Alevi arkadaşlarımın Muharrem Orucu hayırlı olsun.

Bir çoğumuz bunun farkında bile değiliz eminim.

Çünkü onlar sessiz, sedasız, gösterişsiz başlar ve bitirirler. Ben de bir arkadaşımın yazısı olmasa farkında bile olmayacaktım.

Halbuki Türkiye genelde Ramazanı, Orucu bilir. Televizyonlar da programlar yapılır, şenlikler, iftar sofraları kurulur.

Şirketler lokantaları kapatıp müşterilerini ve çalışanlarını iftara davet eder.

Güzeldir Ramazan… Keyiflidir, sahurlar, iftarlar, dualar, namazlar ..

Alevilerin orucu yani Muharrem Orucu biraz farklı, yas da var bu oruçta, o yüzden ası Yass-ı Matem olarak biliniyor.

Buraya kadar bir çoğumuzun genel kültür ve din bilgisinde olanları yazdım.

Ancak bu yazım da şimdiye kadar hiç merak edip araştırmadığım bir şeyi araştırıp, daha doğru google’da bakınıp size bilgi vermeye çalışayım. Eğer bir yanlışım, eksiğim olursa bu konuyu iyi bilen arkadaşlarımdan düzeltmelerini rica ederim.

Her şey 632 yılında Hz. Muhammed’in vefatından sonra başladı, şimdi kim yönetecekti? Halifeler sırayla yönetime geçseler de, Osman’ın 656 yılında asiler tarafından öldürülmesiyle ayrışmalar başladı.

Ali başa geçti ve halife oldu. Osman’ın ailesi Ali’den katilleri bulmasını istedi, Ali biraz zamana bırakınca da kendileri harekete geçip bir ordu toplayarak intikamını almak istediler.

Ali bunu doğru bulmadı ve kendisine isyan olarak kabul etti. İki ordu savaşmamak üzer karşı karşıya gelse de, sonunda savaş çıktı ve Osman’ın akrabalarının bir çoğu bu savaşta hayatını kaybetti. Osman’ın amcasının oğlu Muaviye ise kurtuldu ve Ali’ye karşı kendi halifeliğini ilan etti.

Böylelikle İslam alemi Ali ve Muaviye olarak ikiye bölündü.

Ali 661 yılında bir suikast sonrası hayatını kaybedince, Muaviye tek kaldı. O öldükten sonra da oğlu Yezid başa geçti. Yezid İslam aleminden Ali’nin oğlu Hüseyin’i değil, kendisini tanımlarını istedi. Hüseyin ise kendisinin desteklendiğini düşünüyordu.

Hüseyin Küfa şehrine gelirse kendisini İslam aleminin halifesi olarak tanınacağı konusunda bilgiler alıyordu, bu bilgilere çok güvendi ve Medine’den Küfa’ya doğru çok küçük bir grupla ve ailesiyle yola çıktı.

Ancak Yezid Hüseyin’i Kerbela’da bekliyordu. Hüseyin ve yanındaki herkes Kerbela’da katledildi.

Tarih 10 Ekim 680 di …

İşte İslam Tarihine KERBELA OLAYI diye geçen olayın aslı özetle bu …

O yüzden de Aleviler, Kurban Bayramının 1. gününden başlayarak 20 gün sayar. 20. günün akşamı Muharrem Orucu için niyet ederler ve oruç başlar.

Niyet edildikten sonra gün doğumu ile gün batımı arasındaki sürede hiç bir şey yenilmez ve içilmez. Gün batımı ile iftar açılır.

Oruc süresince (12 gün boyunca) düğün,nişan,sünnet ve benzer törenler/etkinlikler yapılmaz, kurban kesilmez, et yenilmez, Kerbela Şehitleri’nin çektikleri susuzluğu hissetmek için su içilmez

Muharrem orucunun on ikinci gününden sonra ise On iki İmamlar ‘in ve bu yolda şehit olan bütün canların anısına on iki çeşit/veya daha fazla gıdadan oluşan Aşure Çorbası pişirilerek o yılki Muharrem Orucu noktalanır.

Yazımı bir Alevi sitesinden aldığım tanımla bitiriyorum.

” Muharrem orucu, insanın kendi iç benliğine yönelmesi, yanlışlarını-doğrularını, eksilerini-artılarını hesaplaması ve bütün bunların sonucunda daha iyiye, doğruya, güzele yönelmesine davettir. Nefsini terbiyeye, Hacı Bektaş Velininde buyurduğu gibi nefsini bilmeye vesiledir oruç…. ”

Oruç tutan bütün Alevi kardeşlerime hayırlı olsun, Allah kabul etsin.

Sevgi ve Saygılarımla,