Milli içkimiz, keyifli içkimiz, üzerine şiirler, şarkılar yazılmış, bir sürü güzel sözler söylenmiş içkimiz.

RAKI ..

Ne biliyoruz Rakı hakkında diye düşündüm, hepimizin bildiği bir şeyler var mutlaka ama tarihi ne, neden yapılıyor, nasıl yapılıyor..

Küçük bir araştırma, bilenler varsa okumadan pas geçsin, bilmeyenlerin benim yazarken aldığım keyfi alacağını sanıyorum.

Önce RAKININ ana maddesine bakalım.

Ana madde SUMA arkadaşlar, peki SUMA ne?

Suma, üzüm mayşesinin damıtılmasıyla ortaya çıkan içki. İşte bu Suma’yı Anason tohumu ile birleştirip Rakı elde ediyorsunuz.

İyi de bunu kim bulmuş, kimin aklına gelmiş böyle bir işlem.

Öyle ya bunu mutlaka birisi düşünmüş değil mi?

İşte burada ilginç bir tarih çıkıyor karşımıza..

Rakı’nın kelime kökenine indiğimizde Rakının bir Osmanlı içkisi olduğu ortaya çıkıyor. Çünkü Osmanlı zamanında fethettiği ülkelerin hepsinde rakı benzeri ürünler var, Uzo gibi, Arak gibi..

Aslında Rakıya çok benzeyen bir içki ilk olarak 5. Yüzyılda Roma İmparatorluğunda varmış, sonra sonra 11. Yüzyılda oralarda yaşayan Bektaşi kökenli kişiler bunu ülkemize taşımış.

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde dahi rakının adı geçiyormuş. Rakı üreticilerinden hep Arakçıyan Esnafı diye söz etmiş.

Osmanlı Döneminde de zaman zaman alkol yasakları ( 4. Murat gibi ) uygulansa da Rakı hep üretilmiş. Müslümanlar kullanmasa bile Gayrimüslümler kullandıkları için meyhane ve tavernalarda rakı kültürü devam etmiş.

Evet tarihi bu, peki RAKI adı nereden geliyor. İşte bu konuda farklı hikayeler var.

1- Kimine göre o dönem yapıldığı RAZAKİ ÜZÜMünden.
2- Kimine göre yapıldığı Hurma kökündeki ARAK tan..
3- Kimine göre de Arapçada terlemek anlamında kullanılan ARAK kelimesinden ( yapılış tarzından )

Gelelim neden Rakı deyince herkesin aklına Tekirdağ gelmesine ..

Çünkü ilk Rakı Fabrikası 1880’li yıllarda Umurca Rakı Fabrikası, Tekirdağ’da kuruluyor.

Cumhuriyetin ilanı ile 1930 da Gaziantep, sonra Diyarbakır, Nevşehir, Tekirdağ devam ediyor. 1931 yılında kurulan TEKEL ve Rakı üretimi 1944 yılından sonra Devletin tekeline geçmiş.

Bugün adını bile bilmediğimiz onlarca rakı var ama ben hala YENİ RAKIcıyım, arada bir YEŞİL EFE’ye de dönerim .

Bu kadar bilgi yeter değil mi?

Umarım keyifle okumuşsunuzdur.

Sevgilerimle,