Suriye gündemde olmaya devam ediyor, özellikle Türkmen bölgesine Ruslar ile birlikte yaptıkları bombardıman ve kara harekatında bir çok suçsuz, savunmasız insan ölüyor ve Dünyanın da, bizim de umurumuzda değil.

Biz Mısır’da Rabia’ya çok daha fazla üzüldük, yürüyüşler düzenledik, Filisten’e, Gazze’ye çok daha fazla üzüldük, protestolar yaptık ama Türkmenler için sadece Rus Elçisini çağırıp, ” hımm bak sakın bir daha yapmayın, yoksa ” dedik, BU KADAR.

G20 toplantısı ne zamandı, daha bir kaç gün önce değil mi? Bu kararların orada konuşulmadan uygulanmasının bir olanağı var mı sizce?

Putin, Antalya’ya gelecek, konuşacak, İŞİD den, G20 içinde İŞİDİ destekleyen ülkelerden bahsedecek, hatta belgeleri kendilerine verdim diyecek, sonra el sıkışacaklar, yemek yiyecekler, sonra kameralar karşısına geçip HATIRA fotoğrafı çektirecekler. Giderken hediyelerini alacaklar, sarılıp öpüşüp ayrılacaklar.

Sonra Putin, aradan 2 gün geçmeden bütün Dünyanın gözü önünde Suriye Esad ile birlikte gidip sınırımızın dibindeki Türkmenlerin köylerini bombalayacak ve buna kimse ses etmeyecek.

Böyle bir şeye kimse inanmaz, inandığını da sanmıyorum. Zaten bir taraftan Türkmenleri bombalarken, diğer tarafta Amerika açıklama yapıyor, Türkiye – Suriye sınırının %80 i İŞİD den temizlendi diye.

İnanın bu Suriye ve Esad takıntımız, sadece bize değil, Dünyaya çok zarar verdi ve vermeye devam ediyor. İki saatte Şam’a gireriz, namazımı kılarız diyenler nerede şimdi?

Bir ülke ancak böyle yağmalanabilir. ve biz o kadar şahsiyetsiz ve omurgasız bir politika ortaya koyduk ki, yarın Rusya ve Amerika ESAD ile devam dese ki, sonuç oraya doğru gidiyor, ne yapacağımızı bile bilmiyoruz.

Bu sessizlikte onun nedeni. Bakmayın siz Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın konuşmalarına, GERÇEK olarak ne yapıyoruz şu anda Türkmenler için?

HİÇ BİR ŞEY …

***
Artık öyle bir duruma geldik ki Doğu ve Güney Doğu’da…

Sıkıyönetim değil, SOKAĞA ÇIKMA yasaklarını kanıksar hale geldik.

Her gün bir yerde sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. Elektrikler kesik, su yok, alış veriş merkezleri kapalı.

İnsanlar nereden ne alıp yiyor, hastalar ne yapıyor, OKULA gitmesi gereken çocuklar, İŞ yapan iş adamları ne yapıyor kimse bilmiyor.

Nusaybin, Cizre, Silvan, Yüksekova ve daha kim bilir kaç yerde SOKAĞA ÇIKMA yasağı var.

Bizim nesil anımsar, 4 5 senede bir NÜFUS sayımı yapılırdı, sadece BİR GÜN sokağa çıkma yasağı uygulanırdı, o da saat 4 5 e kadar. Ne yapacağımızı şaşırırdık.

Uygulasınlar mesela İstanbul’da sokağa çıkma yasağını bugün de görelim, kaç kişi CİNNET geçiriyor.

Ama oralarda öyle bir gün, iki gün değil, haftalardır sokağa çıkma yasağı var ve insanların durumunu düşünemiyorum.

Bir de üstüne üstlük, JİTEM gibi ortaya çıkan, Polisin kendisinin içinde kurulmuş GLADYO gibi saçma sapan bir TİM, duvarlara yazılar yazıyor, kendi halkını tehdit ediyor. Anonslar yapıyor, korkutuyor.

Gerçekten çok tehlikeli bir oyun oynanıyor oralarda ve sonucu hiçte Türkiye’nin lehine gitmiyor.

HDP li milletvekilleri Açlık Grevi yapıyorlar da, MEDYA artık öyle bir halde ki Ayşegül Aldinç’in 35 yıllık bir elbise haberi kadar yer bile bulmuyor.

Bugün sokakta sorsanız sizce Sokağa çıkma yasağı doğru mu diye, Sokağa çıkma yasağı uygulandığını bilen birilerini zor bulursunuz.

***
Galatasaray’ın kombinesini almıştım, dün Murat gelecek misin maça dedi, HAYIR dedim. O da ben de gitmeyeceğim dedi.

Sonunda da gördük, rezilleri oynayan bir takım, iki haftadır son dakika golleri ile giden şampiyonluk.

Böyle bir yönetime çok yakışan bir sonuç.

Yazık ettiler güzelim Galatasaray’ıma, ama KULÜP bakidir, bunlar GEÇİCİ… Eminim bir süre sonra defolup gideceklerdir.

Daha önce deklare ettiğim gibi, ben bu sene canı gönülden BEŞİKTAŞı destekliyorum.

Bu yönetim ile işim bitmiştir.

***
Herkese güzel bir Pazar günü dilerim. Sevgiyle, Sağlıkla, Huzurla dolu olsun.

Sevgiler & Saygılar