Birincici Paranormal Aktivite 2 -ki bu filmi çekenleri tebrik ediyorum, Paranormal Aktivite 1 filmi 11.000 Dolar bütçe ile çekilmiş, hasılatı ne kadar biliyor musunuz, tün Dünyada 100 Milyon Dolar – başarısı üzerine, ikincisi çekilmiş.

Tamamen gerçek olaylara dayanan bir film, zaten halka da gösterilmiş. Birinciyi seyredenler varsa ikinciye bayılacaktır, gerilim yine had safhada. Bir korku filmi demeyeceğim çünkü değil gerçekten. Özellikle çekilen sahnelerin gerçekçiliği sizi koltuğunuza mıhlıyor dersem yalan olmaz.

İkinci film ise The Fourth Kind, yani Dördüncü Tür. Film baştan sona kadar gerçek sahneler ve canlandırma ile gösteriliyor. Oldukça ilginç sahneler var. Özellikle bir sahnesinde Polis arabasından çekilen video ile filmin sahnesini aynı ekranda altlı üstlü yerleştirmişler. Film bir korku filmi değil, ama gerilimi yüksek bir film, seyretmek isteyenleri uyarayım.

Benim yazmak istediğim konu ise HİPNOZ ve PARANORMAL aktiviteler.

Önce Paranormal aktivite ne demek, tanımına vikipedi şöyle diyor; “normal dışı”, “normal ötesi” anlamına gelmekte olup, telepati, psikokinezi gibi psişik fenomenleri, bilinen fizikokimyasal yasalarla açıklanamayan olayları ve bu olaylarda sözkonusu olan psişik yetenekleri belirtmek üzere Parapsikoloji‘de kullanılan bir terimdir. Supranormal teriminin yerini almak üzere, İngiliz psişik araştırmacı Walter Whately Carington (1884-1947) tarafından ortaya atılmıştır.

Bu filmlerde işlenen konular bizlere hep saçma gelmekle birlikte ben gerçekten açıklanamayan bazı şeylerin olduğuna inananlardanım. Hipnoz seansları bugün bir çok olayda uygulanıyor, bunu sahne gösterisi haline getirenler de var.

Geçenlerde Facebook’ta yayınlanmıştı sanırım, yirmi otuz kişiyi sahnede hipnoz ettiler ve oturdukları sandalye ile sevişmelerini istediler. O kişilerin sandalye ile neler yaptıklarını görmelisiniz, kadını erkeği, yaşlısı genci, deliler gibi bir kaç dakika sandalye ile sevişip, birnbir çeşit poziyon denediler. Komik olduğu kadar düşünüdürücü de.

Parapsikoloji bugün hala tartışılmakta, konu ile ilgili biraz internette araştırma yaptığınızda görüyorsunuz ki, buna inanan kadar inanmayan da var ama herkesin kabul ettiği şey, bu tarz deneylerin yapıldığı ve bu tip psişik özelliklere sahip insanların olduğu. Özellikle devlet ve hükümetlerin de bir takım özel projeler için bu insanların araştırılmasına ve bulunmasına maddi destek sağladığı.

Sonuçta parasikoljide çok sıkça başvurulan hipnoz olayını aslında bugün diş çekme, doğum gibi sağlık olaylarında da uygulandığı görülüyor. Ancak yine de hipnoz tamamen  zararsız değil, konu ile bir kaç araştırma yapınca ortaya çıkıyor ki onun da bir takım evreleri var ve bazıları oldukça tehlikeli. Zaten bahsettiğim Dördüncü Tür filminde de benzer bir sahne var, hipnoza giren hasta, telkinden kurtulma komutuna rağmen hipnoz durumundan kurtulamıyor.

Özetle, bu tarz konu ve filmleri seven için iki filmi de tavsiye ediyorum. Internette konuyla ilgili oldukça fazla bilgi var, meraklıları da vardır eminim bu konunun. Belki bir başka zaman yine bu konuda bir şeyler yazarım :))

Sevgilerimle,