1983 yılında İstanbul Yenimahalle’de güzel bir kış sabahı dünyaya merhaba demişim. İki çocuklu minik bir ailenin küçük kızı olan ben çocukluğumu tek ve biricik oyun arkadaşım ablamla evde evcilik, doktorculuk, öğretmencilik, kızıldericilik vb. gibi çeşitli aktivitelerle geçirirdim. Beklenenin aksine çok yaramaz olmayan, çoğunlukla söz dinleyen bir çocuktum.

Genelde ablamla geliştirdiğimiz çeşitli projelerimizi- ki ben bu projeleri yaramazlık yapma girişimleri olarak adlandırıyorum- saman altından su yürüterek gerçekleştirmek en büyük zevkimizdi. Biz çok iyi bir takımdık nitekim ablam yaralanır ben ağlardım, o düşer ben ağlardım, onun canı acır yine ben ağlardım ;)                                                                                                                                                                          

  Evde yalnız kaldığımız zamanlarda deterjanlı omlet (biz denedik iğrenç oluyor, sakın sizde denemeyin), daha çok uzar düşüncesiyle güzel bebeklerin saçlarını kesme ayinleri, annemin çeyizindeki nevresim takımlarını keserek çakma barbie bebeklerimize güzel elbise dikme gibi yaratıcı girişimlerde bulunur ama ne yazık ki çoğunun daha yapım aşamasındayken annem tarafından basılırdık.  

İlkokul ve ortaokul dönemlerinde çok da çalışkan öğrenci sayılmazdım. Tiyatroya olan ilgim ise ilkokul öğretmenimi taklit etmemle başladı. Kendisinden nefret ederdim ama sayesinde içimdeki gizli yeteneği fark etmiş oldum. Konservatuar okumak çok istedim. Ne yazık ki maddi imkanımız yetmediği için oyunculuk dersleri alamadım, hatta ÖSS hazırlık kursuna bile zor şartlarda gidebildim. Benim şansıma mı desem yoksa şansızlığıma mı bilemiyorum yazıldığım dershanede ben gitmeye başladıktan 4 ay sonra battı ama vazgeçmedim okumaya kararlıydım. 2001 yılında Marmara Üniversitesi Biyoloji bölümünü kazandım. Üniversiteye başladığımda ise kafama takmıştım bir şekilde tiyatro kursuna yazılacaktım.

Bundan 9 yıl önce kampusta elime tutuşturulan küçük bir el ilanı ile bütün hayatım değişti. “Marmara Üniversitesi Tiyatrom Kulübü Oyuncu Adaylarıyla Buluşuyor”. En yakın arkadaşlarımı kaptığım gibi konferans salonunun yolunu tuttum ve böylece tiyatroya ilk adımı atmış oldum. İlk zamanlar oyunlarımız sadece üniversite bünyesinde sergilendi.

Daha sonraları Kadıköy Belediyesinin desteğiyle Halis Kurtça Kültür Merkezi ve Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezinde oynamaya başladım. 2005 yılında belediyeden ayrılarak Kadıköy Tiyatrom adı altında Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezinde tiyatro hayatıma devam ederek Kadınlık Bizde Kalsın, Keşanlı Ali Destanı, Ne monologları, Ayak Bacak Fabrikası, Bir Evlenme, Yalancı, Hapşırık gibi pek çok oyunda yer aldım (www.kadikoytiyatrom.com).

İş hayatıma gelince oldukça karmaşık bir durumsöz konusu. Bir süre tiyatrodan para kazanma çabalarım oldu.  Daha sonra özel bir dil kursunda halkla ilişkiler sorumlusu olarak çalıştım. Biyolojiyi çok sevdiğim için eğitimime devam etme kararı alarak 2008 yılında Marmara Üniversitesi Biyokimya Bölümünde yüksek lisansa başladım. Bir yıldan beri etiler Chili’s Gril&Bar Restaurant da part-time olarak çalışıyorum (http://www.chilis.com.tr). Bu durum küçük bir kızken bana hep “büyüyünce ne olacaksın?” diye sorduklarında verdiğim cevabı hatırlatıyor: oyuncu, ressam, mucit, dansçı, öğretmen, doktor… Aynı anda farklı alanlarda çalışacağım o zamanlardan belliymiş ablam hep böyle söyler. Aslında bir biyolog olarak kendi mesleğimi yapabilmek için senelerce mücadele verdim ama henüz başarılı olamadım. Her şeye rağmen umudumu yitirmeyip iş arayışlarına devam ediyorum.

İstisnai durumlar dışında sürekli gülümser, 32 dişim meydanda sırıta sırıta dolaşırım. Özet olarak hayat enerjisi yüksek, hiperaktif, yerinde duramayan deli kızın biriyim. Sevdiklerimle zaman geçirmeye, yeni şeyler öğrenmeye, oyunculuğa, yüzmeye ve deniz altındaki harika dünyayı izlemeye bayılırım.

Sevgili Haluk abi ile tanışmamda yine tiyatro aracılığıyla oldu. 2007 yılında cember.netin tiyatro forumundaki üyelerini Bir Evlenme adlı oyunumuza davet etmiştim. Kimseden yorum bile gelmemişti. Ben ümidimi yitirdiğim anda gençlere desteğini esirgemeyen biricik Haluk abi olaya el attı ve benim için cember.nette bir etkinlik başlattı. Önce haluk abi ve dostları etkinlik listesine adlarını yazdılar. 5-10-20-40-60-70 derken 80 kişi etkinliğe geleceklerini bildirdiler.Sayesinde hayatım boyunca unutamayacağım bir gece olmuştu benim için. Kendisine minnettarım.