Seni Seviyorum‘u duymak istemeyen kimse var mıdır bilmiyorum, hani hep erkeklerin sevgililerine, eşlerine söylemekte zorlandığı bu iki kelime.

Hayırdır, nereden aklına geldi şimdi bu Seni Seviyorum konusu diye düşündüğünüze eminim, öyle ya benim yazılarımı takip eden arkadaşlarım bilir ki, ben çok romantik ve duygusal yazılar yazan birisi değilim, hatta bir çok arkadaşım yazılarımı çok realistik ve mantıksal bulur. Açıkçası, ben de öyle olduğumu düşünüyorum.
Seni Seviyorum seyrettiğim, bolca yalan dolanın döndüğü bir filmden aklımda kaldı. Aslında son zamanlarda seyrettiğim en güzel filmlerden birisi ” Bir Avuç Deniz “. İçinde bugünkü yaşamımızda yaşadığımız aşk, aldatma, başkasına aşık olma, aileler gibi bir çok olayları barındırıyor. Filmin çekimleri, oyuncuları çok başarılı, beğendim. Tavsiye ederim, sıkılmadan seyredebilirsiniz.
Filmi seyrederken hissettiğim şey, filmin bütün sahnelerinin gerçek yaşama ne kadar benzetildiğini görmek oldu. Başarılı bir genç, mükemmel bir sevgili, zengin, kültürlü çocuklarını çok seven bir anne, baba. Sonra, gencin hayatına giren sıra dışı bir kız, farklı, etkili, felsefik, marjinal. Gencin iki kız arasında geliş-gidişleri. İki kızı birden sevmesi, ayrılması, yalanları, yaşamındaki etkiler, anne babanın çocukları üzerindeki etkisi, yaşamına hükmetmeleri.
Beni en çok etkileyen çocuğun iki kızı da gerçekten sevip, sık sık Seni Seviyorum diyerek iki kızı da yaşamında tutmaya çalışması oldu. Neden bunu yapıyor diye düşündüm? Filmin senaryosunun ne şekilde düşünülerek hazırlandığını bilmiyorum ama filmin verdiği verdiği mesaj, iki kızı da sevdiği ve bunu hissederek söylediğiydi.
O zaman bu kadar kolay mı gerçekten Seni Seviyorum diyebilmek? Hani hissettiğinizde söylediğiniz bir şey ise, bir erkek veya bir kadın hayatında birden fazla kişiyi sevebilir mi, hem de seni seviyorum’u tekrar ede ede. Yoksa gerçekten bu bir geçiş dönemi midir? Geçiş dönemiyse gerçek sevdiğini nasıl anlayacak ve karar verecektir?
Filmlerde bir çözüm bulurlar, ancak gerçek yaşamda bunun çözümü filmler kadar basit ve kolay olmuyor sanıyorum.
Biz Türkler millet olarak birbirimize sevdiğimizi çok kolay söyleyemeyiz. Paylaşmasını severiz, yazılı çok güzel anlatırız, ama nedense sevdiğimizi çok dile getiremeyiz. Gerçi şimdiki kuşak, yani gençlerimiz sevgilerine daha çok sahip çıkıyor, utanmıyor, sıkılmıyor. Duymak istiyor, söylüyor.
Bizim kuşak ise hala söylemekte zorlanıyorSeni Seviyorum’u.  Düşünün bakalım en son annemize, babamıza, kardeşimize, eşimize, sevgilimize, arkadaşımıza SENİ SEVİYORUM demişsiniz? Ya da en son size kim sizi sevdiğini söylemiş, ne sıklıkta duyuyorsunuz veya duydunuz?
Seni Seviyorum sihirli iki sözcük, hele inanıyorsanız, hissediyorsanız siz de yarattığı enerji, coşku mükemmel. Söylerken de, duyarken de söyleyeni de, duyanı da mutlu eden sadece basit iki sözcük, yaşamımızda sevdiğinize inandığınız kişilere SENİ SEVİYORUM demekten korkmayın, göreceksiniz ki bu sevginizi kalben hissediyorlarsa siz de duyacaksınız o kişi / kişilerden.
Seni Seviyorum’u artık sevgililer arasında kullanılan bir AŞK sözcüğünden çıkartıp, çevremizde sevdiğimiz herkes için kullanalım.
Sizi Seviyorum….
Sevgilerimle,