Size bir anımı aktararak güne başlamak istiyorum.

1993 senesi, Netaş’ta çalışıyorum. 93 sonlarında Netaş Türkiye’nin en ciddi, en başarılı şirketlerinden birisi, ben de Orta Düzey bir Yöneticiyim. Her ay sonu yapılan ve Orta ve Üst Düzey Yöneticilerin katıldığı, her ayın değerlendirilmesinin yapıldığı bir toplantıdayız.

Bütün gruplar tek tek çıkıp biten ayda neler yapıldığını sunuyor, Genel Müdürümüz Tanju Argun o zaman.

Tabi gündemdeki en önemli konu, CEP TELEFONU. Netaş ise o zaman Telekom sektörünün lideri, yani santralından, ev telefonuna kadar her şey Netaş’tan soruluyor, ortada Turkcell, telsim falan yok.

O gün Stratejik Pazarlama Direktörü bir sunu yapıyor ve Türkiye’nin henüz GSM teknolojisine hazır olmadığını, bu yatırımlara girmenin bedelinin karlı olmadığını anlatıyor, hepimiz dinliyoruz.

Genel Müdürümüz Tanju Bey, bu santraller kurulduğunda yaklaşık kaç abone olabileceğini soruyor, Direktörümüz yanıt veriyor, en fazla 30 – 40 bin, o yüzden bu teknolojiye şimdi girmenin karlı olmadığını düşünüyoruz diyor Direktör.

Mutlaka bu kadar basit değildir ama sonuçta NETAŞ, Türkiye’nin Telekom devi, 1993 ( veya 1994 ) senesinde yapılan ihaleye katılmıyor ve yeni kurulan iki firma katılıyor.

Birisi TURKCELL, diğeri TELSİM. Ve 1994 senesinde bizim 30 – 40 bin satar dediğimiz ilk senede Turkcell ve Telsim toplam 500.000 aboneye ulaşıyor.

Şimdi bunu neden anlattım, bazen tercihleriniz, sizin gerçekleri görmenizi engelleyebilir, yok olabilirsiniz, yanlış kararlar size tecrübe kazandırır ama sizi aynı zamanda yok edebilir.

Sayın Davutoğlu henüz Dış İşleri Bakanıyken NTV de bir programda İŞİD’i soruyorlar, diyorlar ki İŞİD diye bir bela var, terör örgütü, ne düşünüyorsunuz, bir sürü eylem yapıyor.

Bakın ne diyor : ” İŞİD radikal bir terör örgütü gibi görülebilir ana yapı itibariyle içinde Türkmenler, Sünni Araplar, Kürtler gibi kitleler var. O katılımı bilmek gerek, Önceki dışlanmalar, hakaretler, geniş reaksiyon doğurdu, öfke birkimi yarattı. ”

Peki o böyle diyor Yandaş medya ne diyor. ” YPG, yani PKK nın Suriye’de çarpışanları, İŞİD’den daha tehlikelidir. ”

ŞİMDİ arkadaşım.

Ben ve benim gibi düşünenleri, Diyarbakır’ı, Suruç’u, Reyhanlı’yı hep getirip AKP’ye bağlıyorsunuz diyenlere bir YANITIM olacak.

Ben bu konuda yazarken, tabi ki getirip bombayı AKP koydu demiyorum.

Hatta cidden Sayın Cumhurbaşkanının, Başbakanın ve AKP’lilerin de bu giden canlardan büyük üzüntü duyduğuna eminim, aksini düşünemem.

Sonuçta ne olursa olsun onlar da insan, mutlaka üzülüyorlardır, hele AKP’li bir çok arkadaşım – troller dışında – mutlaka bu katliamı lanetliyordur.

Ancak bunların nedeni İZLENEN DIŞ POLİTİKADIR, yapılan TERCİHLERDİR. Bunları da KARAR merciinde bulunan HÜKÜMETİN sorumluluğudur.

Anımda anlattığım gibi o gün Netaş bir tercih yaptı, kendince de nasıl bir pazardan yok olduğunu seneler sonra gördü.

Devlet burada bir tercih yaptı, o günün İŞİD’ini, daha oluşma aşamasında görmezden geldi, sırf Suriye’ye karşı savaşıyorlar diye hep destekler tarzda durdu. ÖFKELİ GENÇLER dendi bugün o kafa kesen, yürek çıkartan vahşi yaratıklara.

Esad oldu Esed. ne zorumuz vardı Esad ile? Daha 3 4 sene öncesinde karşılıklı sarmaş dolaştık. Esad o gün de DİKTATÖRDÜ, o gün de halkını eziyordu. Sarılıp kardeş dediğimizde de Suriye’de insanlar haksızlığa maruz kalıyorlardı.

Sonra birdenbire Esas oldu Esed ve diktatör ve bir numaralı düşmanı biz olduk. Bizim sınırımıza savaş mı açtı? Askerlerimizi mi öldürdü? Turistleri mi kovdu? Bir tane Türk Suriye tarafından zarar mı gördü?

Ne oldu?

Ne oldu da AKP li Hükümet, Bakanlar 2 saatte Şam’a gireriz dediler, 3 saatte Suriye’yi komple alırız mesajları verdiler?

Sen bugün yapılanları sadece bugün için görürsen yanlış yaparsın, bugüne gelinen noktanın temeli 2 3 yıl önce atıldı. Suriye’de olan olayların analizini yapmazsan İŞİD’in de ne olduğunu anlayamazsın.

TIR’lar da silah olduğu ortaya çıkıyor? Bunu kime gönderiyorsun sen? Böyle bir olayı sen kendi ülkende BASKI ile kapatabilirsin ama Dış Dünyada kapatamazsın, yıllar geçse de bir gün birileri çıkıp sana soracaktır.

O silahlar kime, ne için gidiyor?

Sonra çıkıp soruyoruz, TERÖRİSTLER bu silahları nereden buluyor diye…

DIŞ politika yanlış kabul etmez, Türkiye’de PARDON, ALDATILMIŞIZ diyebilirsin, Halk da bunu yer de, Dış Politika’da bu imkansız.

O yüzden bugün geldiğimiz nokta, GEÇMİŞİN eseridir, o yüzden AKP ve Dış Politikayı eleştirdiğimizde tamam kabul etme, onaylama AMA sen de DÜŞÜN….

İŞİD sence de Öfkeli gençlerden oluşan bir grup mu?

Sevgiler & Saygılar