İki aylık bir aradan sonra tekrar Facebook’a döndüm. İnsanın ne kadar sevildiğini ve arkadaşlarını ne kadar özlediğini anlayabilmesi için demek ki arada böyle aralara gereksinim varmış, hem ben çok mutlu oldum, hem seven arkadaşlarım beni çok onore ettiler. Buradan bütün arkadaşlarıma göstermiş oldukları sevgi ve güzel sözler için teşekkür ederim.

Facebook’ta dolanırken sevgili arkadaşım Alev‘in muhteşem bir fotoğrafına denk geldim, fotoğrafın altındaki yazı ise bu yazıyı yazmama neden oldu.

Kaç yüzümüz var?

Bu soruyu belki ilk kendinize sorduğunuzda garip gelebilir, hatta yanıt veremeyebilirsiniz, insanın kaç tane yüzü olur, bir tane yüzü vardır. Ancak biraz daha ince düşünüp, kendinizi irdelediğinizde aslında bazen ve/veya gerektiğinde farklı yüzler takındığımız sonucuna ulaşabilirsiniz.

Örneğin; çok sevdiğiniz birisi ile yaptığınız sohbet ile sevmediğiniz birisi ile yapmış olduğunuz sohbette yüzünüz farklıdır. Bu da doğal, çünkü yüz ve mimikler duyguları yansıtır. Kimi zaman hiç mutlu olmadığınız bir ortamda mutsuzluğunuzu saklayacak bir mutlu yüz yaratırsınız.

Genelde uzun dönem evli olanların bu yüz konusu daha da ilginçtir. Eşiyle sorunları olan insanlar kadın-erkek fark etmez, dışarıya bir yere gittiklerinde asıl yüzlerini genelde evde bırakırlar, dışarı çıkıldığı anda yapmacık bir yüz alınır, mutlu, keyifli bir yüzdür bu, kimse algılamasın diye oldukça uğraşılır.

Örneğin; erkekler telefonda eşleri ile, sevgilileri ile ve kız arkadaşları ile hep farklı yüzler ile konuşur. Bir kişiyi telefonda konuşurken izleyin, yüzünü inceleyin sadece, o anda keyifli mi, mutlu mu, mutsuz mu, konuşmasında takındığı yüzünden anlarsınız, hatta biraz daha ileri gidip kimle konuştuğunu bile tahmin edebilirsiniz Ses tonundan, tınısından, yaklaşımından.

İş yerinizi düşünün, birden farklı yüzle yaşamıyor musunuz hayatı? Nefret ettiğiniz bir patronla çalışıyorsanız, veya iş yerinizde sevmediğiniz insanlar varsa onlara karşı gösterdiğiniz yüz ile o anda sevgilinizin, kankanızın arkadaşınızın aradığı andaki yüzünüz birbirinden ne kadar farklı değil mi?

Bütün bunların nedenleri vardır mutlaka, duygu yoğunluğu, sevgi derecesi, ama bir yüzümüz var ki kimseyi kandıramayız, o da kendimize gösterdiğimiz yüzümüz. Kendimize ne kadar dürüstüz?Aynaya baktığınızda gördüğünüz yüzümüze karşı ne derecede dürüstüz? İşte bunun yanıtını verebilecek tek kişi siz siniz, diğerlerinde hep rol yaparsınız, umurunuzda da olmayabilir ama kendinize karşı rol yapamazsınız.

En önemlisi de budur, kendinize neyseniz öyle davranın, mutsuzken mutlu bir yüz, mutluyken mutsuz bir yüz olmayın. Etrafınızdaki herkesi kandırabilirsiniz, sorun olmaz ama kendinizi kandırmanın size sağlayacağı hiç bir yarar yoktur.

Aynada baktığınız yüzü inceleyin, neyseniz o olun.

Sevgilerimle,