Biliyorsunuz bazen seyrettiğim dizilerdeki ilginç olayları sizlere aktarmaya çalışıyorum.

Madam Secretary diye çok severek seyrettiğim bir dizi var.

Dizinin son bölümü bana çok ilginç geldi. Sizler ile de paylaşmak istedim.

ABD’nin Bulgaristan Elçiliğinde bir olay oluyor. O anda elçilikte olanlara geçici bir sağırlık yaratan sonik bir olay. Hemen Rus saldırısı olarak düşünülüyor.

Haber ABD’ye varınca, ABD Başkanı yetkilileri toplayıp bunun Rus saldırısı olup olmadığını soruyor, önce kimse yanıt veremese de, sonradan bir Rusun da işin içine karıştığı ortaya çıkıyor, bu sırada FBI da gerekli çalışmaları yapıyor.

ABD Başkanı basının önünde Ruslara Nükleer Füze ile saldıracağına dair bir açıklama yapınca önce ABD’li Bakanlar, sonra Rusya büyük bir panik yaşıyor.

ABD Başkanı bununla da kalmıyor, daha olayın ne olduğu araştırılmadan Rusların 5 tane uydusunu vurmayı emrediyor, bunu yapmayacağını söyleyen Savunma Bakanını işten kovuyor.

Bu sırada FBI olayın bir saldırı olmadığını, farklı bir nedenden kaynaklandığını ispat etse de ABD Başkanı o uyduların vurulmasını emrediyor.

Bunun üzerine Başkan Yardımcısı ve 15 Bakan toplanıp oylama yapıyorlar ve Başkanı 4. maddeden dolayı görevden alıyorlar.

Ancak bir madde daha var, o da 3. madde, eğer Başkan bir sağlık kontrolünden geçer ve kuruldan sağlıklıdır raporu alırsa görevine dönebileceğini söyleyen madde ama bunun uygulanması için Başkanın kendisinin başvurması lazım.

Başkan çaresiz bu maddeye başvuruyor …

Buraya kadar özetlediğim şey dizi..

Bundan sonrası daha ilginç, Başkana konan teşhis MENENJİOMA.

Şimdi bu nedir derseniz, bir çeşit BEYİN TÜMÖRÜ. Genellikel 60 yaş üstünde görülürmüş. Yaş ilerledikçe artma eğilimi gösterirmiş.

En büyük belirtisi Kişilik Değiştirmeymiş. Görme sorunları, kol ve bacaklarda ağrı, duyu kaybı diğer göstergeleri.

Yani Başkanın o hareketlerinin ve verdiği kararların belirtisi Kişilik Değiştirmesinden kaynaklı.

Tabii bu bir dizi, ABD kendi Anayasasını nasıl uyguladığını göstermek için böyle bir dizi çekmiş.

Peki ya körü körüne Başkanlarına, Liderlerine bağlı olanlara ne demeli? Onların verdiği kararları kim sorguluyor, kim sorgulayacak?

Öylesine ilgimi çekti ki, hani bazı ülkelerde bir dediği, bir dediğini tutmayan, dün yaptığıyla bugün yaptığı arasında dağlar kadar fark olan yöneticiler varsa ne olacak?

İşte seyrederken böyle delice sorular geldi aklıma, sonra BAŞKANLIK sistemi geldi gözlerimin önüne, TEK karar verici olması.

Dizi de diyor ki ” Siz kimsiniz, ben ABD’nin Başkanıyım, benden daha güçlü kimse yok bu dünyada, ne dersem onu yapacaksınız. “

Ne dersiniz?