Hafta sonları genelde siyaset yazmamaya özen gösteriyorum, zaten hafta içi yeteri kadar siyaset yazıyorum, gazetelerde okuyorsunuz, televizyonda dinliyorsunuz, Facebook’ta veya diğer sosyal medyada yeteri kadar siyaset yer alıyor.

Sabah gazeteleri okuduğumda pek siyasi haber de yoktu, gündem yavaş, gündemi şu anda ayakta tutan aslında iki konu var, birisi KADIN, diğeri TÜSİAD konusu.

Ben bugün KADIN konusunu yazacağım…

Biliyorsunuz işim gereği bir çok ülkeye seyahat ediyorum, bu ülkeler farklı kıtalarda ve zenginliklerde olan ülkeler de olabiliyor. Panama’ya seyahat ettim, geldim Kenya ve Gana’ya gittim, sonra döndüm Suudi Arabistan’ı ziyaret ettim, oradan Singapur’a geçtim.

Çok seyahat ettiğinizde, gittiğiniz ülkenin zenginliği, yaşam biçimi, siyasi durumu, insanları, dinleri gibi bir çok şeyi izleme, görme ve yaşama durumunda kalıyorsunuz.

En azından medeniyet, demokrasi konusunda, insanların birbirine saygısı konusunda izleyip o ülkeleri kendi ülkenizle karşılaştırma şansınız oluyor, benim gibi yazmaya meraklıysanız da, bunları ifade edebilme şansınız oluyor.

İzlenimlerimin sonucu; Türkiye bugün KADIN konusunda şu ana kadar gittiğim ülkeler içinde son sıralardan bir yerdedir. Bunu her hangi bir siyasi taraftarlıkla yazmıyorum, bana inanın bir parça Suudi Arabistan’ın önündedir.

Bugün KADIN konusunda bu iktidarın yapmak istediği şey, Suudi Arabistan modeline dönmeye çalışmaktır, yani Kadının evinde olduğu, çalışmadığı, ortalıkta dolaşmadığı, her şeyin EGEMEN erkek dünyası olan bir ülke haline gelmesidir.Kadın sadece çocuk doğurmalıdır, hatta 3 5 6 tane, o çocuklara ANNELİK yapmalıdır.

Kadın için şu 3 4 yılda söylenen sözlere bakın …

– Kadın mı kız mı bilmem …
– Kadın iffetli olacak, kahkaha atmayacak…
– Kadın – erkek eşitliğine inanmıyorum …
– Kadına şiddeti abartıyorsunuz ..
– Kadın boşanmamalıdır …
– Kadın çalışarak fuhuşa destek oluyor …
– Kadın ahlaklı olsun, kürtaj yaptırmasın …
– Kadın çalıştığı için işsiz sayısı yüksek..
– Kadın annelik kariyeri içinde kalmalıdır …
– Kadın spikeri izlemek günahtır …

Daha bir çok var da, bunları Melis Alphan özetlemiş, ben de onun yazısından aldım.

İşte KADINSIZ bir DÜNYA yaratmaya çalışmak budur.

Ben o KADINSIZ dünyayı gördüm, yaşadım, 5 6 gün de olsa bana yetti.

Her tarafı erkekler ile dolu bir yaşam, KADININ araba bile kullanamadığı bir ülke, bunu da yazdım anımsayacaksınız.

Bunun yanında KADININ çok özgür olduğu Singapur’u da gördüm, 8 gün kaldım. Kadına gösterilen saygı, özgürlüklerine gösterilen yaklaşım, kıyafetlerinden yaşam tarzlarına kadar gezdiğiniz her yerde yaşadığınız özgürlükler.

Biz bu medeni dünyayı terk edip, KADINI kapatmaya çalışan, sesi çıkanı da ÖLDÜREN bir toplum haline geldik ve bu insanlar bu kararları DEMOKRASİ adına seçimlerde Halkımız bize bunu yapma yetkisi verdi diye yapıyorlar, ve maalesef DEMEÇLER dışında kadınlarımız da bir şey yapamıyor.

Kadının önce KADIN olduğunu, sonradan ANNE olduğunu bile hiçe sayıyorlar..

Neyse uzatmayayım, özetle demek istediğim, LÜTFEN kadınlarımıza dokunmayın, bırakın kaç çocuk isterlerse o kadarını yapsınlar, bırakın istedikleri işte çalışsınlar, bırakın ne isterlerse onu giysinler, bırakın kendi kararlarını kendileri versinler., bırakın sevmiyorlarsa boşansınlar, yeni hayat kursunlar, bırakın iş dünyasında ne kadar ileriye gidebiliyorsa gitsinler..

Anne olmak isteyene, 5 çocuk yapmak isteyene bugüne kadar kim karışmış ki, bugüne kadar kadının çalışmak istemeyip te zorla kocası tarafından çalıştırıldığını siz hiç duydunuz mu?

Ben ANNE olmak istiyorum, çalışmak istemiyorum diyen kaç kadına bugün şiddet uygulanmış?

Kadının özgür olduğu bir toplum her zaman MEDENİYETE daha yakındır, KADINI yok ettiğinizde, size saçma sapan bir ERKEK dünyası kalır ve inanın bu dünyada hiç bir ERKEK mutlu olmaz, olamaz …..

Sevgiler & Saygılar