Bu hafta yeteri kadar Siyaset yazdık, haberleri verdik, Çanakkale – Erivan arasında totoları oynadık, kim geldi, kim gidecek, Soykırım kimler diyecek, Ankara kimlere fırça atacak, şu bu …

O yüzden bu sabah gazetelerdeki haberler yerine bir konuyu yazmayı tercih ediyorum.

Yalnız yazımı yazmadan evvel, bir çok arkadaşımın bildiği bir hikayeyi – ki GERÇEKTİR, sizinle paylaşmak istiyorum.

Londra’nın kenar mahallelerinde oturan lise öğrencisi genç kız, arkadaşına ders çalışmaya gitmişti.

Gece yarısı evine dönerken, aydınlık ve kalabalık caddeden dolaşma yerine, iki ev arasındaki parkın içinden kestirme yapmak istedi. Park loş ve gecenin o saatinde bomboştu.

Kız ağaçların arasında yürürken bir karaltı fırladı ve saldırdı. Kız çığlık çığlığa koşmaya başladı. Sesi duyanlar koştular. Kız evine döndü, saldırgan yakalandı. Geceyi karakolda geçirdi, ertesi gün mahkemeye çıktı. İngiliz Yargıç kararı açıkladı..

“Yedi yıl, yedi gün hapis..”

Adliye muhabirleri şaşırdılar.

Adam kıza nerdeyse dokunamamıştı bile. Sadece korkutmuştu o kadar. Duruşma sonunda sordular..

“Ortada sadece hatta başlamamış denebilecek bir teşebbüs var. Yedi yıl, yedi gün fazla değil mi?.”

Yargıç, hukuk tarihine geçen yanıtını verdi..

“Genç kıza saldırma teşebbüsünün cezası yedi gün. Yedi yıl, İngiliz kızlarının gece yarısı loş ve boş parklarda dolaşma özgürlüğüne saldırının cezasıdır..”

Şimdi gelelim yazımıza…

Sene 2014, yer Diyarbakır.

Adını yazamadığımız TEYZEMİZ, 70 yaşında, felçli ve görme engelli..

Adını yazdığımız ABDULLAH TAŞKIRAN ise ne felçli, ne görme engelli.

İşte bu Abdullah Taşkıran, 70 yaşındaki felçli ve görme engelli teyzemize TECAVÜZ etmeye yelteleniyor, kadıncağız bağırıp, paniğe kapılınca da kaçıyor, kaçarken de izler bırakıyor.

Polis geliyor, izlerden Abdullah Taşkıran’ı yakalıyor. Buraya kadar sorun yok.

Mahkemeye çıkartılıyor 21 YIL ceza isteniyor…

Peki sonra ne oluyor biliyor musunuz?

EYLEMİN TEŞEBBÜSTE KALMASI yüzünden bir İNDİRİM

YARGILANMA SIRASINDAKİ OLUMLU DAVRANIŞLARINDAN dolayı bir İNDİRİM daha alıyor.

Hepimizin Annesi, Kız kardeşi, Sevgilisi var.. Allah yaşayanlara SAĞLIK ve SIHHAT versin.

Böyle bir şey bizim yakınlarımızdaki birilerinin başına gelse siz ne düşünürsünüz?

Eylemin teşebbüste kalması gibi bir MADDE nedir ya?

Yani ceza alabilmesi için ille sonuçlanması mı lazım?

Bırakın tecavüzüz, yaşadığı cana mal olmayan bir trafik kazasında bile bir daha trafiğe çıkamayan, o travmayı atlatamayan, asansörde yaşadığı bir olay yüzünden asansöre binemeyen insanlarımız var.

70 yaşındaki o teyzemin yaşadığı travmayı bu kadar mı yerin dibine soktunuz?

Hiç mi utanmadınız, felçli ve görme engelli bir kadına tecavüz etmeye çalışan birisine OLUMLU davranış indirimi uygularken.

Yarın bir gün bu adam, o karar veren hakimin kızına, karısına tecavüz etmeye kalksa aynı hakim, OLUMLU davranış ve Eylemin teşebbüste kalmasından dolayı aynı indirimi verecek mi?

Bazı olayları yaşamak için ille bizim başımıza mı gelmesi gerekiyor.

UTANDIM, gerçekten UTANDIM…

70 yaşında, felçli ve görme engelli olan birisine TECAVÜZ etmeyi bile düşünen bu BEYİN cezaların en fazlasını alması gerekirken, bizim mahkemelerimiz İNDİRİM uyguluyor.

Yazıklar olsun, cidden yazıklar olsun.

Güzelim ülkemiz SAPIK CENNETİ haline geldi…

Buna verilen indirimler, cezalar eminim SAPIK zihniyetlere bir mesajdır ama TÜRKİYE için birer KARA LEKEDİR.

Saygılarımla,