Bir önceki yazımda 1-8 Ağustos tarihleri arasında Hırvatistan’a tatile gideceğimizi yazmıştım. Tatilimizi Pazar günü tamamladık ve saat 18:30 gibi Atatürk Havalimanından ayrılarak evlerimize geldik. Yaklaşık 1500 fotoğraf çekmişim, hazırladığım özet fotoğrafları http://www.halukilhan.com/ sitemde bulabilirsiniz. Her ne kadar olumsuz bir takım olaylar ile de başlasak, kısa zamanda çözümler bulduk. Çok doğal olarak şimdiye kadar ilk defa birlikte tatil yapan üç ayrı çiftin, sıkıntılı ve gergin anları da oldu, ama onları da atlattık ve gezimizi kazasız, belasız tamamladık.

Öncelikle şunu söylemek isterim ki, bu gezimizde bize en büyük yardımı internetten araba kiraladığımız İzidor Arcanin’in yaptı. Ondan sadece araba kiraladık ama o havalimanına geldi, bizi karşıladı, otellerimizi ayarladı, dönerken de yine aynı şekilde bizi yine ücretsiz havalimanına bıraktı. Aslında sadece o değil, neredeyse Hırvatistan’da karşılaştığımız, sorduğumuz insanların ne kadar yardımsever olduğunu gördük. Eğer aranızda Dubrovnik’e gitmeye karar veren olursa İzdor ile temasa geçmesi yeterli olacaktır. Ne istediğinizi söyleyin, o temin etsin; araba, motor, bot, ev, otel, vs …

Hırvatistan turizm gelirinin ve turistin farkında bir ülke. Her yer tertemiz, ulaşımdan otellerine kadar bir çok olayı çözmüş, eski tarihine sahip çıkmış ve halkı bunların farkında.

Oteller pahalı, biz pansiyon kiralamayı düşündüğümüz için otel rezervasyonu yapmadık, sağolsun İzidor’un tanıdığıTalia’nın harika apartmanında kaldık. Geceliği 45 Euroödedik. Tertemiz, içinde mutfağı olan kocaman bir oda. Onun dışında da hep pansiyon-apart’larda kaldık ve 30 – 45 Euro / oda başı ödedik. Yani konaklama maliyetimiz oldukça ekonomik oldu.

Neyse, seyahat notlarına döneyim. Aksilikler ile başladık dedik, en büyük aksilik Pınar’ın Hırvatistan’a girememesiile başladı. Hırvatistan’a vize olmadığı için Pınar’da pasaportunu kontrol etmemiş, hadi o etmedi, Atatürk Havalimanından ayrılırken polis ve güvenlikte farketmedi ve biz Dubrovnik Havalimanına geldik, ben geçtim, Pınar geçemedi. Yapacak bir şeyimiz olmadığından Pınar’ı aynı uçakla geri gönderdiler.

Ne yapacağımızı şaşırdık, Pınar İstanbul’a döndükten sonra Pazartesi günü pasaportunu halletti, Salı sabahı daBosna-Hersek Saray Bosna’ya uygun bilet buldu. Biz de Salı sabahı gidip Pınar’ı oradan alıp tatile devam ettik. Sonuçta Pınar sadece Dubrovnik’teki Elephanti Adalar turunu kaçırdı.

Hani herşey de bir hayır vardır derler ya, bizim normalde gezi planımızda olmayan Bosna- Hersek, bu sayede bize de nasip oldu ve biz de Mostar ile Saraybosna‘yı görmüş olduk.  Bu iki, yer ile ilgili seyahat notlarımı okumanızı tavsiye ederim, çünkü Mostar köprüsü ve Saraybosna’daki Tünel çok ilginizi çekecektir.
Bu talihsiz ( Pınar açısından ) ama bizim için daha fazla yer görmemize neden olayın dışında size bizim gezdiğimiz yerler hakkında genel bilgiler vereyim. Gezdiğimiz yerleri ayrıca yazacağım, fotoğraflarını da http://www.halukilhan.com/ adresinde görebileceksiniz.

Hırvatistan beş bölgeden oluşuyor. Dubrovnik – Zadar arası da bizim gezdiğimiz Dalmaçya bölgesi, kuzeyi Istra ve orta kısmı üç ayrı bölgeye bölünmüş durumda. Dubrovnik Zadar arası 550 km civarı. Ortada Split şehri var. Zaten Dalmaçya’nın üç önemli şehri var, Dubrovnik, Split ve Zadar.

