” ARAPÇA, 22 ülkede 350 Milyon nüfusun anadili olarak konuştuğu Birleşmiş Mİlletlerin kabul ettiği 6 resmi dilden biridir. İslam ülkelerinde dini açıdan da önemli olan Arapçanın öğrenilmesi için tarihi ve kültürel sebepleri var. Arapça konuşan coğrafyanın jeopolitik ve stratejik önemi nedeniyle gün geçtikçe önem kazanmaktadır. ”

7 8 yaşındaki kızınız veya oğlunuz bu dersleri 2 ve 3. sınıfta dinleme ve anlama, 4. sınıftan itibaren de yazmayı öğrenecek.

Laik Türkiye Cumhuriyetinin Milli Eğitim Bakanlığı ARAPÇAYI zorunlu ders olarak getirmesini yukarıda okuduğunuz sözler ile açıkladı.

22 ÜLKE de konuşuluyormuş….. Kültürel sebep, Jeopolitik önem…

Fen derslerini boş ver…
Almanca Fransızca boş ver ..
Dünyada İngilizceden çok konuşulan İspanyolcayı da boş ver …

ARAPÇA….

Konuşulan bu 22 ülke içinde BİLİM ve TEKNOLOJİ dalinda TEK BİR ÜLKE yok….

Bir çoğunda KADIN, kadın yerine bile konmuyor.

Bir çoğunda DEMOKRASİ diye bir şey yok, yönetimler sancılı, o ülkenin kendi çocukları bile okuyamıyor, zengin çocukları ise ABD’de veya Avrupa’da eğitim görüyor.

AMA biz çocuklarımıza ARAPÇA dersi vermeyi uygun bulan bir MİLLİ EĞİTİM anlayışınıza sahibiz.

Ne diyeyim ….

***
Mitinglerde aynen bunu dedi biliyorsunuz.

” Türbanlı bacımıza saldırdılar, çocuğa eziyet ettiler, üstüne affedersiniz şunu yaptılar, videoları var hepsini seyrettik. ”

Anımsıyorsunuz değil mi, hani 50 100 kişi, başları bandanalı, üstleri yarı çıplak, altlarında deri pantolonları falan vardı.

En üst seviyede dillendirildi, konuşuldu, AYLARCA….

Bugün bu işi tezgahlayanlar, itiraf etmek zorunda kaldılar.

BİR KURGUYDU ama İYİ YÖNETEMEDİK ….. dediler.

PARDON dediler ….

Burası artık öyle bir ülke ki, ne yaparsan yanına kar kalıyor, bir sürü şey yap, insanları hapse at, yalan söyle, mağdur et, işini elinden al, terfisini engelle, hatta hapiste ölmelerini sağla…

Sonra çık bir PARDON de, veya KANDIRILDIM de …

İş bitti, affedildin ….

Kimse sana bir şey sormadığı gibi, sen hala çıkıp Televizyonlarda DİN- ALLAH – KURAN konusunda nutuk atabilirsin…

Çünkü bu HALK sana NE OLDU diye sormuyor, SEN ne yaparsan yap seni MAZUR gören bir kitlen var. O yüzden de SUÇ işlemeye, CAN yakmaya devam ediyorsun..

Ama ALLAH var, bunları görüyor, biz faniler belki görüp bir şey yapamıyoruz ama, sevgili YALANCILAR, Allah bunun hesabını bir gün sizden soracak.

***
Demin kimse Sana bir şey soramıyor dedim ya…

Tabi bu yandaşlar ile ilgili …

Konu Gezicilere, Çapulculara, Atatürkçülere gelince iş değişiyor….

Camide yaralananlara yardım eden Doktorlar dahil, 255 kişiden, 244 tanesine HAPİS cezası verdiler, hem de hiç utanmadan.

Bir başka KURGUydu o da, ve o başarılı oldu, çünkü gerçekten CAMİ vardı, YARALILAR vardı, ama onlar YAŞANANLARA bakıp, Camide İÇKİ içtiler yalanları ile yüzlerce kişiyi mağdur edip, ceza verdirmeyi başardılar.

Olsun, o cezalar yaşanır biter AMA bu KARA LEKE Türkiye’nin hayatından uzun süre temizlenemez.

***
Sayın Başbakan İŞİD için biliyorsunuz NANKÖR dedi.

Nasıl yani?

İŞİD’in Türkiye’ye NANKÖR dedirtecek nasıl bir bağlantısı olabilir ki?

Biz onlara bir İYİLİK falan mı yaptık, silah mı gönderdik, parasal yardım mı yaptık, ne yaptık ki biz onlar içinde, onlar bize NANKÖRCE davranıyor.

Yoksa NE istediler de vermedik mi?

Koskoca Dünya Devlerinin Ordularının yoık etmeye çalıştığı İŞİD için Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanının NANKÖR kelimesini kullanmasını hiç kimse anlayamaz, anlamayı bırakın KABUL EDEMEZ.

Kafa kesen, kalp yiyen, sokak ortasında kadın erkek demeden kurşuna dizen bu insanları bizim sayın Başbakanımız nasıl tanımlamıştı biliyorsunuz…

” Öfkeli gençler … ”

O öfkeli gençler meğer çok NANKÖRMÜŞ ….

Allahım bizi bu girdaptan kurtar demekten başka bir şey gelmiyor elimden inanın, ÇÜNKÜ bu zihniyet bizi YÖNETİYOR ve bir 4 sene daha bizi YÖNETMEYE talip ….

***
SAAB dün açıklamayı yaptı ya..

Bizim adımızı kullanmayın, Türkiye için geliştirdiğimiz herhangi bir çalışmamız yok diye..

İNSAN tabi doğal olarak, bir BAKANIN ” SAAB’ı seçtik, çünkü en iyi teknoloji onlarda ” demesinin ardından çıkıp bir demeç vermesini bekliyor.

SAAB gibi bir firma çıkmış Türkiye Cumhuriyetinin bir bakanını yalan demeç vermekle suçluyor. Yani bizimle anlaşmadınız ama anlaşmış gibi yalan söylüyorsunuz diyor.

Bizim BAKANDAN ses yok, kimse bir şey diyemiyor.

Halk da bakıyor, izliyor, KİM doğru söylüyor diye.

Bu arada daha ilginç bir olay oluyor, hani biz artık kime versiysek o da belli değil, 40 Milyon Euro öderken…

TÜBİTAK’ın YERLİ OTOMOBİL için açtığı ve tam 2 yıl süren ihalesi sessiz sedasız sona eriyor, yani SONUÇ …

Sıfıra sıfır , elde var sıfır …

Olan ise 40 milyon Euro’ya hala ödemeyi kime yaptığımızı bilmediğimi 3 tanesi çalışmayan 4 tane prototip.

Hayırlı uğurlu olsun …

***
Daha anlatacak çok şey var da ….

Boş verin …

Bugün Cumartesi, hava yağmurlu ama mis gibi ….

Sıkı giyinin, çıkın dolaşın, gezin, yürüyün …..

Güzel bir gün olsun…

Sevgiler & Saygılar