Dün bir kaç iyi haber ile bir kaç kötü haberin bir arada yaşandığı bir gün oldu.

Avrupa Kupalarında 3 büyük takımımız da güzel sonuçlar alarak, taraftarlarını mutlu ederken, gerek yıldırımdan dolayı, gerek yanlışlıkla patlayan el bombası yüzünden yine şehitlerimiz oldu. Bunun yanında usta yazar Çetin Altan ile, senelerin sinema oyuncusu emektar oyuncu Yılmaz Köksal vefat ettiler. Türkiye’nin başı sağ olsun.

Haberlere baktığımda maalesef yine iyi bir tablo görmek çok mümkün olmuyor, ama bir şekilde yazmakta gerekiyor, biraz içinizi de karartıyor olsam, Türkiye gerçekleri bu.

***
Maalesef bu GERÇEK ama bu gerçeği değiştirmek için hiç bir şey yapmıyoruz.

Beni takip eden arkadaşlarım bilecek, geçenlerde LAS VEGAS’taki engellileri ayrı bir yazı ile anlatmıştım.

Hani o kadar çoklar ki, onların engelli olduğunu bile fark etmiyorsunuz ÇÜNKÜ sizin girdiğiniz her yere onlarda gelebiliyor, girebiliyor, dans ediyor, içkisini içiyor, kumarını oynuyor, alış verişini yapıyor.

Türkiye ENGELLİ raporu çıkmış. İÇLER ACISI …

Türkiye’deki engelli oranı, nüfusun %13 ü, bu çok ciddi bir rakam, yani 80 milyonuz desek, demek ki neredeyse 10 milyona yakın insan ENGELLİ.

Öğrenci oranı ise %2 civarı. Yani engellilere HAYAT HAKKI tanımıyoruz, EĞİTİM ÖĞRETİM neredeyse yok.

En çok şiddet gören, tecavüz edilen, dayak yiyen, hakkı yenen bu insanlar ve bu sıkıntılarını bile dile getirecek yaşam standartlarından uzaklar.

Sonra Dünyanın GIPTA ettiği bir ülkeymişiz. Barajlar, yollar, köprüler, hava alanları yapıyormuşuz.

8 milyon ENGELLİNİN dövüldüğü, tecavüz edildiği, okuyamadığı, gezemediği, haklarını koruyamadığı bir ÜLKEDE bunları YAPTIK demek, YAPIYORUZ demek AYIPTIR….

Ben vatandaş olarak razıyım, SEN bu insanlar için hayat şartlarını düzelt, ben trafikte bir kaç saat daha fazla kalayım, ben köprü, hava alanı istemiyorum, sen önce bu insanların hayata adapte olmasını sağla, onlara eğitim hakkı ver….

Ama olmaz tabi, çünkü bu insanlar için yapılan ve yapılacak ilerde RANT yok, GELİR yok, RÜŞVET yok ….

Dün paylaşmıştım bir video, ÇAĞDAŞ ülkelerde insanların Engelliler için neler yaptığını gösteriyor .. Seyretmeyen varsa profilimden girip seyredebilir.

Biz de ise …..

Engelli çocuk var diye çocuklarını sınıftan, okuldan alan İNSANLARIN yaşadığı bir ülke burası, bırakın desteklemeyi.

***
İş Dünyasına düşen YERLİ ARABA konusu KOMEDİ filmine benzedi.

Bu ülkenin BAKANI, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı çıkıp dese ki ” SAAB ile anlaştık, onları tercih etmemizin sebebi; Gerçekten iyi bir teknolojileri var. ”

Kimse böyle bir bilginin doğruluğundan endişe eder mi?

Hem neden etsin ki? Bu siyasi bir şey değil, BİLİM ve TEKNOLOJİ’den bahsediyoruz.

Ama şunu unutuyoruz, burası TÜRKİYE.

Bizim Bakan, aynen bunları söyledi, kelimesi kelimesine.

Sonra bugün okuyoruz.

SAAB açıklama yapıyor …diyor ki;

” MARKAMIZI telaffuz etmeyiniz, sizin anlaştığınız firma sadece bizim tesislerimizi satın aldı, bizim TÜRKİYE ile herhangi bir çalışmamız YOK. ”

Hoppppp..

Bakan Bey taca çıktı mı?

Komedi diyorum, haksız mıyım?

