Dün belki okuyanlar olmuştur, AMA diye bir yazı yazmıştım, hani Sayın Cumhurbaşkanımızın Ahmet Hakan’a geçmiş olsun demeyip, basın danışmanına dedirttiği ve sonra sorulan sorular üzerine yarım ağız bir geçmiş olsun deyip AMA’lı anlatımını.

Bugün Ayşe Arman Hürriyet gazetesinde bakın ne yazmış …

” Star Gazetesinin sahibi Ethem Sancak’ın kardeşi Murat Sancak saldırıya uğradığı zaman, Cumhurbaşkanı hem onu hem Ethem Sancak’ı arayıp geçmiş olsun dedikten sonra ” Gerek Murat Bey’e, gerek Star grubuna yapılan saldırı bir şeyi gösteriyor, kim özgürlüklerden yana görüyoruz.” Amaaaaa Ahmet Hakan saldırıya uğrayınca, danışmanı aradı, kendisinden tıs yok. Ancak 5 gün sonra konuştu ama ne konuşma, ” AMA ” ve ” ANCAK ” larla dolu. İşte Bizler ve Onlar ayırımı budur. ”

Yine dün şu adını bile anmak istemediğim AKP Milletvekilinin fotoğraflarını eleştirmiştim, nasıl bir şey bu böyle herkes onunla fotoğraf çektirmek için yarışıyor diye.

Bugün Hürriyet yazarı Mehmet Yılmaz köşesinde şöyle demiş..

” ” Ahmet Hakan’ı Sedat Ergin’i döverek akıllandırmak isteyen milletvekili parti içinde çok itibar görüyor. Yanağını okşayanlar mı ararsınız, ağızlar kulakta fiyonk olmuş elini uzatan bakanlar mı ararsınız, iki üç sıra yukarıdan koşturarak gelip el sıkmak isteyen kadın milletvekili mi ararsınız. ”

Bunları bakın ben ne güzel yazıyorum diye yazmadım…

Normal bir gözle bakan HERKES olan biteni görüyor, bugün listemdeki arkadaşlarımın HEPSİ otursa yazmaya başlasa, aşağı yukarı bu konularda AYNI yorumları yapar.

Bunları hepimiz görüyoruz, herkes kendi aralarında yaptıkları konuşmalarda bunları görüyor, konuşuyor, ille birilerinden okuması gerekmiyor.

Medyayı, siyaseti birazcık yakından takip eden herkesin gördüğü bir çok şeyi %40 civarında bir KİTLE de gördüğü halde görmemezlikten geliyor.

İşin en acı kısmı da burası zaten ….

O görmezden gelenler, hepimizin çocuklarının GELECEĞİ ile oynuyor.

YSK seçim şarkısını YASAKLIYOR, takan yok, bangır bangır çalıyorlar.

Medyanın büyük kısmı onların elinde, her gün bir kanalda konuşuyorlar.

Sayın Cumhurbaşkanı, AKPli Milletvekillleri ile Yurt Dışı Seyahat yapıyor,konuşmalar katılıyor, mitingler düzenleniyor.

Emniyet Müdürlüğü tamamen kontrollerinde, yargının üzerinde önce Adalet Bakanının, sonra AKPnin kontrolü ve kılıcı var. HSYK sopası gösteriliyor.

YSK bağımsız bir kuruluş, bir karar verdi, HOŞLARINA GİTMEDİ, en başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere tüm AKP, çıkacak olayların sorumluğunu YSK’ya yükledi bile.

Seversiniz, sevmezsiniz, Ahmet Hakan gazetecidir ama muhalif diye 100.000 TL gibi bir paraya dövülüyor, yakalananlar ise serbest kalıyor ve yakında Siz bizim gururumuzsunuz diye de el üstünde taşınırlarsa şaşırmayın.

Bu arada RUSYA’nın Suriye ile bir sınırı olmadığını öğreniyoruz. Öyle ya Amerika, Fransa, İngiltere, Almanya hepsi Suriye’ye sınır komşusu ama Rusya’nın sınırı yok.

Putin öyle kınıyoruz, kırmızı noktamız şu bu demiyor, direk AKSİYON. hemen bir tepki ” Kırmızı çizgilerimizi zorlamasınlar “. Ne oldu ki bir haftada, daha bir hafta önce Putin ile Sayın Cumhurbaşkanımız sıkı fıkı pozlar vermediler mi?

Putin son 1 haftada mı değişti de birden bire karar verip Suriye’de müdahale de bulunuyor.

Yani dostlar …

İşimiz zor, çok zor…

Devletin en tepesinden bütün kademeleri…
Medyanın büyük oranda desteği
İnanılmaz şekilde harcanan paralar, mitingler, şovlar, gösteriler

Böyle bir gücün karşısında eğer Muhalefet Partileri %60 oy alabiliyorsa İNANIN çok ama çok büyük başarıdır.

CHP, MHP, HDP ..

Kimse böyle bir güçle mücadele edemez, sen istediğin en iyi politikayı, siyaseti getir , karşısında böyle bir GÜÇ varsa ve ne istediğini elde ederken YASA-YARGI dinlemeden istediğini yapabiliyor ve HALKIN çoğunluğu bunu destekliyorsa…

Gerçekten çok fazla yapacak bir şey kalmıyor….

Biraz karamsar, biraz umutsuz oldu ama POLLYANNA da olmak istemiyorum.

İşimiz çok zor AMA imkansız değil ….

Sevgiler & Saygılar