Bu sene düzenlenen Automekhanika’yı hem ziyaret, hem de Bayimiz ve Müşterilerimiz ile görüşmek için Madrid’e gittim. Daha önce İspanya’da sadece Barcelona’yı – o da yaklaşık 16 17 sene önce – ziyaret etmiştim ve çok beğenmiştim.

Madrid’i anlatmadan önce çok kısacık biraz İspanya hakkında bilgi vereyim. İspanya tarihte hep en önemli ülkeler içinde yer almış, özellikle Avrupa’nın sonunda olması ve Okyanusa açılan ülke olma avantajını iyi kullanmışlar ve özellikle keşifleri ile çok ön plana çıkmışlar.

Gerçi biz Kristof Kolomb’dan daha önce Amerika’yı keşfetmişiz ama bundan İspanyolların haberi yok sanırım, çünkü hala kendileri keşfettiklerini düşünüyorlar. Kraliçe Isabella bilse bu desteği sanırım müslümanlara verirdi, neyse …

İspanya’nın bir başka ilginç yönü de, bu deniz seferleri yoluyla İspanyolcayı bütün Dünyaya yaymaları, bugün İspanya dışında tam 21 ülke İspanyolca konuşuyor, ana dilleri yani. Güney Amerika’da Brezilya dışında bütün ülkeler İspanyolca konuşuyor.

Peki böyle bir ülkeyi yılda kaç kişi ziyaret ediyor biliyor musunuz, yaklaşık 60 MİLYON kişi ki bu asyı her sene artarak devam ediyor.

Gelelim Madrid’e …

Başkentleri, yaklaşık 4 milyon insan yaşıyor. İstanbul’dan 3,5 – 4 saatlik bir uçuş ile Madrid’e varıyorsunuz.

Oradan otelinize gideceksiniz, Taksiler 30 Euro ile başlıyor, havaalanı şehre 25 – 30 dakikalık bir mesafede, 5,5 Euro’da inişte alıyorlar, yani 35.5 Euro’ya otelinize son derece konforlu arabalar ile varıyorsunuz. Metroyu bilen varsa daha da kolay ve tabi daha ucuz.

Ben daha önce Madrid’e gelmediğim için oteli biraz şans eseri yaptım,booking.com‘dan yaptım ve o kadar isabetli bir seçim yapmışım ki gidecek arkadaşlarıma hemen önerebilirim. HOTEL REX, tam Madrid’in göbeğinde, ve son derece temiz bir otel, 4 gece kaldım, ödediğim miktar 237 Euro. Eğer siz kendiniz gideceksiniz, çok ama çok iyi bir seçim olduğunu söyleyebilirim. Bu fiyata kahvaltı ve vergiler dahil ki, kahvaltısı son derece güzel.

Otelinize yerleştiniz, sonra ne yapacaksınız, tavsiyem hemen 12.20 Euro ödeyerek 10 seferlik kullanacağınız bir METRO bileti almak olmalı.

Her yere Metro var, hemen hemen bütün tarihi ve gideceğiniz yerlerin dibinde durakları var, yani Metro bileti ile Madrid’de hiç durmadan seyahat edebilirsiniz. Geçişler sırasında para ödemiyorsunuz. Hiç taksiye ihtiyacınız yok. 12 farklı istikamete giden metro ile çok hızlı bir şekilde gezebilirsiniz.

Ben genelde yerler hakkında bilgi vermiyorum, çünkü zaten Madrid’e giden mutlaka bir kitap almıştır veya en azından internette mesela tripadvisor ile gidilecek yerlerin listesini çıkarmıştır diye düşünüyorum. Ancak TUR ile gidiyorsanız, onların istekleri doğrultusunda geziyorsunuz demektir ki şunu da söylemeliyim, MÜZELER dışında hemen hemen hiç bir yere para ödemiyorsunuz, o yüzden kendiniz gezebilirsiniz.

İnsanları müthiş sıcakkanlı, misafirperver, zaten bize çok benziyorlar, bir çoğu ingilizce biliyor, yani dil sorunu yaşamazsınız.

Tahmin edeceğiniz gibi eğlenceleri de bize benziyor, doğru mu bilmiyorum ama ördüğüm kadarıyla sanırım doğru, sadece Madrid’de, tüm Avrupa’dan daha fazla pub-cafe var deniyor. Gerçekten her sokak, her cadde cafe ler ile dolu, akşamları eğlencesi müthiş, sokaklar da her taraftan müzik sesleri geliyor ki havalar tam ısınmadığı halde bu kadar dolu, yazın nasıl olacağını tahmin bile edemiyorum.

Yemek konusunda da sıkıntı yaşamazsınız, her çeşit yemek var, ama hani İspanyol yemeği derseniz, Paella ilk sırada gelir, bir de bizim Ocakbaşı tarzı mezeleri var ki bu meze gruplarına Tapas diyorlar, farklı farklı mezeleri yan yana getirip size sunuyorlar, her ikisi de müthiş lezzetli.

Trafik pek sorun değil, metro trafiğin büyük bir yükünü alıyor, ben hiç trafik sıkışıklığı görmedim. Trafik kurallarına da müthiş saygılı olduklarını eklemeliyim.

Ben Madrid’i diğer Avrupa ülkelerine göre daha ucuz buldum, 10 15 Euro’ya çok leziz yemeler yeme şansınız var, kıyafetler de öyle, aşırı pahalı değil.

Kendileri gezmeye giden arkadaşlarıma şiddetle MADRID BUS turunu almalarını öneririm, 21 Euro bilet ve sabah 09:00 – Akşam 22:00 arasında istediğiniz yerde inip, istediğiniz yerden tekrar biniyorsunuz, yaklaşık 20 tarihi yeri size gezdiriyor, mutlaka yapılması gerekli ve hatta ilk günde yapılması gerekli şeylerden birisi. daha sonra nereleri ziyaret etmek istediğinizi görebilme şansı veriyor.

Madrid için sizlere önereceğim kısa bilgiler bunlar, gezilecek yerleri kendiniz ayarlamalısınız ama ben size hemen bir kaç kesin öneri yapayım, mutlaka RETIRO parkını gezin, TELEFERİĞE binin ve SOL meydanında bulunun.

Bu yerler ile ilgili fotoğrafları gördüğünüzde zaten neden önerdiğimi anlayacaksınız, ha bir de tabi FUTBOL tutkunları, Real Madrid’in artık futbolu bile aşıp MÜZE haline getirdiği Santiago Bernabeu TURUNU mutlaka yapın derim. Benim en çok şaşırdığım, ben gezerken gezen kadın sayısı, erkek sayısının iki katıydı, turun bedeli 19 Euro ama sonuna kadar değiyor, en tepeden başlayıp, saha içine ve soyunma odalarına kadar geziyorsunuz. Muhteşem organize bir tur ki bu turu ayrı bir albümle aktaracağım sizlere.

Madrid için yazacaklarım bu kadar, ben gerçekten çok ama çok beğendim, yazın çok daha keyifli olacağına eminim. Gitmeyi düşünen arkadaşlarım varsa dediğim gibi MUTLAKA bu planlarını gerçekleştirsinler, kesinlikle pişman olmazlar.

Sormak istediğiniz bir şey olursa hiç çekinmeden sorabilirsiniz, elimden gelen yardımı ve bilgiyi vermeye çalışırım.