Hafta sonu adı, bizim için MİDİLLİ, yunanlılar için LESVOS olan adaya gittik. İki gün boyunca Cumartesi ve Pazar günü Adayı Ayvalık MEİS TUR’un düzenlediği tur ile gezdik ve inanılmaz güzel iki gün yaşadık.

Yaklaşık 450 fotoğraf çekmişim, sizler ile de bu fotoğrafların bir kısmını paylaşacağım, ANCAK şunu söylemeliyim ki, eğer Schengen’iniz var ise veya çıkartacaksanız, MUTLAKA bu adayı gezmelisiniz ve mutlaka bir TUR ile ve de özellikle MEİS TUR ile gezmelisiniz, neden derseniz….

Ben araştırma yaparken MEİS TUR’a google’da rastladım, fiyatına da çok şaşırdım ve pek inanmadım. Fiyat 99 Euro, buna feribot – bir akşam yemeği / müzik ve Sırtaki eşliğinde ve 2 tam gün özel arabayla gezme ve konaklama dahil. Siz sadece öğlenleri yemek ve kapı çıkış harcını ödüyorsunuz, bir de akşam yemeğindeki içtiğiniz içkiyi. Bu arada Kredi Kartına 5 taksit te yapıyorlar ( Garanti Bonus ).

O zaman çok pahalıya gelir diye düşünmeyin, çünkü bu adada en ucuz şey yemek ve içki. Özellikle her şey – mezeler – çokça geliyor, ucuz ve çok kaliteli, bizim 2 öğlen yemeği, akşam içki – Uzo – şu bu dahil harcadığımız tüm para inanın 50 60 Euro civarı, kişi başı. Balık veya Et fark etmiyor pek, gerçi biz iki öğlen de deniz ürünleri yedik ki, inanılmaz lezzetliydi.

Diğer önemli faktör, ADA turizm açısından çok zengin ancak İNANÇ turizmi konusunda, Kiliselerin hepsinin bir tarihi var ve bizim turumuzda rehberimiz HAKAN bizi öylesine bilgiler ve hikayeler ile donattı ki, biz kendi kendimize gezsek hiç bir şey bilmeden, sadece fotoğraf çekip dönecekmişiz. Buradan kendisine kocaman teşekkürü gönderiyorum, bilgisine hayran kaldım.

Özetle, Ayvalık’tan feribot ile 1,5 saat, bu tura mutlaka katılın derim, dediğim gibi fiyatına göre 2 gün yaşayacağınız şeyler çok ama çok ucuz, verdiğiniz her kuruşun hakkını da alıyorsunuz, düşünen arkadaşlarım ister google’dan bulabilir, isterse tur sahibi de bizimle beraberdi, kendisini arayıp detayları alabilir.

Cumartesi sabah 09:00 da feribot kalkıyor, Pazar akşamı 17:00 de de Midilli’den kalkıyor. Ve siz bu 2 günü her dakikası dolu dolu geçiriyorsunuz.

Kısaca size MİDİLLİ’nin tarihini ve Ada hakkında bir kaç bilgi aktarayım…

Midilli adasının tarihi çok eskilere Milattan Öncelere dayanıyor, Bizans Roma şu bu derken Fatih Sultan Mehmet tarafından 1462 de alınıyor ve tam 450 sene 1912 yılına kadar OSMANLI’da kalıyor. O yüzden adada bolca Osmanlı tarihi ile ilgili şey görmek mümkün. Sonra da mübadele karşılığı oradaki Türkler Ayvalık bölgesine, oradaki Yunanlılar da adaya geliyor ve tamamen Yunanistan’a geçiyor.

Ada öyle enteresan bir konumdaki, bir ucuna gidiyorsunuz ASOS’u görüyorsunuz, bir ucuna gidiyorsunuz ÇEŞME’yi görüyorsunuz, bir ucundan da AYVALIK.

Midilli adası Yunanistan’ın 3. büyük adası, tarımcılık, zeytin yağı, hayvancılık, balıkçılık çok yaygın ama esas İNANÇ Turizmi inanılmaz. İnanç turizmi derken, paskalyalarını kast ediyorum, buradaki kiliseleri o kadar meşhur ki, yazın özellikle Dünya neredeyse buraya akıyor.

Her bir kilisenin bir hikayesi var, ağırlıkla Ortodoks Kiliseleri… Ancak bunun yanında yazın denizin muhteşem olduğunu söylüyorlar, her taraf plaj, yazın öyle Mykonos’taki kadar çılgınca olmasa da, burası da çok kalabalık ve eğlenceli oluyormuş, her taraf BUTİK otel dolu, her birinin de kendi tavernası var.

Dediğim gibi yemek çok ucuz, özellikle deniz ürünleri çok taze, ahtapot – kalamar – karides ve her cins balık var. Uzo ucuz, lokantada bizim 20 lik rakı kadarına 7 Euro yazıyorlar.

Doğa muhteşem, zaten fotoğraflarda da göreceksiniz. Yemyeşil bir ada, bir çok köy UNESCO tarafından korumaya alınmış, hiç bir şey yapılmıyor, ben hiç 3 4 katlı bina görmedim, geneli düz ve en fazla 2 kat.

Midilli’de çalışma saatleri ilginç, sabah 7 veya 730 da başlıyorlar, öğlen yemek arası yok, sat 14:00 de iş bitiyor, yani paydos. Birçok dükkan saat 14:00 te kapanıyor. Barlar, lokantalar, tavernalar akşam dolu, borç içinde bir ülke güya ama yeme içme de sorun yok, gezme ve eğlencede de sorun yok.

Ada da şu anda yaklaşık 100.000 kişi yaşıyor, bir çok yerini gezerken ASOS’a, AYVALIK’a ne kadar benzediğini fark edeceksiniz. Ancak yazın ve paskalya zamanlarında tabi nüfus 5 e 6 ya katlanıyormuş.

Ada tertemiz, düzenli ve daha da önemlisi çok güvenli. Lokantalar ve dükkanlar da hemen hemen herkes Türkçe biliyor ve çok sıcakkanlı davranıyorlar, İki devletin sürdürdüğü NEFRET söylemleri, DÜŞMANLIK mesajları halkta yok, bunu Atina’ya gittiğimizde de yazmıştım, tam tersi sizinle sürekli gülen, şakalaşan bir millet, yani öyle bir korkunuz varsa gördüklerinize ve yaşadıklarınıza çok şaşırabilirsiniz.

Hava bu mevsim de biraz soğuk ama aynı İstanbul gibi, yani biraz sıkı giyinirseniz hiç bir sorun yok, bizden farkı hava tertemiz tabi, sadece bu adada 25 Milyon ağaç dikili, zeytin tabi en çok dikilen ağaç, o yüzden de zeytinleri ve zeytinyağları muhteşem…

Neyse daha fazla uzatmayayım, sizler ile albümü de paylaşayım, ama fotoğraflara bakmadan bu yazıyı okumanızı istedim, çünkü yazıyı okuduktan sonra ADAYI ve paylaştığım fotoğrafları daha rahat anlayabilirsiniz.

Sevgiler & Saygılar