Komşularımızla SIFIR problemden, SIFIR Komşu noktasına hızla ilerliyoruz.

Bunu eminim Dış Politika konusunda benden çok daha tecrübeli arkadaşlarım daha iyi değerlendirecektir.

Dış Politika bir SANATTIR. Aceleye gelmez, ani kararlar alınmaz, verilen demeçlere düşünmeden yanıtlar verilmez, DİPLOMASİ diye bir GERÇEK üzerinden hareket eder.

O yüzden Ülkeler Dış Politikaya yön verecek kişileri ÖZEL seçerler.

Genel Kültürü, Yabancı Dili, Ülkeler hakkında bilgisi, Yönetim biçimleri ve o noktaya kadar edindiği tecrübeler.

Aksi takdirde, her ülke bu konuda büyük sorunlar yaşar.

Bizim geldiğimiz noktaya bakın….

Verdiğimiz mesajlara ….

Neredeyse tam bir KABADAYI misali…. Diplomasi için TECRÜBELİ insanlara ZAMAN bile tanımıyor tepedeki bir kaç kişi…

DEMEÇ konusunda neredeyse MÜKEMMELİZ, saniye atlamıyor Siyasetçiler AMA verdikleri bu demeçler ile koskoca bir DIŞ İŞLERİ Bakanlığını çoğu zaman çaresiz bırakıyorlar.

ÇÜNKÜ en iyi O Biliyor, O söylüyor, sonra 2 numara söylüyor, sonra AKP liler söylüyor, sonra Yandaş Medya söylüyor…

Aslında konuşacak olan ve tüm ilişkileri yönlendiren, yönlendirmesi gereken DIŞ İŞLERİ artık bu kadar söylemden sonra ne diyeceğini, yapacağını şaşırıyor, çünkü artık Diplomasi diye bir şey kalmıyor.

Suriye, İran, Irak, İsrail, Mısır derken şimdi Ruslar ile de papaz olduk.

Öyle bir atıp tutuyoruz ki, sanki bir şeyler yapacağız.

Tamam yapalım da, KİM için ve NE için yapacağız…

Suriye sorunu için mi Ruslar ile kapışıyoruz? Arkamıza NATO ‘yu almışız da ondan mı kafa tutuyoruz Rusya’ya? Yoksa Rusya ve İran ve Irak, Esad gitmeyecek dediği için mi kafa tutuyoruz?

Kafa tutmanın bir bedeli olur. Bu bedeli ödemeye hazır mıyız? NATO’ya mı güveniyoruz, sanırım öyle, çünkü Sayın Cumhurbaşkanımız dün diyor ki ” Unutulmasın Türkiye’ye yapılan bir şey, NATO’ya yapılmış sayılır. ”

Oldu, zaten Putin bunu bilmiyordu ve ilk defa bizden duydu.

Daha 1 2 hafta önce Putin ile bu Liderlerin hepsi BM’de yan yana değil miydi? Kadeh tokuşturmadılar mı? Hatta bir kaç konu HARİÇ, Suriye’de İŞİD’e karşı birlikte hareket edeceğiz demediler mi?

Yani DIŞ POLİTİKA zordur, öyle Türkiye’deki gibi korkutmalar ile, elde Kuran sallamalar ile götürülemez.

Burada kitleye, DOĞRU olmayan şeyleri söyleyip – mesela : Kabataş gibi, mesela . Camiye ayakkabı ile girdiler gibi olayları anlatıp ALKIŞ alabilirsiniz.

Buradaki kitleye, ses kayıtlarınızın yalan olduğunu, ortada milyon eurolar olmadığını, bakanlarınızın saat almadığını, google’dan ayet sallamadığını, sizlere tapulu araziler parsellemediğini, Rezaların aslında vatansever olduğunu anlatabilir ve ALKIŞ alabilirsiniz.

Buradaki kitleye küçücük çocuğun annesini yuhalatabiliriniz veya gazetecileri hedef gösterip, yakasından tutup hesap verecekler diyebilirsiniz veya gencecik çocukların sopalarla ölümünü, gazetecilerin dayak yediğini AMA ve ANCAK ile aktarabilirsiniz ve yine ALKIŞ alabilirsiniz.

Buradaki kitleye ” Aldatıldık ya, kusura bakmayın ” diyebilir ve bir zamanlar dizinin dibinden ayrılmadığınız dava arkadaşlarınızı TERÖRİST ilan edip yine ALKIŞ alabilirsiniz.

Bunu biz yeriz, yiyoruz da, ya da çoğumuz yiyor, hatta inanan bile YAPIYORLAR ama hizmette ediyorlar diye oy veriyor size.

AMA inanın..

AVRUPA, AMERİKA yemiyor…..

Şu anda siz hala bu ülkede siyaset yapabiliyorsanız, bu sizden kaynaklı bir şey değil, bu ÜLKELER sizin yerinize DAHA İYİ bir seçenek bulamadıkları için, ÇÜNKÜ onların istediği ortam şu anda mevcut, neden DAHA İYİSİNİ istesinler ki..

Bunu isteyen küçük bir azınlık o da işte Türkiye’nin %25 kadarı.

Onlar da ÇARESİZ bir şekilde izliyorlar, Atatürk’ün kurduğu ve bütün Dünyanın saydığı o güzel ülkenin ve Atatürk’ün verdiği ” Yurtta Sulh, Cihanda SULH ” mesajının nasıl yerle bir olduğunu içleri acıyarak seyrediyorlar.

nN yazık ki, kaderimizde çok güzel , keyifli, çağdaş, huzurlu bir ÜLKE görebilmek yokmuş, bu da bizim şansımız, umarım çocuklarımız görür…

Sevgiler & Saygılar