursu için arkadaş aradıkları ilanını görüp haberleştim (ki şu an Sercan
benim ortağımdır. Beraber çalışıyoruz) ve tiyatro serüvenim başladı.
Yani 2007 yılında başlayan tiyatro sinemada geçen 3 seneye yaklaşık 4 tiyatro
oyunu 30a yakın temsil, 3 dizi ve 3 sinema filmi sığdırmışım, ben en çok
da ona şaşırıyorum :)
Gelelim Haluk İLHANa; Ben bu kadar aktif, bu kadar kitle yönlendirme usatası
biri ile daha önce karşılaşmadım. Haluk abiyle ilk tanışmamız Çember.Nette
düzenlenen 2. bowling turnuvasında olmuştu. O zamanlar daha sık görüşmemize
rağmen bu aralar pek sık görüşemiyoruz. Çünkü kendisi hala benim oyunuma gelmedi
bunu kenara not olarak düşüyorum ki herkes okusun ;). Bir de kendisine bir soru
sorarak yazımı bitirmek istiyorum.. Abi din kursan seni takip edecek müritleri
çok rahat bulursun, Ne zaman kuruyorsun dinini. Halukizm
;) Başınızı ağrıttım,
gözlerinizi yorduysam kusuruma bakmayın. Herkese selam