Maalesef gündemde iki konu var ve Türkiye bu iki konuya kitlenmiş durumda.

1- Gazeteci Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanması
2- Rusya uçağını düşürmemizle ilgili başlayan kriz.

Her ikisi de Türkiye’nin lehine olmayan sonuçlar yarattı ve yaratmaya devam ediyor.

Ve işin ACI tarafı, her ikisinde de baş rolde Sayın Cumhurbaşkanımız var.

O kendisinin %50 oyla seçilmesinden dolayı bütün verdiği kararların arkasında HALKININ durduğuna inanıyor, hatta o kadar inanıyor ki Rus Liderine ” Gerekirse göğüs göğüse çarpışırız ” demekten çekinmiyor.

– Bir taraftan terörist PKK ile uğraşıyoruz, her gün Doğu’dan şehit haberleri geliyor.
– Bir taraftan İŞİD ile uğraşıyoruz, sınırı kontrol altında tutmaya çabalıyoruz, eylem yapmasınlar diye uğraşıyoruz.
– Bir taraftan Suriye’de savaştan kaçan mülteci akınlarıyla uğraşıyoruz.
– Bir taraftan Suriye ile uğraşıyoruz.
– ŞİMDİ, bir de Rusya ile uğraşmaya başladık, tabi bu karşılıklı, onlar da bizimle uğraşıyor.

Ciddi anlamda DARALMIŞ durumdayız, Batı ( Yunanistan ), Doğu ( İran, Irak ) ve Güney ( Suriye ) sonra bir tek Kuzey’imiz kalmıştı, şimdi Kuzey’de de Rusya devreye girdi.

Bir tek sevenimiz yok, bu NOKTAYA nasıl geldik, bundan 10 yıl önce ne durumdaydık? Bunu iyi düşünmek lazım…

***
Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasının üzerinden daha bir gün geçmedi. Gazeteci Ertuğrul Özkök ve Cengiz Çavdar hakkında da Cumhurbaşkanına hakaretten dava açıldı.

İnanılmaz bir tempoda devam ediyor davalar.

Yakında gerçekten hiç kimse bir şey yazamayacak, yorum yapamayacak, ÇÜNKÜ yazan kendini mahkemede buluyor. Ve Adalet sistemi artık tamamen onların istediği gibi gidiyor.

Can Dündar’ın olayına CASUSLUK diye bakılıyor, cezanın aslı oradan.

Valla hiç birimiz Casusluk hakkında sinemalarda gördüğümüzden daha fazla bilgi sahibi değiliz. Tabi arkadaşlarımın içinde ciddi casusluk eğitimi almış kimse yoksa.

Casus ne yapıyor? Kılık değiştiriyor, sızıyor ve sanki o çete veya ülkedeki diğerleri gibi olup, bilgi topluyor, fotoğraf çekiyor, kandırıyor şu bu …

Sonra da bu bilgileri gelip kendi ülkesiyle paylaşıp avantajlar kazandırıyor. Yakalanana kadar da bu böyle devam ediyor.

MIT TIR’ları ne zaman durduruluyor …. 1 OCAK 2014
Can Dündar haberi ne zaman yapıyor …. 29 MAYIS 2015

Yani tam 18 ay sonra ….

Peki bu sürede Can Dündar bu TIR’ların durdurulduğu veya arandığı yerde bir CASUS mu?

Yoo… bunu yapan Devlete göre bir zamanlar KANKA oldukları Fettullahcılar, öyle diyorlar yani.

Peki 29 mayıs 2015 tarihinde yayınlanan fotoğrafları kim çekiyor?

Polis…. Ve bu fotoğraflar Savcılığa veriliyor ve Savcı bu fotoğrafların üzerinden yargılama yapacak deniyor.

Ama tabi öyle olmuyor, olay önce kapanıyor, sonra Savcılar görevden alınıyor, şu bu, AMA fotoğraflar ve belgeler orada duruyor.

Sonra bu belgeler, fotoğraflar muhtemelen SEÇİM öncesi birilerinin yardımıyla veya sızdırmasıyla Can Dündar ve Erdem Gül’e geliyor. Onlar da bu belgeleri ve fotoğrafları basıyor.

Ha basmasalardı denebilir, ama GAZETECİLİK bunu gerektiriyor, Dünyada bu tarz haberi basmayacak bir Gazeteci bulamazsınız, eğer tabi BASIN ÖZGÜRSE…

Dünya kadar skandal oldu, Bill Clinton’un orak seksini anımsayın, Amerikan Başkanı aman basmayalım dediler mi? Dünyanın en güçlü Başkanına ayıp olur dediler mi?

O yüzden şimdi iddia ettikleri Casusluk, Vatana ihanet falan o kadar SAÇMA bir iddia ki …

Suçu işleyenlerin ki kabul ettiler ” Silah olsa ne olur, olmasa ne lur ” serbest kaldığı bir Dünyada yaşıyoruz işte.

Olsa ne olur, olmasa ne olur diyor ya, Halkın %50 si bunun SUÇ olduğunu bile bilmiyor, Bir ULUS, diğer bir ULUS’u yıkmak için SİLAH gönderemez, Uluslararası bir suç yani. Kanıtlanırsa Türkiye ayvayı yer, hem de nasıl. Bütün sıkıntı / çaba / yasaklamaların nedeni de bu ….

Neyse, üzerinde konuşma yasağı var, biz de bir şey demeyelim daha fazla, ne olmaz ne olmaz …

***
Hepinize güzel bir Cumartesi günü dilerim, sağlıklı ve huzurlu bir gün olsun inşallah….

Sevgiler & Saygılar