New York’u üç gün gezip size buradan New York seyahat notları yazmak ukalaca olur. Ancak, kendi gözlemlerimi aktarmak istiyorum, gidilecek ve gezilecek yerlere hiç girmeyeceğim, çünkü o kadar güzel bloglar ve seyahat notları yazan arkadaşlar var ki, eminim gidecek olan o notların hepsini okuyarak gidecektir.

New York belki de Dünyanın en ilgi çeken şehri, zaten bunu gezerken görüyorsunuz. Binlerce, belki on binlerce insan geziyor. Yurt dışından daha fazla Amerika’nın çeşitli eyaletlerinden de insanların aktığı bir şehir.

Gezerken ben New York’ta yaşayan insanların o bizim gezdiğimiz yerlerde hiç olmadığını düşünüyorum. Aynı bizim İstanbul’da yaşadığımız gibi. Gelen turistlerin dolup taştığı İstanbul’un kalabalık ve turistik mekanlarına hafta sonu kaçımız gidiyor? O yüzden fotoğraflarda göreceğiniz kalabalığın çok büyük bir miktarının turist olduğunu kabul edebilirsiniz.

New York gerçekten Dünyanın merkezi, adını nereden aldığını hiç düşündünüz mü bilmiyorum, ben kısaca bahsedeyim. Önce Avrupa’lılar tarafından keşfedilen adaya Hollanda’lılar gelip yerleşiyor ve adanın adı New Amsterdam oluyor. Daha sonra İngilizler adayı fethettikten sonra buraya İngiliz York Düşesine hitaben York ve daha sonra New York adı veriliyor. Yani Amerika’nın gözdesi New York aslında bir hediye isim.

New York’da 170 ayrı dil konuşuluyor. Her bir bölgesi farklı bir kültür ve tabi en ilgi çekenleri Manhattan adası ve Brooklyn. İstatistiklere göre her dört Amerikalı’dan birisi Amerika dışında doğmuş.

Zenginlik ile fakirliğin iç içe geçtiği bir şehir, sokaklarında beş metrelik Limousine ile gezen de var, yan tarafta dilenen de. hele meşhur Broadway caddesinde her tarz insan rastlamanız mümkün.

Tabi devasa Gökdelenlerden bahsetmeden olmaz. Özellikle Manhattan’ın her tarafı ciddi anlamda 30 40 50 katlı gökdelenler ile dolu.

Trafik çok sıkışık ama buna bir çare bulmuşlar. Manhattan enlemesine ve boylamasına bölünmüş caddeler ile kaplanmış, burada her adres sormada alacağınız yanıt BLOK, iç blok ileride, iki blok geride.

Avenue dedikleri boydan kesenler ile Street dedikleri enden kesenleri sizin her yeri bulmanıza çok yardımcı oluyor, 35. Street, 5th Avenue dediler mi elinizi koymuş gibi aradığınız yeri bulmanız mümkün. Çok az caddesinde trafik çift yönlü, hepsi ya gidiş, ya geliş. Sanırım 12 Avenue, 50 nin üstünde caddesi var.

Otobüs hatları mevcut, metrosu gayet gelişmiş, yani gideceğiniz her yere metro ve otobüs ile gidebilirsiniz. tabi TAKSİ leri unutmamak lazım, çok ciddi bir taksi sayısı var ve hemen hemen hepsi de iş yapıyor. Ancak araba kiralamanız tavsiye edilmez çünkü otoparklar çok pahalı ve yer bulamıyorsunuz.

Yiyecek sorunu yaşayacağınız en son ülke sanırım New York, çünkü aklınıza gelebilecek hemen hemen her şey var, her köşe başı ya McDonalds ya Starbucks.

Alış veriş inanılmaz, her yer o kadar güzel bir şekilde süslenmiş bir şekilde sunuluyor ki, alış veriş yapmadan duramıyorsunuz. Tüketim toplumunun en canlı örneği New York, cidden ben bir şey almadan gelmedim diyen birisini bulmanız mümkün değildir diye düşünüyorum. Aradığınız her şeyi satan bir dükkan bir yerde mutlaka var.

