Kendi ülkemizde yaşanınca pek anlamıyoruz değil mi? Suriye’den kaçanları görünce, üzülüyoruz onlar için, Savaş var kaçıyorlar, tabi ki kapılarımızı açacağız, onları kabul edeceğiz, bu bir insanlık sorunu diyoruz.

Peki …

Mesela şöyle bir haber okusak ne düşünürdük …

” Suriye’nin Şattülham ilçesinde 24.000 kişi yaşıyordu, savaş dolayısıyla 22.000 kişi buradan göç etti, son 10 ayda sadece bu bölgede yaklaşık 600 kişi öldü. Okullar kapalı, hastaneler kapalı, iş yerleri kapalı. geride kalan 2.000 kişi de ne yapacağını şaşırmış durumda. ”

Buna üzülmeyecek, tepki göstermeyecek, hatta o insanlara yardım etmeyi düşünmeyecek var mı aramızda.

Sanmıyorum, olamaz, olmamalı da, çünkü aynen dediğimiz gibi savaş bu insanların suçu değil. SAVAŞI devletler başlatır, Devletler bitirir. Olan da sivil halka olur.

AMA … İşte işin AMAsı …

Yukarıda yazdığım yer maalesef Suriye değil, Şattülham ilçesini de ben uydurdum.

Burası bizim VATANIMIZ, Diyarbakır’ın SUR ilçesi .. Yani kendi toprağımız, kendi insanımız, kendi çocuklarımız.

Şimdi muhtemelen birileri AMA demeye başlamıştır…. Ama onlar PKK ya oy verdiler, ama onlar Kürt, ama onlar HDP li, ama onlar ….

İşin gerçeği bu ….

Lanet olası PKK, istediğini yaptırıyor. Onlar için savaştığını söyleyip, yine onları ölüme sürüklüyor ve bir kaç terörist öldürülürken, binlerce kişi evlerinden, yuvalarından, yaşadıkları yerlerden ayrılmak zorunda kalıyor.

Zaten kalsalar ne olacak, hiç bir yaşam şansları yok ki. Çocuklarını okutamıyorlar, hastaneye gidemiyorlar, ekmek alamıyorlar. Böyle bir hayalet şehirde kim kalmak ister?

Bir empati yapın, kendinizi, ailenizi koyun onların yerine….

Mesela mahallenizde böyle bir olay yaşasanız, 24 saat bomba, makineli, silah sesleri arasında, evinizde kapalı kalsanız, evinizden dışarı çıkamayacak olsanız, çocuklarınızı okula gönderemiyor olsanız, elektriğiniz olmasa, yiyecek temin etmekte sıkıntı yaşasanız….

Gerçekten çok ama çok zor bir durum.

BARIŞ bir an önce gelmeli, bunun SONU yok, bugün Sur, yarın Nusaybin, öbür gün Kilis ….

Savaşarak kazanılacak bir şey yok, bunun sonunu getiremezsiniz. 35 senedir bitmeyen bir terörü, bir kaç ayda bitirme şansınız yok, olamaz, Dünyanın hiç bir yerinde de olmadı.

Sadece SİVİL vatandaşların ölüm sayısını arttırıyoruz. Sadece YAŞAMLARI bitiriyoruz. yarın bir gün görüşmelere tekrar başladık dediğinizde bu kadar insan BOŞA ölmüş olacak.

Bu insanlar rüyalarınıza girecek ve size soracak…

” Madem BARIŞ olacaktı, biz neden ÖLDÜK, neden bir ay evvel, üç ay evvel yapmadınız bunu, benim, ailemin, çocuklarımın günahı neydi ? ”

Bu sorunun yanıtını kimse veremeyecek…..

Sevgiler & Saygılar