Bugün size Rusya krizinden, Gazeteci tutuklanmalarından, Katar’ın vizeyi kaldırmasından, Kuran Kurusunda ölen 6 çocuktan, eski karısını takip edip 35 kere bıçaklayarak öldüren adamdan, Cami yaptırdı diye küçük çocuklara tecavüz edip serbest bırakılan 73 yaşındaki adamdan, Rusların Uydu Görüntü şovundan, Rusların şovuna saçmalık diyen Amerikalılardan, 98 kilometre pazarlığından, Polise ateş açtığı iddia edilen kızın öldürülmesinden, Hürriyete saldıran eski milletvekili bozuntusunun 3 ay sonra ifadeye çağrılmasından, Galatasaray’dan falan

Bahsetmeyeceğim….

Çünkü bugün hepsinden ve her şeyden çok daha önemli bir gün.

BUGÜN …

Uluslaraası Engelliler Günü ..

1992 senesinden beri 3 Aralık tarihinde çeşitli etkinlikler ile TANITIM yapılıyor, farkındalık yaratılmaya çalışılıyor.

Biz bu konuda eskiye göre ilerleme kaydetmiş olsak da hala Çağdaş Dünyanın çok gerisindeyiz.

Geçenlerde bir yazı yazmıştım Las Vegas gezim sonrası, anımsayan arkadaşlarım olacaktır.

Dünyanın aktığı bir yerde, hayatınızda göremeyeceğiniz kadar çok engelli var, ve sizden benden farklı değiller. Gidebileceğiniz her yere onlar da gelebiliyor, yemek yiyor, alış veriş yapıyor, merdiven çıkıyor, kumar oynuyor, hatta barlara girebiliyor.

Çünkü, her şey onları da düşünerek yapılmış.

Biz de ise maalesef bir çok yere gidemiyorlar. Geçenlerde ve hala dönüyor sanırım İzmir’li Bora’nın çektiği video yayınlanmıştı, hani gece evine giremeyen gencecik Boranın videosu, bir çoğumuz izledi sanıyorum, ben ağlayarak seyrettim o videoyu, inanın…

Sorumsuz insanlar ülkesi burası…

Engelli deyince sadece tekerlekli sandalye anlaşılmasın, otistik çocuklara, down sendromlu insanlara ne kadar önem veriyoruz.

Bu çocukların gittiği sınıflardan kendi çocuklarını çeken ailelerin olduğu bir ülkede yaşıyoruz biz, sanki bulaşıcı hastalık gibi düşünen insanlar, aslında kendi beyinleri hasarlı olan insanlar.

Bakmayın siz bugün ben dahil hepimiz bu farkındalığı yaşayacağız, paylaşımlar alıp başını gidecek, en güzel fotoğraflar, özlü sözler paylaşılacak, kutlamalar şunlar bunlar..

Ne zamana kadar, yarına kadar… Yarından sonra bir sonraki 3 Aralık tarihine kadar eh arada bir kaç kez denk gelirse bahsederiz, yoksa gereği yapılmıştır deriz ve devam ederiz.

Daha çok şey yazılabilir de, yazmak ta tabi bir yere kadar rahatlatıyor.

Biraz şahsi olacak ama ben buradan Canım Annem Saylan İlhan​’ı kutlamak istiyorum, eğer arzu ederseniz siz de kutlayın.

2013 senesi Haziran’ı yaklaşırken Annem bir gün beni aradı, Haluk dedi, babanın ölüm yıl dönümü yaklaşıyor, ben mevlit okuyorum zaten ama mevlit okutmak yerine Engelli çocuklara Tekerlekli Sandalye alayım diyorum, benim için araştırır mısın, kaçadır, nereye verebiliriz.

Nasıl mutlu oldum bu düşüncesine, hemen araştırdık, bulduk, kendi olanakları çerçevesinde 6 tane tekerlekli sandalye aldık ve Kartal’da bir Engelli Merkezine götürdük, verdik. 2014 senesinde yine aynısını yaptı Annem.

Yani minik dokunuşlar belki ama gurur duydum Canım Annem ile…

Engellerin olmadığı, engellilerimizin de engeli olmayan insanlardan ayrıştırılmadığı bir DÜNYAYA …

Sevgiler & Saygılar