Pazar günü olması nedeniyle mi, seyahatlerimin çok yoğun olmasından dolayı mı nedir bilmiyorum, bu sabah uzun bir süre sonra ilk defa geç saatte uyandım, kahvemi koydum, sigaramı yaktım, bakalım ne olmuş diye oturdum gazeteleri okumaya başladım.

AKP yine Sayın Davutoğlu ile yürümeyi tercih etti, her ne kadar kendi ekibi olmasa da, bugüne kadar ASLA iki adayın yarışmadığı bir parti. Parti içi demokrasi biz de en yüksek derler de, nedense tek adam ile yarışa girerler, çünkü değişen genel başkanları da olsa hala tek bir adam var partide ve o ne derse o oluyor.

Sayın Davutoğlu kendi ekibiyle çalışmayacak ama olsun, sonuçta hala Başbakan. Dolayısıyla konuşması da bu yönde oldu, yadırgamadım, nasıl bir konuşma bekleniyordu ki.

AKP li olanlar ve AKP ye oy verenler hayatından memnun, onlara göre Türkiye’de garip hiç bir şey yok, her şey güzel gidiyor. Ortada olağanüstü bir durum yok, hatta anketlerde yükseliyorlar, tek başlarına iktidar olacaklar.

400 milletvekili alırlar mı bilemem de, kendilerince koydukları hedefe doğru ilerliyorlar. Türkiye’deki karmaşanın, kaosun, yaşanılan acıların kendilerine OY KAZANDIRDIĞINI düşünüyorlar demek ki.

1 Kasım’a kadar da bir şey değişmeyecek, ne hükümet, ne AKP ne de diğer siyasi partilerin söylemlerinde bir değişiklik olmayacak ÇÜNKÜ Türkiye’de yapılan bir icraat yok. Yaklaşık 6 aydır ülke SEÇİM KAOSU içinde yaşıyor. Ekonomi deseniz çökmek üzere.

Seçim öncesi yapılacak ittifaklar ne derece oy dağılımını etkileyecek göreceğiz. AKP nin Saadet Partisi ile ittifakı kesin gibi, diğer taraftan DSP ve VATAN partisinin CHP ile ittifakı konuşuluyor, bazı partiler seçime de girmiyor. Bunların hepsi sonucu etkileyecek ufak ayrıntılar.

Ancak HDP nin durumu biraz farklı.

Bu yaşanan olaylar ve PKK terörü HDP’yi nasıl etkileyecek, bunu henüz hiç kimse tahlil edemiyor. HDP oy mu kazanıyor, HDP oy mu kaybediyor.

Muhalefet partilerine ve Milliyetçi kesime göre OY kaybediyor. Karşı kesim ise oy kaybetmediğini, bu Devlet terörünün HDP yi daha da güçlendirdiğini düşünüyor.

Sonuç ne olursa olsun, HDP burada Meclisteki dağılım için kilit parti durumunda, 7 Haziran’daki gibi barajı geçip geçemeyeceği dağılımı müthiş etkileyecek. Meclis dışında kalması durumunda AKP nin 300 den fazla milletvekili çıkartması çok muhtemel, ancak HDP Meclise girerse de KOALİSYON dışında Türkiye’nin elinde başka alternatif olmuyor.

O yüzden 1 Kasım seçimlerine kadar daha çok oyunlar dönecektir. HDP nin oy kaybetmeme uğruna, AKP nin özellikle HDP yi meclis dışında bırakma planları ve bu plan için gerekecek oyunların ( hem HDP hem AKP tarafında ) oynanacağı çok aşikardır.

Türkiye maalesef zor bir durumda, bir taraftan %60 % 65 tarafından kabul edilmeyen bir hükümet ve politikaları, diğer taraftan reddedilen ve sırtını PKK ya dayadığı ileri sürülen HDP.

Milliyetçi oylar MHP de toplanabilir mi? Bu da bir başka tez tabi, AKP yi sevmeyen ama HDP den nefret eden kitle MHP’ye yönelebilir. HDP’ye giden emanet oylar, yaşanılan bu terör oyları ile geri dönebilir ve CHP-MHP bu konuda artış sağlayabilir.

Ancak ben HDP nin oy oranında düşme yaşanacağı düşüncesinde değilim. Doğu ve Güney Doğu’da bugünden sonra AKP-CHP ve MHP nin oylarını arttıracağını hiç sanmıyorum. O bölgede kaç tane miting yapabilecekler, onu göreceğiz, ben muhalefet partilerinin eskisi kadar o bölgede miting yapabileceklerini düşünmüyorum. Onlar Batu bölgelerinde HDP ye giden oyları kendilerine çekmeye çalışacaklardır. Dolayısıyla BATI dan giden oylar daha önemli olacaktır.

Günün siyasi tablosu bana göre böyle, ne kadar doğru düşünüyorum, ne kadar yanlış bunu da zaman içinde göreceğiz.

Çok keyifli, huzurlu ve aydınlık bir gün olsun hepinize.

Sevgiler & Saygılar