Kendime söz verdiğim gibi, tatile çıktığım günden, dün akşama kadar hiç bir gazete okumadım, bir kez bile olsa girip Türkiye’de ne oluyor diye bakmadım. kendimi inanılmaz derecede soyutladım Türkiye’deki gelişmelerden.

Dün önce Facebook’tan, sonra hurriyet.com’dan ve bu sabahta gazetelerden gündemi kendimce anlamaya çalıştım.

İki konu oldukça incelenmiş, işlenmiş ve gündeme oturmuş.

Tabi BİR NUMARA; Börek konusu..

Bu konuda pek yazacak bir şey yok, zaten o kadar güzel espriler ve anlatımlar ile işlenmiş ki, yazılacak pek bir şey kalmamış.

Bir ülkede BAKAN olmak ne demek, nasıl olunur, İktidar bunu gayet güzel bize göstermiş. İşin ilginci Hanımefendi Bakanımız, Bakan olduktan sonra, ilk iş olarak twitter hesabındaki mesajları silip, hesabını kapatmış. Eh bu da Sayın Cumhurbaşkanımızın ” Twitter neden tehlikeli dediğimi, anlıyorsunuz ” yorumuyla bütünleşmiş.

İkincisi ise Hükümet.

Artık bu hükümet ne hükümetiyse, hayırlı olsun diyelim.

Başbakan Yardımcılığına oturan MHP’li Tuğrıl Türkeş ” Bahçeli’yi aradım, telefona çıkmadı ” demiş. Fatih Terim’de böyle gönderilmişti değil mi. Başkan aramış ama Fatih Terim’e bir türlü ulaşamamış, sonra da cezasını kesmişti.

Neyse, artık yapacak bir şey yok.

Öyle veya böyle ülke kaos ortamında devam edecek, ta ki 1 Kasım’a kadar.

***
Sayın Cumhurbaşkanımız 1 Kasım seçimlerinde oy verecek vatandaşlara yolu göstermiş, demiş ki:

” Milletimiz bu süreçte yaşadıklarımızı, bizlere yaşatmayacağı bir karar verir ve bu kararla Türkiye 2016 yılına girmiş olur. ”

Yani hani bir başkası bunu dese, dersiniz ki, nasıl yani bu yaşanılanların asıl nedeni seçimden çıkan sonuç mmu?

Ne yapmış vatandaş ta bu süreci yaşamaya mahkum olmuşuz?

Vatandaş gidip oyunu verip, AKP’nin tek başına iktidarına HAYIR dememiş mi? Onu BAŞKAN yaptırmamış mı? 400 Milletvekili talebine ret yanıtı verip, 250 kusürlarda kal dememiş mi?

Yine millet HDP’yi Meclis’e sokmamış mı? CHP ve MHP ye bir koalisyon şansınızı kullanın dememiş mi?

Bunları dedi diye mi TERÖR oldu da bir çok şehit verdik ve vermeye devam ediyoruz?

***
Bir başka demeci daha korkunç….

” Türkiye’de refah ve huzur yakalandığında süreç buzdolabından çıkar. ”

Yani inanın en yazacağımı bilmiyorum bu yoruma.

Süreç her ne ise bir koz… Yani HDP’ye giden oylar için, oraya vermeye devam ederseniz bu süreç devam eder, ver bana oyunu biz yine eskisi gibi tek parti olalım ve kimseyi karıştırmadan, medyayı, siyasi partileri kaale almadan, eskisi gibi devam edelim sürece.

Hedef belli…

AKP tek başına iktidar olmadıkça bu ülkeye huzur gelmez, gelmeyeceğini de görüyorsunuz demek, ve bunu sağlamanın yolu, PKK ile savaşa devam.

Peki halk HDP’yi üçüncü parti yaparsa ne olacak?

Yani altı milyona yakın insanın 3 4 ayda fikri birden değişip, %13.5 oy alan bir partinin baraj altında kalması mı sağlanacak?

Göreceğiz bakalım…

***
” Türkiye’nin resmi bu tabloya yansısın istedim. ”

Sayın Başbakan böyle demiş. Artık bu nasıl bir tabloysa, Hükümette 1 MHP li, 1 Bağımsız, 2 HDP li var, gerisi AKP’li.

HDP’ye verilen iki bakanlık hüküğmettte temsil hakkı veriyor ama, mesela Milli Güvenlik Kurulu toplantılarına bu iki bakan giremiyor.

MHP yok, CHP yok, HDP ise kısmen var ama tablo bütün Türkiye diye sunuluyor.

Göreceğiz bakalım bu seçim hükümetinin ne yapacağını. Her gün 2 3 şehit verdiğimiz, Güvenliğini sağlayamadığımız için önlem alarak yol kapattığımız bir dönemde SANDIKLAR kurulacak, oy verilecek…

Bu şartlar altında nasıl bir seçim yapılacak gerçekten bilmiyorum. Özelikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da bu yangın sürerken, nasıl demokratik bir seçim yaşayacağız bakalım…

***
Bugünlük bu kadar yeter, daha yazacak çok şey var da, bunları bile hazmetmek biraz zor..

Umarım gününüz çok güzel geçer, keyifli bir haftaya başlangıç olsun.

Sevgiler & Saygılar…