Size bugün önce ANNE olmak, sonra da KARDEŞ verebilmek uğruna mücadele eden bir kadın arkadaşımın hikayesini anlatacağım. Benzer hikayeler mutlaka çoktur çevrenizde, arkadaşlarınız arasında. Benim uzun zamandır tanıdığım bu arkadaşımın hikayesi ve mücadelesi gerçekten beni çok etkilediği için kendisinden aldığım izinle hikayesini yazmak istedim.

Adını paylaşmayacağım, sonuçta adı önemli değil, burada vermek istediğim mesaj yaşam mücadelesi.

Arkadaşım bugün 39 yaşında, sevgili eşi ise 45. Allah daha uzun devam ettirsin 21 senelik mutlu bir evliliği var.

Dolayısıyla hikayemize 21 sene öncesi ile başlıyoruz, yani sene 1990. Kadın 18, Erkek 25 yaşında. Bir AŞK evliliği. Ancak kadının reglleri çok düzensiz ve koyulan bir teşhis var, erken yumurta yetmezliği. Evlenmeden önce de bunu biliyor ve o zaman sevgilisi ile bu durumu paylaşıyor. Adam bu sorunu hiç dert etmiyor, arkasında, seviyor ve evleniyorlar.

Uzunca bir süre bir çok tedavi uygulanıyor ama fayda etmiyor, kadın hamile kalamıyor. Artık pes edip tedaviyi bırakıyorlar.

2002 senesinde, yani tam 12 sene sonra Kadın bir gün hamile olduğunu öğreniyor. Tedaviyi kestikten seneler sonra. Müthiş bir heyecan, coşkulu bir sevinç.

Ve bir ERKEK çocukları dünyaya geliyor. Bugün 9 yaşına gelmiş bir delikanlı. Üstüne titrenilen bir delikanlı. Kadının ve Erkeğin dünyası, yaşamı, yaşama bakış açıları değişiyor doğan bu erkek çocuğuyla.

Bir başka çocuk düşünemiyorlar bile, çocuk büyümeye başlıyor, 5 6 yaşına geldiğinde KARDEŞ diye tutturuyor, ben KARDEŞ istiyorum diyor. Anne ve Baba şaşkın, zorluklarını bile bile, denemeye devam ediyorlar.

İlk hamileliğinin üstüne 7 sene sonra kadın tekrar hamile kalıyor, ancak bu seferki hamileliği ilk hamileliği gibi değil, çok zorlu geçiyor ve maalesef bebek 5 aylıkken erken doğum yaptırmak zorunda kalıyor ve bebeğini kaybediyor, moraller bozuluyor, üzüntü yaşanıyor.

Fakat Kadın vaz geçmiyor, moral bozukluğunu atlatıyor ve beş altı ay sonra tekrar hamile kalıyor, yine çok zorlu bir dönem, çok sıkı kontroller ama maalesef bu sefer düşük yapıyor. Yine üzüntü, can sıkıntısı, bozulan moraller. Kadın evine dönüyor, yaşama tekrar sıkı sıkı sarılıyor.

Dört ay sonra tekrar hamile kalıyor, bu sefer daha rahat bir hamilelik, erken doğum ve düşük yaptığı dönemlere göre daha keyifli, daha sancısız, daha problemsiz bir hamilelik. Ve şu anda doğuma 5 haftası kaldı, 5 hafta sonra bu kadar istediği ve yaşama karşı direndiği bebeğini Dünyaya getirecek. Oğlunun, eşinin, kendisin istediği bir kardeşi, ikinci bir yaşamı dünyalarına sokacaklar. Yeni gelen bebek bir KIZ 🙂

Allah sağlıklı bir doğum nasip etsin. Umarım problemsiz, sıkıntısız ve dediğim gibi sağlıklı bir süreç olur.

Bilmiyorum, sizler de benim kadar etkilendiniz mi, ya da yazarak sizlere o etkiyi verebildim mi? Bugün 37 ile 39 yaş aralığında üç kez hamile kalmak ve ilk ikisinde gerçekleşememesine rağmen yılmadan, ısrarla, hayatı pahasına bunu üçüncü kez yaşamak nasıl bir duygudur. Nasıl bir direniştir? Nasıl bir istektir?

Ayrıca arkadaşımın eşini de buradan çok tebrik ediyorum, günümüzde eşine bu kadar destek veren, başından beri eşini destekleyen, zor zamanlarında yanında olan kaç tane erkek kalmıştır cidden bilmiyorum. Onların sevgisinin yarattığı bu ortamda doğacak bebeklerin de şanslı olduğunu düşünüyorum.

Sevgili arkadaşım, şu 5 6 haftan da sağlıklı geçsin, güzel güzel doğumunu yap, sonra ben blogumdan bu güzellikleri yansıtayım tüm dostlarıma.

Sevgilerimle,
Haluk
09.09.2011 14:00