Genel bilgileri okuyan arkadaşlarım anımsayacaktır. Normalde Bosna Hersek tarafına geçmeyecektik, Dalmaçya kıyılarını dolaşacaktık ama Pınar’ın pasaportundaki sıkıntıdan dolayı Pınar’ı almak için Saraybosna’ya gitmemiz gerekti. Bu zaman içinde de Pınar Saraybosna’yı internetten bayağı araştırmış, onu havaalanından aldıktan sonra görülecek yerleri ondan dinledik.

Pınar’ın bize aktardığı görmemiz gereken ve olmazsa olmaz yer TÜNEL di. Adresi biraz zor olsa da sonunda Tünel’i bulduk. Aslında bu Tünel’i belgesel seyreden veya yakın tarihi takip eden bir çok kişi anımsayacaktır. İnanılmaz bir şey başarılmış ve siz bu hikayeye tanık oluyorsunuz.

Tarih kitaplarında bir çok savaş okuduk, yaşımız gereği de bunları pek görmedik ama bu savaş çok geride değil, 1991 yılında başlayan ve 1995 yılında sonlanan ve yüzbinlerce insanın öldüğü, şehirlerin tahrip olduğu ve çok haksız bir savaştı. Bugün bu tarihe tanık olmak gerçekten insanın tüylerini ürpertiyor, gözyaşlarınıza engel olamıyorsunuz. Özellikle tünelde seyrettirilen bir video var, insanların ne sıkıntılar ile burayı yaptığını ve binlerce insanı nasıl kurtardığını iliklerinize kadar hissediyorsunuz.

Hikayesi ise şöyle;  

Sırplar ve Sırpları bu savaşta destekleyen diğer ülkelerce başlayan savaşta, Sırp güçleri Saraybosna’yı kuşatmış. Birleşmiş Milletler, insani yardım yapabilmesi için havaalanı bölgesinin kuşatma dışı tutulmasını istemiş. Saraybosna, Sırplar tarafından tamamen kuşatılmış ve bomabalanıyormuş. Bosna kendi Cumhuriyetini Cumhuriyetinin ilanı ettikten  sonra Boşnakları tanımamak için her taraf tanklarla, keskin nişancılarla çevrilmiş Havaalanının bulunduğu alandan geçen veya geçmeye çalışan birçok Boşnak, keskin nişancılar tarafından vurularak öldürülmüş.

Boşnakların ellerindeki silah ve mühimmat da tamamen toplatılmış. Bu sırada bir çok ülke bunu seyrederken Türkiye ve bir kaç ülke Saraybosna’ya mühimmat, erzak ve silah yardımı etmiş. Ancak, Boşnakların askeri malzeme ve gıda temin edebilmeleri için bu havaalanını kullanmaları gerekiyormuş ama havalimanıan gelen bu erzaklar havalimanını gözleyen keskin nişancılar tarafından vuruldukları için bir türlü gelen malzemeyi Boşnak halkına ulaştırmamışlar. Bu yüzden de oldukça fazla kayıp veriliyormuş.

Buraya tünel yapma fikri oluşmaya başlamış, ama tünelin yapılabilmesi için yer altındaki suların toplanması gerekiyormuş, 1992 yılında tünele başlanmış, General Rasid Zorlak iki mühendise bu işi vermiş, birisi Nedzad Brankoviç, diğeri Fadıl Sero. Çok büyük bir gizlilik içinde bu tünelin yapımına başlanıyor.

30.07.1993 senesinde tünelin karşılıklı iki tarafında çalışan tünel işsçisi havaalanının altında bir yerde buluşuyor.Tünel 800 metre uzunluğunda, 1 metrwe genişliğinde ve 1,5 metre yüksekliğinde. 2800 metreküp toprak kazılmış, 170 metreküp ağaç ve 45 ton metal malzeme kullanılmış. 

Kazının tamamlnadığı ilk gece 12 ton malzeme bu tünelden geçirilerek halka ulaştırılmış.Tünelden günde ortalama 4000 insan geçiş yapmış, Sırplara ve kesin nişancılara hedef olmamak için bütün geçişler gece yapılıyormuş. Bu sırada tünelden haberi olan Sırplar burayı şiddetli bombardımana da tutsa, tüneli tamamen imha edememiş, her imha edilen yer halk tarafından tekrar yapılmış. Elektrik, mazot, benzin, hatta telefon hatları bile bu tünel içinden döşenmiş.

Özetle, bu tünel sayesinde yaklaşık 300.000 Boşnak Sırp toplama kamplarından, ölümlerden ve yerlerinden edilmekten kurtarılmış. 1995 yılında savaş bittiğinde 200.000’den fazla insan öldürülmüş, şehir tamamen yok edilmişti.

Bu arada bir bilgi daha vereyim, bu tünelin yapımında çalışan mühendis Nedzad Brankoviç, daha sonra başbakanalık yapmış ve 2009 senesinde ayrılmış.

Çok kısa bu ev hakkında da bilgi vereyim, bu evin sahibiKolar ailesi, Tünelin sembolü haline gelen Nine Sida ve Dede Alija‘nın yanı sıra Bajro, eşi Emina ve küçük oğulları Edin’in yardımları ve çalışmaları asl unutulmamış. Tünelde çalışan insanlara yardımları ve su ve ekmek taşıyan Nine Sida’da bir kahramanlık sembolü olmuş. Videoda Nine Sida’yı izleyebiliyrosunuz.

Aslında internette yüzlerce yazı var bu tüneli anlatan, daha fazlasını isteyen arkadaşlarım bu kaynakları da okuyabilir. Yine diyeceğim, eğer Saraybosna’ya gelirseniz, görmeniz gereken en önemli yer olarak söyleyeceğim.

Sevgilerimle,