Bugün bir çoğumuz geldiğimiz noktadan şikayetçiyiz, memnun olanlar da var mutlaka.

Bugünü sizlere bir hikaye ile anlatmak istiyorum. Daha doğrusu pek hikaye de denemez, bir YÖNTEM.

Biliyorsunuz eskiden gemiler ahşap, devasa yelkenli gemiler, bir yola çıktılar mı aylarca seyahat ediyorlar.

Bu gemilerde en büyük sorunlardan bir tanesi de FARELER…

Erzaklara saldırıyorlar, yeri geliyor insanlara saldırıyorlar.

Gemiciler bu saldırılardan korunmak için bir yol bulmuşlar.

Seyahat çıkmadan evvel bir fareyi canlı canlı yakalıyorlar ve bir teneke içine hapsedip, günlerce aç bırakıyorlar.

Sonra yakaladıkları küçük fareleri bu tenekeye atıyorlar.

Aç olan fare bu yeni ve küçük fareleri yiyor, bir süre sonra yine aç, yine küçük bir fare. Bir süre sonra yine aç ve yine bir küçük fare.

Artık öyle bir noktaya geliyor ki, sizin gördüğü her fareyi yiyen ama fare görünümlü bir AVCINIZ oluyor.

Gemi yola çıktığında diğer farelerin yanına rahatlıkla sızabilen ve onları yiyen bir fareniz oluyor.

Şimdi bunu neden anlattın, bugünle bağlantısını nasıl kurdun diye düşünenler olabilir.

ÇÜNKÜ bugün belki farkındayız, belki değiliz…. Aynı method uygulanıyor …..

Hani arada sırada çıkan videoları anımsayın, hepsi belli periyotlarda, hiç duymadığımız, sapık düşünceler, gayri ahlaki şeylerin din adı altında garip garip sunumları, yok Cübbeliler, Hocalar, Vakıflar ….

İçimizdeler….

Kemiriyorlar bizi, gençliğimizi, çocukluğumuzu, ahlakımızı, inançlarımızı…

Herkesten, her şeyden korkar olduk, güven duygumuz sıfırlandı, kimseye samimi gözle bakamaz olduk…

Fareler ava çıktı …

Sevgilerimle,