Günaydın Arkadaşlarıma,

Gün aydın diye başlıyoruz güne ama inanın günün aydığı falan yok ….

Artık yazmaktan gına geldi nasıl bir ülke olduk diye ama onlar bu aymazlıktan, umursamamaktan vazgeçmedikleri gibi, sessiz kalan bu halka karşı, kendi yollarında gözümüzün içine baka baka ilerliyorlar.

O kadar güçlüler ki, artık hiç kimseden ve hiç bir şeyden korkmuyorlar.

Sayın Cumhurbaşkanının SAYGI DUYMADIĞINI belirttiği bütün makamlar dibinden ayrılmıyor, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay Başkanları dizinin dibinde, Genelkurmay Başkanı kızının nikah şahidi, Bürokratlar emrine amade..

Düşünebiliyor musunuz öyle bir noktaya geldik ki ..

Atatürk’ün ve yüz binlerce şehit Mehmetçiğimizin kurduğu bu ülkenin, bu Cumhuriyetin Başbakanı ” Onu Başkan yapmak boynumuzun borcu ” diyebiliyor.

Kimin boynunun borcu?

80 Milyon Türkiye’nin mi, yoksa ona sorgusuz sualsiz itaat eden AKP ve yandaşlarının boynunun borcu mu?

Sayın Cumhurbaşkanı artık saklamaya gerek duymuyor zaten ” Kabinenin üzerinde çalışmamı yaptım, sonra çağırdım konuştum, sonra da onayladım ” diyor.

Sonra bu kabineyi kurdum ben Başbakanım diyen birileri açıklama yapıyor. ” İlk Bakanlar kurulu toplantımız Saray’da” diye …

Haziran seçimlerine hazırlanırken, Dolmabahçe deklarasyonuna kadar şehit yoktu … ” Analar ağlamıyordu ” …

Terörist başının mesajları Diyarbakır’da okunuyor, Valilere müdahale etmeyin, PKK ile çatışmaya girmeyin deniyordu. Her tarafta teröristbaşının gülen fotoğrafları vardı.

El ele kola kola fotoğraflar vardı anımsadınız mı? Sayın Cumhurbaşkanının ve o günkü görüşmeleri yapanların, ARŞİVLER ortada….

Ne oldu, BİR GÜN de sadece BİR KİŞİ için, birileri ” seni BAŞKAN yaptırmayacağız ” dediği için bütün her şeyi elinin tersi ile sildi ve bugünlere geldik…

500 den fazla şehit ve DURMUYOR… Her gün ama her gün şehit veriyoruz, İŞİD’in Canlı Bomba çalışma sahası olduk.

Şehit verirsin, bir davan, bir savaşın vardır, bunu da o ülke halkı kabul eder, gerekirse daha fazla da şehit verir AMA ülkede ki herkes bu davaya hizmet verir.

Sadece fakir fukara halkının gençleri ölmez….

Neyse ..

Kendi kendime üzülüyor, sinirleniyorum, gördünüz değil mii, dün 6 şehitimiz var, sarayın önünde bir fotoğraf çektirmiş eşiyle, yine garip bir düzenleme ile …

Aklım almıyor artık, bu nasıl bir düşünce, nasıl bir umursamazlık, nasıl bir dünya bakışı, nasıl sevgisiz bir kafa…

Yine nefret dolu, yine tehdit dolu konuşmalar….

Bugünden sonra bir süre günlük paylaşımlarımı yapamayacağım, çünkü fark ettim ki, onları yaptıkça kendim de uzaklaşıyorum bu gerçeklerden, bu doğru gelmedi bana….

Tamam, tabi ki kafamızı da dağıtmamız lazım ama biz kafamızı dağıtalım derken, esas olması gerekenleri kaçırmaya başlıyoruz, neler olduğuna genelde bakamıyoruz.

Güzel bir gün dileyeceğim ama kendim bile bu güzel günlere inancımı yitirdim artık, ne olacaksa olsun…

Sevgiler & Saygılar