Singapur’da bir iş seyahatinden sonra Parka gittim…

Harika bir park, heykeller, yeşillik, göl var, şahane bir yer ….

Tarihi olduğunu düşündüğüm bir mekan gördüm, oraya doğru yürüdüm, sanatsal heykeller var parkın içinde…

Baktım bir sürü çocuk, küçücük, aralarında dolaşıyorlar, tırmanıyorlar, oynuyorlar…

Fotoğraf çekmek istedim, cep telefonumu kaldırıp poz ayarlarken, kadının biri koşarak yanıma geldi …

– Ne yapıyorsunuz siz?

Şaşırdım, hatta utandım, kekeleyerek..

– Yanlış anlamayın, sadece çocukların fotoğrafını çekecektim.

Dedim ..

Kadın bana baktı, herhalde niyetimin kötü olmadığını anladı ve dedi ki…

– Kusura bakmayın, niyetiniz belki kötü değil ama izin veremem, çünkü çocukların fotoğraflarını çekmeniz izin almanız gerek, izin almadan burada hiç bir çocuğun fotoğrafını çekemezsiniz.

Peki dedim, biraz çocukları seyrederek oradan ayrıldım, tek bir kare çekmeden …

Bu sadece Singapur’da değil, Dünyanın bir çok yerinde böyle..

Pınar ile Venedik’te tekneye bindik, yanımızda pusette şahane bir çocuk var, annesine işaret ettim, fotoğrafını çekebilir miyim diye, HAYIR dedi …

Bizde ise o kadar sıcakkanlı ve art niyetsiz ki, yeri gelir çocuklarımızı milletin kucağına bile veririz….

Bunları yapmayalım demiyorum, paranoyak bir yaşam da olmasın ama maalesef bugün artık bu noktaya geldik….

Ben artık bir çocuk sevmeye korkuyorum, acaba yanlış anlarlar mı beni diye düşünüyorum ….

Haksız mıyım bilmiyorum …