Belki 12 senedir, belki Gezi olaylarından sonra ama ağırlıkla 17 Aralık 2013 tarihinden bugüne kadar bir çok şey oldu.

O kadar ki olan şeylerin yüzde biri bir başka demokratik ülkede olsa yer yerinden oynardı.

Oyunun baş rol oyuncularından o kadar çok şey duyduk ki, hepsini anlamakta zorluk çektik, bir çoğunu kabul dahi edemedik.

Çocuklarımızın geleceği ile oynandı, yok 4+4 dendi, yok sınavlarda sorular çalındı, yok torpillerle badem bıyıklı öğrenciler okullara alındı, memur yapıldı.

Onlarca kişi göz altına alındı, tutuklandı, senelerce suçsuz yere hapis yattı, hapishanelerde öldü.

Dünün terörist başı ile bugün siyasi çözümler aranıyor, binlerce şehit verdiğimiz, 30.000 den fazla insanımızın öldüğü anlamsız bir savaşı yaratanlar bugün kol kola barış sürecini yaşıyorlar.

Gezi olaylarındaki vahşete madalya verdiler. Orantısız güç uygulayan polisi kahraman yaptılar, direnen Çarşıyı da terörist.

Yetmedi, ayakkabı kutularında paralar, 700 bin liralık saatler, gömlek, çikolata kutularında gönderilen dolarlar, eurolar, evdeki kasalar, milletin a… koymalar, sıfırlanan eurolar, babacığımlar …..

En son da saray yaptılar içine oturdular.

Biliyor musunuz bugüne kadar hepsine her şekilde itiraz etsekte GÜÇ ve SİYASETİN içinde olanlar bunlar, demokrasisi gelişmemiş her ülkede benzer durumlar olabilir.

AMA..

Bugün, ne zaman ki o paraları, yolsuzluk paralarını, bizim değil POLİS koymuş dedikleri o paraları hem de faizleri ile aldılar…

İnanın bana çok ama çok içim yandı….çok üzüldüm, kızdım, sinirlendim..

Onlara değil, kendime…bu ülkede yaşadığıma utandım, böyle KİRLİ, bu kadar HAKSIZ bir ülkede bu kadar SALAK yerine koyulmama kızdım., dinledikçe, izledikçe UTANDIM…

Hayatlarında asla elde edemeyecekleri paraları, asla alın teri ile kazanamayacakları o paraları DEVLETİN takır takır geri ödemesini seyrettim, ve o paraları alırken o anda kafalarından ne geçtiğini merak ettim.

Nasıl gülmüşlerdir, nasıl hoşlarına gitmiştir o KİRLİ paralarına kavuştuklarına ..

Ve bu insanları o noktaya getiren bizim insanlarımızın, hayatında göremeyecekleri bu paraları geri alan bu insanlara verdikleri desteği düşündüm.

Midem bulandı, inanın midem bulandı…

Bu artık siyaset falan değil, bu artık yandaşlık, particilik, hükümet olma, güç isteği değil …

Böyle bir ülkede yaşadığım için, böyle insanlar tarafından istemesem de yönetildiğim için kendime kızdım……

Bu utançla, bu çaresizlikle yaşamaya devam edeceğim ama ne olur ALLAHIM, bugün bu yaşananları bu insanların yanına bırakma ….

Bir gün bu geri alınan o KİRLİ paraların hesabını bir gün sor, bir gün o paralarını alırken gördüğümüz keyfin aynısını hapishanelerde çürürlerken de bize de göster ….

Bir gün göster bize bunu….

Ve son söz sana ATAM,

Sen bunları taa o zamanlardan gördün, DİNİ devlet işine sokmadın, Cumhuriyeti kurdun, Ey Türk Gençliğini yazdın, bizlere emanet ettin bu ülkeyi.

Ve biz bu ülkeyi sana AYYAŞ diyen, senin koruduğun ormana saray yaptıran, çocuklarımızı kız erkek diye ayıran, çalışan kadınımıza fuhuşa teşvik diyen, senin devrimlerine Köpekleşme diyen bu zihniyete bu ülkeyi teslim ettik.

Seni anmamızı bile istemiyorlar, saygı duruşumuzu bile kaldırdılar, TÜRK diyemiyorlar artık.

Biz beceremedik ATAM, senin 80 90 sene önce söylediklerini biz bugün yok ettik, hem de demokrasi adına oy vererek yok ettik. Senin çevirdiğin alfabeyi de yakında yok ediyoruz.

Milletimi bilmem ama sen beni affet ATAM, cidden affet…