45 yılda Tam 235.000 kişi ölmüş biliyor musunuz bugüne kadar…

Hayır, herhangi bir savaştan bahsetmiyorum.

Tahmin edeceğiniz gibi Trafik Kazalarından bahsediyorum, 1970 – 2015 yılları arasında geçen 45 yıllık zaman içinde.

235.000 kişi…

Yaralanan insan sayısı 5 Milyonun üzerinde….

Daha dğn CİNAYET gibi bir kaza oldu, mutlaka duymuşsunuzdur, 15 kişi öldü.

Veya öldürüldü diyeceğim, açık kamyonet arkasında giden işçiler.

Ve koskoca Türkiye bu kazalara hiç bir ÖNLEM alamıyor.

Yine geçen yolda yürüyen gencecik THY hostes kızımızı araba ezdi, bugün yine sürücünün kontrolünden çıkan bir arabanın bir anne ile bebeğini öldürdüğünü okuyoruz.

Yazık değil mi bu insanlara, bu kadar mı ucuz yaşam. Sokakta bile güvenli yürüyemez hale geldik.

Yıl olmuş 2015 ve biz hala kamyonet arkasında insan taşıyan zihniyete sahibiz, hem de tepe taklak….

Sonra çıkıp AVRUPA bize gıpta diyor diye mesajlar vermiyor muyuz, anlaşılacak gibi değil….

***
Bir diğer DRAM, üniversite sınavlarının sonuçları araştırılıyor.

Açıkladılar…

Sınavlarda sorulan 50 Matematik sorusunun DOĞRU yanıtlanma oranı 10 muş, Geometri de 20 soruda 3.

Kimya, Fizik, Biyoloji de farklı değil.

Dünya sıralamasında 65 ülkede SINAV BAŞARIMIZ 45. lik.

Git gide düşüyor eğitim kalitemiz, Fen derslerine ilgi, alaka neredeyse sıfır.

Benim zamanımda liselerde FEN ve EDEBİYAT ayrımı vardı, FEN bölümünü seçenler kendilerini daha bir farklı görürlerdi; sanki bilim adamı olacakmış gibi düşünürlerdi.

Şimdi FEN derslerini seçen yok.

Geçen bir arkadaşım paylaşmış, Köy Enstitülerinin zamanındaki karneyi. Baktım da ne kadar modern dersler varmış o zaman, İnsanlık Dersi gibi,

Mesela Eğitim Bilimi dersi varmış, Ruh Bilimi ve Toplum Bilimi dersleri, sonra Tarım ve Ziraat dersleri.

Şimdi doğru dürüst ders falan yok, olanı da kimse seçmiyor.

Biz İMAM HATİP yapmaya ve açmaya devam edelim….

***
SGK

Ne demek SAĞLIK GÜVENLİK KURUMU

Yani sağlığımızı, sigortamızı, yaşamımız, çalışmamızı bu Kurum güven altında tutacak,

Kime bağlı? Devlete…

Denizli ‘de SGK Kurum Müfettişlerinin canları sıkılıyor herhalde. Kendilerince merak ediyorlar, yahu acaba bu Boşanan Kadınlar nasıl, ahlaklı yaşıyor mu acaba, hadi bir kontrol edelim diyorlar.

Öyle ya Boşanan Kadın ne demek?

Eve kapanması gereken, sokağa çıkmaması gereken, hiç bir erkekle görüşmemesi gereken, evine erkek sineğin bile girmemesi gereken bir kadın demek…

Başlıyorlar boşanan kadınları mahalleliye, konu komşuya sormaya, evine erkek geliyor mu, kim geliyor, erkekler ile görüşüyor mu diye…

Tabi ortaya çıkınca da, bahane hazır; boşandığı halde fiilen eşiyle yaşayan kadın var mı diye kontrol ediyoruz…

Yani gerçekten diyecek bir şey bulamadım.

Bu ülkede KADIN olmak zor azizim, gerçekten çok ama çok zor …

Evli olsan da, boşansan da, hiç evlenmesen de KADINSAN, erkeğin tacizi altındasın, kadın cinayetine kurban gitmeyen adın cinayetlerinin durdurulamaması bu yüzden işte…

***
Günlerdir Diyarbakır bombacısı tartışılıyor, düşünebiliyor musunuz, adamı yakalamışlar ama bırakmışlar.

Haklılar tartışanlar.

Senin yakalayıp bıraktığın adam, gidip o kadar can aldı.

Kim neden bıraktı, kimse bunun yanıtını veremiyor.

Altından ne çıkacak bakalım…

***
Seçim 7 Haziran’da yapıldı.

Bugün 7 Temmuz.

Ortada hala Hükümet falan yok, kurmaya teşebbüs eden de yok, görev veren de yok.

Yani fiilen bir hükümet olsa da, şu anda Türkiye’yi kimse idare etmiyor. Hiç bir karar alınamıyor, imza atılamıyor.

Ve biz yaşamaya devam ediyoruz.

Sınırımızda onlarca olay oluyor ama yaşamaya devam ediyoruz.

Bu arada Sayın Cumhurbaşkanı da Bakanlar Kurulunu topluyor, herhalde ve umarım SON toplantıdır bu, bir daha olmaz, çünkü herhangi bir koalisyon hükümetinin bunu kabul edeceğini sanmıyorum.

***
Son olarak tabi ARDA diyeceğim.

Helal olsun, BARCELONA’da artık.

Umarım forma şansı bulur ve takımın değişmez bir parçası olur.

Hem bir TÜRK olarak, hem bir GALATASARAY’lı olarak gurur duydum.

Yolun açık olsun Arda….

***
Bugünlük de bu kadar, herkese çok keyifli bir gün dilerim.

Sevgiler & Saygılar