Sabah Sayın Başbakanımızın Zonguldak konuşmasında Karaeelmas Üniversitesini 2007’de biz kurduk, Zonguldak’ta Ünivesrite mi vardı, yoktu, biz getirdik demesi ile ilgili video konusunda yorumlar yazarken sevgili dostum Nuri ile sohbete başladık ( Bu arada belirtmekte fayda var, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 1992 senesinde kuruldu).

Konuşurken, yorum yazarken ve tabi sevgili dostum Nuri ve Aware’nin yorumlarını okurken düşündüm.

Gerçekten okumayan bir toplum olduk, hele gençlik derseniz tam anlamıyla dehşet, bütün gençler diyemem, içlerinde pırıl pırıl olanlar da var mutlaka ama baktığınızda inanın o kadar az şey biliyorlar ki.

Geçen yine Facebok’ta yayınlandı, orada seyrettim Bin Ladin öldürülmüş, artık bunu bilmeyen duymayan kalmadı diye düşünüyorsunuz, ama hiçte öyle değil, Bin Ladin Türkiye’ye geliyor, Cumhurbaşkanımız ile görüşecekmiş ne diyorsunuz sorusuna, ne diyorsun kardeşim, adam terörist, zaten öldürüldü diyebilen bir tane üniversiteli genç yok.

Vikipedi gibi daha bir çok ansiklopediyi, bilgiyi barındıran Internet Kütüphanelerinden bir çok gencin, insanın haberi yok. Araştırma yapmak yerine soru sormayı tercih eden ama bu arada Playstation, Iphone, Mac, PC konusunda neredeyse üretici firmaların satış elemanları kadar bilgiye sahip gençlerimiz var.

Sosyal paylaşım siteleri almış başını gidiyor. Facebook, Twiter müthiş kullanılıyor, herkesin bir kullanıcı adı var, fotoğraflar, albümler, filozof sözleri, düşünür sözleri paylaşım bombardımanı mükemmel, inanılmaz da keyifli, minicik yavrumuz da orada, dedemiz de.

Ama gelin görün ki, bilgi ve tecrübe paylaşımı orada da iş yapmıyor, çünkü insanlar sıkılıyor.

Peki ama kitap okumuyoruz, haber dinlemiyoruz, siyasete karışmıyoruz, internetten araştırmıyoruz, bilgi ve tecrübe paylaşımlarını sevmiyoruz, okumuyoruz, sıkılıyoruz…….NASIL GELİŞECEĞİZ?

Gerçekten gitgide umutsuzluğa düşüyorum ki benim kadar pozitif birisi umutsuz olamaz ama inanın üzülüyorum.  Kendimi geçtim artık, bu yaştan sonra bilgi tecrübe edinsem ne olacak ki hala edinmek için çabalıyorum, okuyorum amayeni gelen nesil, nasıl öğrenecekler, nasıl Türkiye’ye katkı sağlayacaklar? 

Yazık ediyoruz güzelim Türkiye’ye, Atatürk’ün ne kadar zorluklarla kurtardığı, dedelerimizin, ninelerimizin kanıyla, canıyla bedellerini ödeyip kurtardığı ve bu teknolojinin milyonda birinin olmadığı bir zamanda kurulan ülkeden, ne hale geldik.

Karamsar bir yazı oldu ama içimdekileri döktüm, umarım bir gün bir yerden yeni başlangıçlar yapılabilir. Yoksa gerçekten işimizi çok zor, genç neslimiz heba edilmeyecek kadar önemli. Atatürk kendi zamanında ülkeyi gençlere emanet etmişti, onlara güvenmişti. Ben de güvenmek istiyorum, hem de tüm kalbimle ….

Sevgilerimle,