Bugünlerde birçok kişiden duyduğumuz bir itiraf var.

Aradığımı bulamıyorum.

Aslında sorun ne aradığımız bilmemek değil, ne aradığımızı bence biliyoruz, sorun hep bulduğumuzdan daha iyisini aramaya çalışmak. Dün Pınar ile sohbet ederken bir arkadaşımızı masaya yatırdık.

Boşanmış bir erkek, oldukça da keyifli bir adam, en azından sohbetlerden biz öyle biliyoruz, öyle tanıyoruz onu. Çevresinde kadınlar var ama bir türlü arzu ettiği ilişkiyi yaşayamıyor, sürekli denemelerde. Sonra da kadın yok deyip çıkıyor işin içinden.

Bu noktada farklı görüşler var. Ben kendi görüşümü aktaracağım doğal olarak.

Burada yazdıklarım bir istatistiğe veya bilimsel verilere dayanmıyor, tamamen kişisel tecrübelerime, duyduklarıma, dinlediklerime bakarak kendimce bir genelleme yapıyorum. Bütün erkekler veya kadınlar böyle düşünür gibi bir tezim de yok. Bir yanlış anlama olmasın veya ukalalık olarak görülmesin lütfen.

Bence boşanmış erkeklerin sürdürdükleri yaşamda iki seçeneği var. Ya bir ilişkiye girip, tek eşli, sadık olacak veya çok eşli ilişkiler yaşayacak. Her ikisini birden yaşamayı becerebilen erkek pek görmedim.

Peki, erkek zaten tek eşli yaşadığı bir ortamdan çıkıp, tekrar tek eşli bir ortama girmeyi ister mi? Eminim bir süre istemez, arayış içinde de değildir, farklı ortamlara girer, farklı insanlar ile tanışır ve birliktelikler yaşar. Ta ki canı artık bu ilişkilerden de sıkılana kadar. Bu sıkılma kiminde bir ay sonra başlar, kiminde seneler sonra ama bir süre sonra mutlaka ciddi bir ilişki düşünür, arzu eder. Ancak bu noktadan sonra işler istediği gibi pek gitmez. Rast gele yaşadığı ilişkilerde hiç dikkat etmediği bazı özellikleri, tek eşli olarak yaşamayı düşlediği kadın da aramaya başlar. Çok eşli yaşadığında birlikte olduğu kadınların eksileri onu rahatsız etmezken, bu eksilerin hiç birisini aradığı tek eşte istemez.

Bu arada çok eşli yaşamı da terk etmez, arayış içinde yaşamına devam eder. Düşünsel olarak hazır olmasına rağmen, arzu ettiği ilişkiyi yaşayacak kadını bulmakta zorluk çeker, çünkü beğeni kriterleri ve çıta yükselmiştir. Örneğin; internetten kadın arkadaşlar buluyorsa ve bu kadınlar ile kısa zamanda birliktelikler yaşıyorsa, aradığı kadının internetten olamayacağını düşünür.

Burada kadının işi de çok zordur. Hoşlandığı bir insan çıksa karşısına, birlikte olsa hemen birlikte oldu diye acaba soruları oluşur erkekte diye düşünür. Birlikte olmazsa bu sefer erkeğin vazgeçeceğini, naz yaptığını düşündürmenin sıkıntılarını yaşar.

Sonuçta aslında birbirlerine çok uygun olabilecek çiftler bir türlü bir araya gelemez. Erkekler çok eşli yaşamaya devam eder, kadınlarsa kendilerini anlayacak erkek arayışlarına devam eder.

Ben bunu saklambaç oyununa benzetirim. Ta birisi sizi sobeleyene kadar bu oyun devam eder. Sonra bulduğunuza inandığınız bir ilişki yaşamaya başlarsınız.

Herkesin hayatında bu saklambaç oyunu devam eder, umarım en güzel sobeler sizlerin olur ve aynı oyunu tekrar tekrar oynamak zorunda kalmazsınız.

Sevgilerimle,