İlişkilerimizin ölçüsü nedir? Bir ilişkiye ” güzel “diyebilmenin, ” harika gidiyor ” diyebilmenin kriterleri nelerdir? Neden sohbetlerimiz de ilişkimizi tanımlarken hep ilk anlardaki heyecana bakarak mukayese ederiz? Ben kendimce bu noktada bir tanımlama yapmak istiyorum, katılır mısınız bilemiyorum.

İlişkiye başlangıçlar, hatta başlama kararı ilişkilerin ilk kriteridir. Hayatınızda kimse yoktur, yaşamınıza birisini almak istersiniz, sizi anlayan, dinleyen, paylaşan birisini. Seven özellikle demedim, sevgi ilişkiye başladıktan sonra şekilleneceğine inandığım bir şey olduğu için demedim. Önce inanmak ve güvenmek istersiniz. Sizinleyken mutlu olduğuna, onunlayken mutlu olduğunuza. Bu da zamanla sevgiyi yaratır. Sevgi emek ister sözü de bu anlamda ortaya çıkmıştır. Emek verirsiniz, karşılığını aldıkça da daha fazla verirsiniz. O yüzden ilk aşamada hissetmeniz gereken o kişinin sizin varlığınızdan mutlu olduğunu ve o kişiyle geçen zamanınızda da sizin kendinizi mutlu hissetmeniz önemlidir.

Kararınızı verirken kendinizce belirlediğiniz kriterleriniz vardır. O yüzden her karşınıza çıkanla sevgili olmazsınız. O kişiyi bir süre izlemeniz, kişiliğini öğrenmeniz, karakterini, davranışını ve tabi hepsinden önemlisi sizi neden istediğini anlayabilmeniz önemlidir. Bunlardan emin olduktan sonra ben bu ilişkiyi yaşamak istiyorum diyebilirsiniz. Ve bu kararı verdikten sonra artık sonu ne olursa olsun almış olduğunuz kararın arkasında Pişmanlıklar yaşamadan durabilmelisiniz, çünkü siz bu kararı alırken kendi başınıza alıyorsunuz, sizi kimse bu ilişkiyi yaşamak için zorlamıyor. Erken alınmış bir kararsa bu da sizin sorumluluğunuz da, yeteri kadar tanımadan almış olduğunuz bir birliktelik kararı sizin eseriniz, asla karşınızdakini suçlamayın.

Diyebilirsiniz ki, benim tanıdığım kişi bu değildi, zamanla değişti, bana farklı yüzünü gösterdi, o zaman her şey mükemmeldi ama sonra değişti. Bunun gibi bir çok neden sıralanabilir ama şu gerçek değişmez, ilişki kararını siz verdiyseniz, bunlara da hazırlıklı olmalısınız. İnsanların değişebileceğini hesaba katmalısınız. Siz de değişiyorsunuz, sadece karşınızdaki insanın değiştiğini düşünmeyin.

Ben ilişkileri en çok zorlayan şeyinbeklentiler olduğunu düşününlerdenim. Örneğin; ilişkinin ilk günlerinde birbirini tanımak için harcanan zamanın hep yanıltıcı olduğunu, ilişkinin gerçek boyutunun tanışma bölümünün aşıldıktan sonra rutine binen kısmında yaşandığını düşünüyorum. Hayatını hiç bilmediğim bir sevgili adayını tanımak için harcadığım çaba bir sevgi göstergesi olarak algılanmamalı, ama sizler de hak vereceksiniz ki ilk günlerde sıcak ve sık yaşanan sohbetlerin, günlük, rutin yaşam içinde azalması ve paylaşımların daha çok ikili yaşama dönmesi kadar normal bir şey olamaz. Halbuki, bu bir çok kişi tarafından eskiden şöyleydi, böyleydi diye tanımlanır, sanki hep öyle devam etmesi gerekiyormuş gibi bir beklenti oluşur.

Özetle, ilişkiye başlama kararı aldığınızda sonucu ne olursa olsun pişman olmayacağınız bir karar olmalı. Bu yaşayacağınız ilişki de mutsuz da olabilirsiniz, keyifsiz anlar da yaşayabilirsiniz ama sorun değil, siz istediniz bunu, yaşamak istediniz, bunu hiç bir zaman göz ardı etmeyin. Eğer bugün herkes yaşama kararı aldığı ilişkinin üç ay sonra, altı ay sonra nasıl olacağını görebilseydi, sanırım hayatın hiç bir anlamı kalmazdı. Hayat değişimler ve sürprizler ile dolu. Önemli olan sizin kendi kendinize vermiş olduğunuz kararlardan pişman olmamanızdır. İSTEDİM ve YAŞADIM demenin mutluluğunu yaşayın …..

Sevgilerimle,