Günaydın Arkadaşlarıma,

Bugün Pazar, genelde dinlendiğimiz bir gün.

Sabah erken kalkmak, hazırlanıp işe gitmek zorunda olmadığımız, sevdiklerimizle güzel ve huzurlu zaman geçirmeyi planladığımız bir gün.

Maalesef bugün çalışmak zorunda kalan arkadaşlarımız da var, özellikle Alış Veriş merkezlerindeki dükkanlarda, eğlence ve yeme-içme mekanlarında, ulaşımda …

Gelin ben bugün size daha önce notlarını aldığım Pozitif Enerji’den bahsedeyim biraz, hem gündemden biraz uzaklamış oluruz, hem de sizlerin de fikirlerini almış olurum.

Son zamanların en moda tanımı; POZİTİF ENERJİ.

Peki ne demek pozitif enerji?

Bakın pozitif enerji nasıl tanımlanıyor:

“….. İnsanda mevcut olan OLUMLU bir enerjidir . Bu yüksek enerjiye sahip olanlar; eğitim alarak şifacı olarak çalışabilirler. Üzerlerindeki bu yüksek pozitif enerjiyi atmak zorundadırlar. Pozitif enerjisi normal düzeyde olan insanlar, son derece ılımlı, sağlıklı ve etrafına neşe saçan insanlardır. Bu insanların stres problemleri yoktur, zihinsel olarak ta son derece sağlıklıdırlar…. ”

Ne güzel bir tanım değil mi:)

Peki, bunun karşısında ne var, tabi ki NEGATİF ENERJİ, aynı yerde negatif enerji de tanımlanmış, şöyle diyor:

“…. Vücutta hastalıklı bölgelerin ürettiği OLUMSUZ enerjidir. Bu türde enerji, nerede olursa o noktada sürekli olarak negatif enerji üretmektedir. Hatta negatif enerji üretmeye başladıktan 1-2 ay sonra hastalık ortaya çıkabilir. Çok stresli insanlar da sürekli negatif enerji üretirler…. ”

Tamam tanımlardan sonra konuya gireceğim ama sitede çok ilginç bir anlatım daha var, onu yazmadan geçemeyeceğim, kimbilir uygular belki enerji sınırınızı hissedersiniz:) Enerjinizini şöyle hissedermişsiniz:

Rahat bir yere oturun. Gözlerinizi kapatın ve gevşeyin. Hiç bir şey düşünmeyin. Ellerinizi 15-20 saniye birbirine sürtün. Avuç içleri birbirine bakacak şekilde 10 cm’den çok olmamak şartı ile karşılıklı tutun, yirmi saniye sonra biraz ellerinizi uzaklaştırın. Hemen ellerinizi yavaş, yavaş yaklaştırmaya çalışın. Ellerinizin arasında çok hafif bir basınç hissedeceksiniz. İşte en açık biçimde sizin enerji sınırınız.

Neyse biyoenerji konusuyla sizi fazla sıkmayayım.

Pozitif ve Negatif Enerji konusu gerçekten çok önemli.

Hani bardağın dolu tarafına mı bakarsınız, boş tarafına mı diye herkesin bildiği bir yaklaşım vardır. Yaşama bakış açısı pozitif olan insanlarda ki enerji sizi nasıl etkiler, o insanla olmak nasıl hoşunuza gider.

Onun o pozitifliğini kıskanırsınız.

Neden, nasıl bu kadar pozitif olunabiliyor, hiç mi sorunu yok bu insanların. İnanın bence en az diğerleri kadar sorunları var belki ama pozitifliği hayat felsefesi olarak kabul ettiği için olaylarda ki güzellikleri görmeye çalışır pozitif insanlar.

Ben pozitif bir insan olduğuma inanıyorum ve karşımda ki insanların da pozitif mi, negatif mi olduğunu anlayabiliyorum. Bazen sohhbet esnasında anlatıyorum bazı şeyler, karşımda ki insanın ilk söylediği şu oluyor, hımmm Pollyanna’cısın yani.

İşte bu bakış açısına sahip birisi pozitif olamaz.

Pozitif olmanın belli kriterleri yok, bunun okulu da yok. Bu tamamen sizin içinizden gelen bir enerji. Yukarıda ki tanımlardan da anlaşılacağı gibi, içinizde, sizin tarafınızdan üretilen bir enerji.

O zaman eğer biz bunu üretebiliyorsak ve buna inanıyorsak nasıl oluyor da bazılarımız negatif enerji üretmeyi başarabiliyoruz, bunda yaşanmış tecrübelerin etkisi var mutlaka, ancak yine de becerilebilir gibi geliyor bana.

Daha önceki bazı yazılarım da hep mutsuzluğu severiz demiştim, aslında mutlu olmayı çok istiyoruz ama istemekle kalıyoruz, uygulamaya koyamıyoruz.

Negatif enerji üretmeye örnek vereyim. Bir çoğunuz bilir, hafta sonları hava güzelse Ortaköy dolar taşar. Müthiş bir trafik olur ve bu trafik kimse için de sürpriz değildir. Eğer trafik olmazsa sürpriz olur.

Şimdi bunu bile bile, trafiğe girerseniz, çok aşikar ki trafikte kalırsınız ve varacağınız yere kadar adım adım gidersiniz. Buna sinirlenmenin ve stres yapmanın sizce bir anlamı var mı şimdi?

Ama lütfen dürüst olun, hem bunu bilerek arabasını alıp yola çıkan ve bu trafiğe girip sinir, stres olmayan kaç kişi var aramızda?

Dinlenmeye, tatil yapmaya, sohbet etmeye ne yapmaya giderseniz gidin, zaten siz içinizde o negatifliği üretmiş oluyorsunuz, sonuçta trafikte yaşanan sorunlar, olaylar, kavgalar, sinir-stres halleri hep bu negatifliğin eseri.

Bu arada yaşamınızda negatif bir insanla sohbetin ne kadar zor olduğunu mutlaka fark etmişsinizdir. Sizin tarafınızdan önerilen, söylenen, planlanan her şey de bir hata bulunur. Hata ve kusur bulmak o kadar kolay ki, esas bu sıkıntılar ve olumsuzluklardan güzel bir taraf görebilmek bir sanat olmalı. Şikayet etmek çok kolay. Biz toplum olarak her şeyden şikayet ederiz ama hiç çözüm getirmeyiz.

Ben negatif insanlar ile görüşmeyi sevmiyorum, çünkü üretimini yapmaya çalıştığım enerjim için desteğe ihtiyacım var.

Ben hiç bir şey alamadan sürekli veriyorsam bu bir süre beni de zorlamaya başlar.

O yüzden insanların pozitif enerjiyi, üretim yapmayı öğrenmesini, olumsuzluklar yerine olumlu tarafları görmelerini sağlamalıyız diye düşünüyorum.

Sizi bu görüşler ile Pollyannacı olarak nitelendirebilirler, olsun, siz kendinizi biliyorsanız ve mutluysanız, onlar ne derse desin, siz pozitif olmaktan vazgeçmeyin……..

Hepinize çok ama çok güzel bir Pazar günü diliyorum, sevdiklerinizle birlikte huzurlu bir güne …

Sevgiler & Saygılar