Dalmaçya kıyılarında bin küsur ada var, bir çoğunda insan yaşamıyor. En önemli adaları Hvar, Brac, Mljet, Korcula ve Konati adaları. Hvar bugün eğlencesi ile Mykonos’a rakip durumda, Brac adasının güneyinde bulunan Bol burnu ve plajı ise herhalde dünyadaki önemli sahillerden birisi, bizim Ölüdeniz’i andırıyor. Diğer adaların da mükemmel fotoğraflarını ve turlarını gördük ama hepsini gzmek için ya çok uzun kalmamız lazımdı veya araba yerine bir bot kiralamamız lazımdı. Aslında bot kiralamanın da o kadar pahalı olmadığını maalesef son günümüzde öğrendik 🙂

Hırvatistan’ın para birimi KUNA, 1 Euro yaklaşık 7 Kunaediyor. Havası aynı Türkiye gibi, ana nem sıfır, bu da bizi çok şaşırtan unsurlardan birisi oldu. İstanbul – Dubrovnik uçakla yaklaşık 1,5 saat. Oradan Mostar arabayla 3 saat, Mostar Saraybosna arasıda yaklaşık 2 saat. Yollar çok virajlı olduğundan bu kadar sürüyor, yoksa kilometre olarak çok fazla değil. Dubrovnik Split arası yaklaşık 2 saat, Zadar’da Split’ten yaklaşık 3 saat sürüyor.

Araba kiraları birbirine yakın. Mesela biz 9 kişilik bir Citroen Jumper kiraladık, 6 günlük kirası bize 750 Eurooldu, üç kez depoyu doldurduk, ortalama 70 Euro’dan 210 Euro’da eurodisel tuttu. Yani araba ve mazot toplam maliyeti bize 1.000 Euro oldu. Bunun yanında şehir içinde otobüsleri kullanabilirsiniz. Bileti otobüste alırsanız 10 kuna, gişeden alırsanız 8 kuna, bir bileti 60 dakika kullanabiliyorsunuz. Günlük bilet ise 25 kuna. Bir saatlik şehir turu 90 Kuna, ama göreceğiniz yerler çok sınırlı. Daha fazla bilgileri seyahat notlarımda bulabilirsiniz.

Yemek konusuna gelince; deniz ürünleri seviyorsanız buradan daha mükemel bir yer bulamazsınız. İlk gün Dubrovnik’e geldiğimizde gördüğümüz ama önünde çok kuyruk olduğundan yemek yiyemediğimiz restoranda ( sadece deniz ürünleri var, balık bile yok ), son gece Pınar ile birlikte yemek yeme şansı bulduk. İnanılmazdı, yedikten sonra neden bu kadar kalabalık olduğunu ve insanların bir çok yer dolu bile değilken neden buraya gelip kuyruğa girdiğini anladık. Lezzetine göre de fiyatları oldukça uygundu. Bunun dışında ne yemek isterseniz var ama bizim grubumuz biraz Pizza ağırlıklı oldu 🙂 Bir pizza yaklaşık 40 Kuna, bira da 15 Kunacivarı. Burada bira neredeyse kola ve sudan daha ucuz ve oldukça lezzetli.

Bu seyahatimizle ilgili şunu söyleyerek genel bilgileri bitiriyorum. Dalmaçya bölgesini kesinlikle araba veya bot kiralayarak gezmelisiniz. Aksi takdirde sadece gittiğiniz bölgede kalırsınız ki inanın bana hiç bir şey görmeden gelmiş olursunuz. Örneğin Dubrovnik bir günden fazla gezilecek bir yer değil, tabi eğer adalara gidip gelmezseniz, yakın adalarda en fazla bir kaç gün. Yani yedi günlük bir Dubrovnik turunu kesinlikle tavsiye etmem.

Dediğim gibi; 1500’e yakın fotoğraf çekmişim, diğer arkadaşlarım da çektiler, bazı fotoğraflar benzer hatta aynı bile olabilir ama farklı olanlar da var. Ben kendi çektiğim fotoğrafları sitemde, http://www.halukilhan.com/ da yayınlıyorum.

Umarım seyahat notlarımla birlikte hem okumaktan, hem izlemekten memnun kalırsınız.

Sevgilerimle,