Moskova bildiğiniz gibi Rusya’nın başkenti, Dünyanın beşinci büyük şehri.

Moskova’yı gezmek ve tam anlamıyla hissedebilmek için önceden biraz tarih çalışmakta fayda var, yoksa gezdiğiniz gördüğünüz yerler hakkında bilgi edinmeniz çok zor, çünkü genelde hiç bir yerde ingilizce bir dökümana rastlamıyorsunuz. O yüzden önceden Moskova’yı anlatan bir kitap edinerek gitmenizde fayda var.

Tabi en önemli mekan Kızıl Meydan, zaten burayı ve çevresini gezmeniz, kiliselere girmeniz ve dolaşmanız hepsi sadece 1 gününüzü alır.Burada Tarih Müzesi, Saint-Basile Katedrali,Kremlin Sarayı, Meçhul Asker anıtı, Lenin Mozelesi ve GUM Alışveriş merkezi bu merkezde ve hepsi yürüme mesafesinde birbirine çok yakın.

Nazım Hikmet’e ulaşmak için metroyu kullanabilirsiniz. Buradaki Metro herhalde Dünyanın en önemli metrosu, 160 istasyonu var, çok sık geliyor ve gideceğiniz her yere mutlaka bir metro bulabiliyorsunuz, 1935 senesinden beri devredeymiş ve inanılmaz faydalı.

Metro için Gişeye uğrayıp karta dolum yapıyorsunuz, 10 20 30 dolum gibi, nereye giderseniz gidin hepsi 1 1 düşüyor, fiyatı da çok ucuz, biz 10 dolum yaptık ve bitiremedik bile, içeri girdikten sonra değişimlerde ayrıca bir ödeme yapmıyorsunuz. Tam ne ödedik anımsamıyorum ama sanki 10 Dolar gibi bir para ödedik.

Moskova için en zor olan Trafik, müthiş bir trafik var, eğer Metro kullanmıyorsanız özellikle iş çıkış saatlerinde çok zorlanırsınız, bazen 10 15 km mesafeyi 3 4 saatte gitmeniz mümkün.

Taksi ise oldukça zor, İngilizce hemen hemen hiç yok, pazarlık edemiyorsunuz ve kazıklanma şansınız çok yüksek ve ciddi paralar ödeyebilirsiniz. Ayrıca bir çok korsan taksi de var, elinizi kaldırdınız mı duruyorlar ancak dediğim gibi gideceğiniz yerin Kiril alfabesi ile yazılmış bir adresi yanınızda mutlaka olmalı.

Para birimi RUBLE, ancak şu anda Dolar çok yükselmiş durumda, 1 Dolar 42 Ruble civarında ve daha da yükselecek diyorlar.

İnsanları biraz asık suratlı, çok yardım severler diyemeyeceğim. İngilizce bilmedikleri gibi sizi de çok anlamak için çaba sarf etmiyorlar. Hani yardım etmeye çalışsalar bile anlaşmanız çok zor, o yüzden Moskova’ya giderken mutlaka öncesinde biraz çalışmanız lazım, özellikle Metrosuna.

Yemek konusunda sorun yaşamayacağınız bir yer, hemen hemen her çeşit yemek bulabilme şansınız var, genelde İngilizce menüleri yok ama hepsi resimli, restoranlar da İngilizce bilenler biraz daha fazla, yani sıkıntı yaşamazsınız. Lokal yemekleri de var, onlardan tatmak isteyebilirsiniz, bizim mantıya benzeyen bir mantıları var, PELMİNİ diyorlar, mutlaka tadın çok lezzetli. Bir de tavuk suyu çorba mutlaka için derim, bizim Saray’ın tavuk suyu çorbasına benziyor, bol sebzeli bir şey.

Sigara konusunda 6 ay önce yasa çıkartmışlar, şu anda kapalı hiç bir mekanda, Alışveriş mekanlarında sigara içilmiyor ve çok sıkılar bu konuda, yani bizdeki gibi gevşek değiller, oteller dahil hiç bir kapalı mekanda sigara içilmiyor, sokaklarda serbest. Ancak şunu da ilave etmeliyim, sigara içimi neredeyse Türkiye’ye yakın, çok fazla insan sigara içiyor.

Moskova’da en çok dikkatinizi büyük binalar ve küçük pencereler çekecek, onun nedenini de arkadaşım Selcan şöyle izah etti, insanları bu büyük binalara koyup, küçücük pencerelerden dünyayı görmelerini sağlamaya, böylelikle de kontrol altında tutmak için böyle yapmışlar. Gerçekten devasa binalara göre minnacık camları görmeniz mümkün.

Moskova’ya gelenlere, 2 saatlerini ayırıp tekne gezisi yapmalarını tavsiye ediyorum, muhteşem bir tur oluyor, albümünü birazdan paylaşacağım.

Tabi Moskova deyince akla barları ve strip kulüpleri de geliyor, anlatılanları biliyorum, kendim hiç gitmedim ama oldukça eğlenceli olduğunu anlamak zor değil ancak ciddi bir para harcamanız gerekebilirmiş. Strip barlara kadın – erkek birlikte gidebiliyor.

Eski Arbat, yeni Arbat en önemli caddeleri, eski Arbat’ta aış veriş yapmanız mümkün, yeni Arbat ise daha çok yeme içme, eğlenme üstüne kurulmuş, burada da bir çok restoran, bar, strip kulüp, gece kulübü bulmanız mümkün.

Kremlin Sarayı tabi çok önemli ama çok az bir bölümünü gezebiliyorsunuz, o yüzden ne kadar değer bilmiyorum, ama meşhur Çan, kiliseler çok güzel, oraya kadar gidip bunu görmek isteyebilirsiniz, ancak çok kalabalık oluyor ve neredeyse yarım gününüzü yiyor.

Sonuçta Moskova bence öyle 1 haftalık falan gidilecek bir yer değil, dediğim gibi Kızıl Meydan ve çevresi, nazım Hikmet ve Tekne turu sizin en fazla 2 gününüzü alır. Ondan sonrakiler Bolşoy’da Bale seyretmek, Gogol’un evi, falan gibi tarihsel müzeleri biraz çalışanlar ancak bulup gidebilir. Şahsi tavsiyem 3 günlük bir tur Moskova için yeter de artar bile. 1 hafta biraz sıkıcı olabilir.

Sevgilerimle,