9/11 olayından sonra ciddi anlamda güvenliğin arttığını görüyorsunuz, aradan onca yıl geçmesine rağmen her sokak başında mutlaka bir polis var, biz bu kadar sürede bir tane olay görmedik. Ana mekanlarda ciddi polis ekipleri tutuyorlar. Yani bu sefer çok güvenli buldum New York ve Manhattan’ı.

Gezilecek yerlere dediğim gibi girmeyeceğim ama ilk giden olursa şunu tavsiye edeceğim, mutlaka HOP ON HOP OFF otobüs turlarından 2 günlük bilet alsınlar. Maliyeti 60 Dolar ama Özgürlük Heykelinin olduğu Ellis Adasına Ferry gezisi dahil, iki gün boyunca 60 Dolara başka hiç bir ekstra para harcamadan gezebilirler. hem çok ekonomik, hem de New York’un bütün turistik yerlerini gezebilirler. Ayrıca istediğiniz yerde inip fotoğraf çekip, bir sonraki otobüse de binebiliyorsunuz, bir de güzel tarafı GECE turu da bedavaya geliyor.

Alış veriş meraklılarına MACY mağazasını tavsiye ediyorum tabi ki, aradığınız hemen hemen her şeyin olduğu bir mağaza zinciri ama en büyüğü 35. caddede olan, 7 kat ve koskoca bir blok, inanılmaz cidden, mağazanın içinde kayboluyorsunuz.

Gündüzü ayrı bir güzel, gecesi ayrı bir güzel, gidilmesi gereken en önemli yerlerden birisi de Little Italy ve China Town, zaten ikisi yan yana. Buraya mutlaka bir iki saatinizi ayırın ve pizza seviyorsanız şehirde değil de, gelip Küçük İtalya’da yemeğe çalışın. Fotoğraflardan göreceksiniz, çok şirin bir yer.

Sanat, Tiyatro, Show buranın değişmezi, onlarca oyun senelerdir oynanıyor ve bazıları henüz indirime bile girmemiş, yani kapalı gişe oynuyor. Öyle hemen bilet bulabileceğinizi de düşünmeyin, millet sabahtan bilet kuyruğuna giriyor ve bütün gün bekleyenler var.

Gece hayatı tahmin edersiniz ki çok hareketli, cidden uyumayan bir şehir. gecenin ikisinde üçünde sokaklardan müzik sesleri geliyor.

Bahsetmediğim pek bir şey kalmadı aslında, dediğim gibi gezilecek yerleri de çeşitli web sitelerinden, bloglardan indirebilirsiniz.

Son olarak sizlere birazdan dört beş albüm sunacağım, öyle abartılı albümler olmayacaklar ama en azından sizlere biraz fikir verebilir.

Sevgiler & Saygılar

12299284_10153432456693842_8190286567529576107_n 12308421_10153429995293842_252284695740571301_n 12308537_10153429995643842_6661852019515934949_n 12310620_10153429996013842_3783184609353152099_n 12314006_10153429995763842_5921816031518220971_n 12341500_10153429996193842_305740161717125266_n 12342724_10153429994923842_7206980277739330652_n 12345461_10153429995203842_6380210837734781127_n 12345505_10153428947823842_7288615456037120211_n 12346441_10153428947613842_481965468748697497_n 12347824_10153429994903842_2416338489918862566_n 12347877_10153443419093842_859536652328651308_n 12359989_10153443420578842_238181595481777198_n 12360207_10153441191193842_2770641876872222863_n 12376041_10153443416793842_1935772430899420577_n 12376613_10153443420788842_5332472770237767434_n 12376736_10153437097378842_6819019039237419841_n 12299284_10153432456693842_8190286567529576107_n - Kopya