***
Geçen yazmıştım, hepimiz de medyadan takip ediyoruz, hatta soruyoruz, NASIL manyak bir kafa gidip küçük çocukların üstüne asit döker, bu nasıl bir düşüncedir diye.

Şimdi artık belli oldu, ortada SAPIK falan yok, bir kATİL var, hem de Uluslararası bir Teknoloji firmasının Pazarlama Müdürü.

Düşünebiliyor musunuz?

Bu kadar kendince üst düzeye gelmiş birisi, benim çocuğuma aynı ilgiyi göstermiyorlar diye, KISKANÇLIK yapmış ve gidip 3,5 yaşındaki çocuğun yüzüne asit sıkmış.

Bilmiyormuş içine asit olduğunu, boya sanıyormuş, maskara edecekmiş.

Yani böyle bir kafaya sahip olan birisi bu şirketlerde nasıl bu noktalara gelmiş Allah bilir diyeceğim. Yazıklar olsun gerçekten.

***
Adı Bektaş Batuhan Sungur….Henüz 19 yaşında.

Babası İŞ adamı, Bülent Sungur, zengin mi zengin….

Çocuğun altında Kırmızı spor bir Mercedes, adı da Kırmızı şeytan.

Geçenlerde bu arabasıyla 30 km lik yerde 200 km hız yapınca kaza yapıyor, arabası yanıyor, daha da kötüsü yanındaki arkadaşı da bu yangında YANARAK ölüyor.

Neresinden baksanız tutulacak bir yeri yok …

Ne oluyor peki…

Önce ” ölen çocuğun arabaya kendi isteği ile bindiği ” gerekçesi ile ölümden ve kazadan sorumlu tutulmuyor, ADLİ şart ile yani gel haftada bir kaç imza at, diye SERBEST kalıyor, yurt dışına çıkması falan yasak tabi….

Ama ona da çare bulunuyor, meğer 19 yaşındaki bu delikanlı Londra’da okuyormuş, Ha tamam diyor HAK HUKUK, onu da kaldırıyor.

Sonuç; Kırmızı Mercedes’li arkadaş ne tutuklanıyor, ne hapis yatıyor ne de başka bir şey, atlıyor gidiyor Londra’ya keyfine devam ediyor.

Ölen çocuğun ailesi ise…. Ne yapacak, sadece isyan ediyor ve diyor ki ” Bu acaba fakir bir aile çocuğu olsaydı, HAK ve HUKUK böyle mi işleyecekti. ”

***
Zonguldak’da 3 kadın, gidip 1 kadını dövüyor, hem de öyle böyle dövme değil, sonra yakalanıyorlar, mahkeme önce 3 kadını birer yıl hapis cezasına çarptırıyor, sonra da bu kararı geri bırakıyor.

Sonuç; kadınlar serbest ve ilk yaptıkları şey, üçü birlikte zafer işaretleri ile poz verip, fotoğraflarını Facebook’ta ” Bu da KAPAK olsun ” diye paylaşıyorlar.

Peki bu dayağın sebebi ne?

Meğer bu üçünün bir araya gelip dövdüğü kadın, üçünün eşiyle de ilişkiye girmiş.

Vay be diyorum sadece.. Birlik beraberlik bu demek ki 🙂

***
Ve son olarak Suriye …

ABD ve Rusya sonunda anlaşacak ve Esad’lı 6 ay mı 1 sene mi bir sürede geçiş için YEŞİL IŞIK yakılacak. Bu artık belli oldu.

Suriye için bir toplantı yapılıyor, nerede, Avusturya’da…

ABD, Rusya, Türkiye, Suudi Arabistan ve Ürdün arasında.

Hayırlısı diyelim, bakalım biz ne diyeceğiz?

Bu arada düne kadar Obama ve Putin ile görüşen, aranan Sayın Cumhurbaşkanımız artık onlar ile görüşmüyor.

Açıklamışlar; Sayın Cumhurbaşkanımız Suudi Arabistan kralı ve Katar Emiri ile görüşmüş Suriye durumunu.

Hani onlar dedi ya, gerekirse biz Türkiye ile girelim Suriye’ye diye…

Bir dış siyaset komedisi de orada sürüyor.

***
Bugünlük bu kadar yeter değil mi…

Hepimize hayırlı Cumalar, güzel bir gün olsun…

Sevgiler & Saygılar