Bugün Sayın Devlet Bahçeli’nin Ahmet Hakan ile röportajı var, merakla okudum.

Şunu kendimce kesin olarak söylemeliyim ki, MHP şu anda kesin olarak kendisine ANA MUHALEFET partisi olmayı HEDEF seçmiş. Hiç bir konuda uzlaşacaklarını sanmıyorum.

Ancak daha garibime giden Ahmet Hakan’ın bazı sorularına Sayın Bahçeli’nin verdiği yanıtlar. Ya soruyu anlamıyor veya soruyu kendince geçiştiriyor. Bir örnek vereyim daha net olsun.

Ahmet Hakan soruyor : MHP ve AKP tabanının MHP / AKP koalisyonuna sıcak baktığı söyleniyor, ne diyorsunuz?

Soru ne kadar net değil mi?

Sayın Bahçeli yanıt veriyor : MHP de taban ve tavan olmaz, MHP de insanlar aynı inanç ve aynı ideolojik kalıplar içindedir. MHP de herkes neferdir. Burada öyle paşa, general fazla bulunmaz.

Şimdi herkes soruyu okusun tekrar ve Sayın Bahçeli ne demek istedi diye düşünsün, anlayan da bir zahmet anlamayanlara anlatsın.

***
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bir hükümetin kurulmasından yana, kapılarını kapatmıyor, gelsinler görüşelim, anlaşabilirsek kuralım , anlaşamazsak erken seçime gidelim diyor.

Çok kızan var Sayın Kılıçdaroğlu’na biliyorum, beceriksiz bulan var, artık bırakması gerektiğini düşünen var, CHp’yi bir türlü %25 üzerine çıkartamadığını savunan var.

Bazı yorumlar haklı olabilir ama Sayın Kılıçdaroğlu bu ülkeyi strese sokmayan, güleryüzünü hiç bozmayan, yapıcı kişiliğini her zaman orataya koyan, insanları başkalaştırmamak için çabalayan bu ülkedeki ender siyasi kişilerdendir, bana katılmayabilirsiniz, ben öyle düşünüyorum.

Yeter mi bunlar, bence EĞER siyaset normal rayında olsaydı, Türkiye için bulunmaz bir siyasi insan olurdu. Kişiliği, yapısı, sosyal duruşu, bakış açısı, dürüstlüğü hiç bir zaman tartışılmayan bir siyasetçi Sayın Kılıçdaroğlu ama bir LİDER değil, bence sıkıntı burada.

Bakalım koalisyon görüşmeleri nasıl geçecek, ben yine de AKP ile CHP nin bazı şartlar altında koalisyon yapabileceklerini düşünüyorum, istediğim bir şey değil ama Erken Seçimin de buna bir çare olamayacağını düşünüyorum, hele ki MHP nin bu uzlaşmaz tavrı ortadan kalkmadıkça 5 tane daha seçim yapılsa sonuç değişmeyecektir.

Olan Türkiye’me oluyor, siyasiler açısından sıkıntı yok…

***
FAS bir anda karışıyor.

Nedeni para yerine dar elbise ile hatta ÇOK DAR elbise giyerek giden iki kadının göz altına alınması.

500 den fazla avukat kadınları savunmak için mahkemeye baş vuruyor, Sosyal medya kadınların dar elbiseler ile paylaştıkları fotoğraflar ile doluyor. Dünyanın her tarafından destek yağıyor kadınlara.

Hani bugünlerde daracık elbiseler ile çekilmiş kadın fotoğrafları görürseniz, şuna bak ne biçim elbise ile poz vermiş, kendini göstermek için paylaşıyor diye düşünmeyin.

Belki KADINI hala seks objesi olarak gören ERKEK milletinden bıkmış kadınlarımız, bu olaya tepki vermek için paylaşmış olabilir.

***
İşsizlik rakamları çok korkunç.

6 milyon işsiz var, bunların çoğu da yaklaşık 4,5 milyonu İŞ ARAMIYOR.

Şimdi iş aramıyor ne demek, yani okulu bitirmiş, ama çalışmak istemiyor, geziyor, tozuyor.

Sonra patronlara kızıyoruz, patronlar ne yapsın. İş aramayan adama hangi işi sunsanız elinin tersiyle iter.

***
Şu iki ismi burada anacağım ve unutmayacağım.

Birisi Temel Karamollaoğlu.

MADIMAK katliamı sırasında Sivas belediye Başkanıydı, Cüneyt Özdemir Madımak olaylarını konuşmak için çağırdı.

İnsanlar CAYIR CAYIR yandı deyince, HAYIR dedi, böyle söylüyorsunuz ama doğru değil.

Cüneyt Özdemir ‘de şaşırdı, nasıl yani dedi.

Efendim dedi, insanlar cayır cayır yanmadı bir kere, dumandan boğularak öldü.

Gel de KATİL olma ….

İkincisi ise Necibe Nur Keleş.

Kendisi Eyüp Devlet Hastanesinde DOKTOR, yani insanların yaşamını emanet ettiği, Hipokrat yemini etmiş bir doktor.

15 yaşında bir erkek çocuk hastaya ” Abdestim kaçar ” diyerek bakmadı.

Bu iki isim burada dursun, seneye Facebook bana yine anımsatır…

***
Komşuda ne olup bittiğini hepimiz takip ediyoruz.

Buraya nasıl gelindi diye soruluyor, kendileri harcadılar diyorlar, şımarık yunanlılar diyorlar.

Doğrudur, ancak Çipras’dan önceki 5 yılda ne oldu, hatta 10 yıl öncesinde.

KEMER SIKMA politikaları uygulandı, değil mi? referandumun ana konusu KEMER SIKMAYA hayır değil miydi?

Kemer sıkma derken ne anlıyoruz, biz de yaşadık, harcamalar kısılacak, ücretleri donduracaksın, emekliler zam falan yapmayacaksın, vergileri arttıracaksın, şu bu …

10 sene uyguladı bu politikayı Yunanistan, kemer sıktı da sıktı, sıktı da sıktı.

SONUÇ; Borçlar azalacağına arttı, insanlar mutsuz oldu, biraz ses çıkınca para verildi ama o para HALKA inmedi, paralar silahlara gitti, borç ödemeye gitti, ama halkın durumunda bir değişim olmadı.

Bu sırada Çipras çıktı, kazandı, reçete aynıydı, KEMER SIK.

O da bu Kemer Sıkma işini kabul etmedi ve referanduma götürdü.

SONUÇ; Yunanistan halkı artık kemer sıkmak istemiyor.

Bakalım ne olacak….

***
Komşu HAYIR dedi, bizim yandaş medya bu HAYIR’ı aldı çok farklı bir şekilde kendi takip edenlerine sundu.

Onlara göre bu %60 lık HAYIR, özellikle Merkel’e HAYIR mış ve bir tokat gibi Merkel’in yüzüne patlamış.

İyi de sevgili yandaş medya, Türkiye’de seçimlerde %60’lık bir kesim Sayın Cumhurbaşkanının BAŞKAN olması talebine HAYIR dedi ve dört partiyi Meclise soktu.

Şimdi aynı benzetmeyi sizin de bir TOKAT gibi falan diyerek sunmanız gerekmiyor mu? Yoksa komşudaki HAYIR ile bizde ki HAYIR farklı mı?

***
Herkese keyifli, sağlıklı ve mutlu bir gün diliyorum.

Sevgiler & Saygılar